Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Eşim Ailesinden Kopamıyor

0

Çiftler severek başladıkları evlilik süreçlerinde birçok problemle karşı karşıya olabiliyor. Partnerlerden birinin ailesine fazlaca düşkün olması ve diğer partnerin bundan rahatsızlık duyması sık görülen bir evlilik sorunudur. Genellikle erkek bireyin ailesine düşkünlüğü görülür. Elbette bazı durumlarda kadınların da kök ailesiyle aşırı şekilde temasta olması da söz konusudur. Eşim ailesinden kopamıyor, çok fazla görüşmek istiyor, tatillerde hep ailesine gitmek, beni de götürmek istiyor, gitmeyince kızıyor, sinirleniyor, suratı düşüyor, küsüyor, modu düşüyor, aramıza yansıyor” gibi cümleler sizi anlatıyorsa yazımızı okumaya devam edin.

Eşim Ailesine Çok Düşkün

Hepimizin ailesi değerli. Birçoğumuz için de dünyada aile en önemli yapı. Bağlar, duygular, yaşanmışlıklar, anılar. Bizi birbirimize bağlayan çok şey barındıran kurumdur aile. Aile bağlarımızın kuvvetli olması da psikolojik anlamda bizi destekleyen, güçlendiren istediğimiz bir durumdur. Fakat herşeyin fazlası zarar olduğu gibi aile ilişkilerinde de aşırılıklar yıpratıcı ve yorucu olabiliyor. Özellikle evli çiftlerde eşlerden biri ailesiyle fazlaca zaman geçirmek istiyorsa, bayramlarda hep kendi ailesine gitmek istiyorsa, eşinin duygu, düşünce ve isteklerini göz ardı edip kendi istekleri doğrultusunda dayatmalar sunuyorsa problemler baş gösterebiliyor. Bireyler kendileri bunu fark etmiyor fakat eşler dışardan bunu daha rahat görebiliyorlar. Anlatmaya çalışsa dahi bir dirençle karşılaşıyorlar. Dolayısıyla duyulmuyorlar ve anlaşılmıyorlar. Abarttıkları düşünülüyor, ”sen taktın anneme!” gibi duvar cümlelerle-tepkilerle karşılaşıyorlar. Çaresiz ve üzücü duygularla baş başa kalıyorlar.

Eşlerin Telkinleri Durumu Daha da Kötüleştirebiliyor

Eşi ailesiyle çok içli dışlı olan bireyler bu durumdan dolayı rahatsızlıklarını eşleriyle paylaşabiliyorlar. Bu durum tekrar tekrar ve tartışma boyutuna varabiliyor. Çiftin kendi arasında bir sorun olmasa da aile probleminden dolayı huzur kaçabiliyor. Bu noktada bir taraf sıkılmış, bunalmış hissederken diğer taraf kendini anlatamadığını, eşinin problem olarak görmediği için depresif ve mutsuz hislerle boğuşuyor. Bu tür içinden çıkılmaz seviyelere gelmeden çiftin bir uzman desteği alması gerekir. Çünkü konunun tekrar tekrar konuşulması ve çözüme kavuşturulmaması soğukluk yaratıp itinme gerçekleştirebilir. Aranın daha da açılmasına evrilebilir. Bu durumu uzman bir psikologla değerlendirmek faydalı olacaktır.

Kök Aile Probleminde Uzman Seçimine Dikkat

Partnerlerden birinin ailesiyle yakınlığı problemi hassas ve kuvvetli direnç gösteren bir problemdir. Birçok evlilik sadece bu sorundan bitmekte, bitmese de huzursuz bir evlilik olarak devam etmektedir. Bu konuyu alanında uzman ve yeterli sayıda vaka görmüş, bu konuda deneyimi olan, aile ve çift terapisi eğitimi almış bir psikolog ile değerlendirmeniz gerekir. Doğru uzman ve yaklaşımla evlilikler kurtulmakta. Bu soruna birçok koldan yaklaşarak kitap önerileriyle, çiftlerle tek görüşmelerle, psiko eğitimle ve çiftin duyguları göz önünde bulundurarak bu sorun ortadan kaldırılıyor.

Adliye İlk Seçeneğiniz Olmasın

Evli çiftlerde kök aile problemi yıpratıcı ve seneler boyu çözülmemiş olarak gündemde olabiliyor. Bu noktada şikayetçi olan partner boşanma yolunu seçmek zorunda kalabiliyor. İlk etapta bir aile danışmanı – psikolog ile görüşmeden boşanma kararı alınmasını önermiyoruz. Birçok çift severek evleniyor ve aslında aralarında büyük problemler de olmuyor. Bu sebeplerden boşanmak çaresizliğin sonucunda mecburi bir seçenek olarak yer buluyor. Fakat ardından pişmanlık, üzüntü gibi duygular ortaya çıkıyor. Uzman desteği almadan boşanmak, hele ki çocuk da varsa ani alınmış bir karar olur. Boşanmanın gerçekleşmesi daha hayırlı ve uygun olsa bile bunu her boyutuyla bir uzman dahilinde değerlendirmek süreci kişiler için daha kolay geçirmeleri için faydalı olmakta.

Bireyler Neden Ailelerine Bağımlı Olmakta

Eşlerinin neden bu kadar ailelerine bağımlı ve onlarsız yapamadığını düşünüp bir sonuca varamayan kişiler için şunu söyleyebiliriz ki bunun altında birçok temel faktör var. Örneğin eşinizin annesi geçmişte çocuğuna çok fazla hizmet ettiyse, hayatını kolaylaştırdıysa eşiniz annesine karşı büyük bir minnet hissedebilir. Diğer yandan ailesi pasif agresif tutumlar sergilediyse eşiniz en ufak bir hayırı diyemez, karşı koyamaz. Annelikle büyüklükle korkutulabilir. Küçüklükten itibaren de bunlara maruz kaldıysa varın gerisini siz düşünün. Zordur bu durumlar. Siz eşinize bunları anlatamaz, farkındalığına getiremezsiniz. Öyle ki günde 3-5 kere telefonla ailesiyle konuşup bunu normal kabul eden, hiçbir sıkıntı görmüyorum diyen birçok kişi var. Eşler bu noktada çaresiz kalıyor. Psikolog bu tür durumları eş ile çalışıyor ve değişime ön ayak oluyor.

İzmir’de Evlilik-Çift Terapisi

Uzman ve deneyimli kadromuzla bireysel, çocuk, ergen terapisinin yanında aile, evlilik ve çift danışmanlığı hizmeti veriyoruz. Yüzlerce danışan memnuniyeti ile ilişki, evlilik problemlerinde çiftlerimizin yanında oluyoruz, sıkıntılarını göz ardı etmeden önlerine bakabilmelerini sağlıyoruz. Problemler hallolmadan çiftler huzurla güvenle ileriye umutla bakamazlar. Kök aile sorunu ciddi bir problemdir ve evliliği içten içe yıpratan, gerilim yaratan durumların başında gelir. Birçok çift bu sorunu yaşamaktadır. Eğer siz de bu tür bir sorunla karşı karşıyaysanız çözümsüz olmadığını bilin ve uzmanlarımızdan destek almak için bizlere ulaşabilirsiniz. Kurumumuz 3 farklı şubede İzmir’de birçok kolda psikolojik destek vermektedir.

Bayraklı Psikolog – Kağan AY Danışmanlık | İzmir Psikolog

0

Bayraklı psikolog ve psikolojik danışmanlık ihtiyacı duyan yüzlerce danışanımızla senelerce biriktirdiğimiz deneyimle birlikte psikolojik destek, pedagog, evlilik – çift terapisi, aile danışmanlığı, psikoterapi, boşanma süreci, kaygı, anksiyete, panik atak, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, cinsel isteksizlik, depresyon, psikolojik testler başta olmak üzere birçok alanda hizmet veriyoruz.
Bayraklı Psikolog Kağan AY, doğru müdahalelerle, bireylerin tek başına çözümleyemediği, yol alamadığı süreçlere ortak Psikoterapi ve Psikoloji Merkezi olarak yaşam kalitenizi artırma vizyonuyla birlikteyiz.

Bayraklı Psikolog Merkezi

Bayraklı’da tavsiye edilen psikolog seçerken dikkat edilmesi gereken hususların başında uzmanın bir Psikoloji bölümü mezunu olması başat kriter olmalıdır. Diğer yandan uzmanın deneyimli ve danışacağınız konu üzerinde hâkim olması faydanıza olacaktır. Kendini kanıtlamış, hizmet verdiği danışanlarına fayda sağlayabilmiş meslek çalışanları karşınıza çıkacaktır. Kurumumuzda çocuk problemleri çalışılmakta, pedagog oyun terapisi ile çocuklarla birebir çalışmaktadır. Sadece çocukla çalışmayı verimli bulmuyoruz, bu sebeple aile ile de etkin şekilde gerek psikologlarımız gerek pedagoglarımız iletişimde olmaktadır. Geribildirim verip ebeveynleri de etraflıca dinleyerek çocuklarımızın problemlerini uzun süreler almadan çözmek tarafındayız.

Bireysel psikoterapilerde genellikle başvurulan konular olan anksiyete, kaygı bozukluğu, depresyon, ilişki problemleri, panik atak, travmalar, aile sorunları, stres, mutsuzluk, takıntılar gibi başlıca problemlerde danışanlarımızı yalnız bırakmadık. Bayraklı Psikolog merkezi olarak şunu söyleyebiliriz ki hiçbir sorunun kalıcılığı yoktur, bireylerin sorunlarını çözebilmek, geride bırakabilmek için ihtiyaç duyduğu kaynakları sağlıyoruz.

Bayraklı Evlilik ve Aile Danışmanlığı

Aile terapisi ve evlilik danışmanlığında birçok evliliğin bitme noktasında çiftlerimizin sorunlarına dahil olduk, adliyeden önceki son durak olarak üstümüze düşen yapıcı rolü üstlendik. Çiftler, tartışmalar ve problemlerden dolayı yıpranabiliyor ve değişime yönelik umutsuz-karamsar bir hale bürünebiliyorlar. Hem beraber yaptığımız seanslarda hem ayrı ayrı çiftlerimizi aldığımız seanslarda sorunların çözülebileceğini hem sağladık hem şahit olduk.

Bayraklı Psikoloji Danışmanlık ve Terapi Hizmetleri:

Panik Atak – Depresyon – Stres – Öfke kontrolü – Hipnoterapi – Evlilik sorunları
Cinsel sorunlar (isteksizlik, ilişkiye girememe) – Kaygı bozuklukları – Takıntı(OKB)
Kronik mutsuzluk&tükenmişlik – Ağlama&sinir krizleri -Yakın çevre tarafından anlaşılamama
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite – Okula uyum sorunları – Çocuklarda davranış problemleri
Zeka ve dikkat testleri – Tuvalet eğitimi – Masal terapisi – Oyun terapisi – Alt ıslatma

İzmir Bayraklı şubemize en sık gelen psikolojik rahatsızlıklar yukarda olmakla birlikte çok spesifik, kişinin kendine özgü sorunlarıyla gelmesi de mümkündür. Hiçbir sorun küçültülemez, kendi içinde kişiyi zorluyorsa üzerine çalışılmalıdır. Tek başınıza üstesinden gelemediğiniz problemlerinizde kurumumuza telefon açarak veya whatsapp butonu üstünden sorularınızı iletebilir, randevu oluşturabilirsiniz.

Bayraklı Psikolog Psikoterapi ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Kurumumuz Bayraklı şubesinde psikolojik danışmaya gelen danışanlarımıza hizmet vermektedir. Hem yüz yüze hem online terapi ile psikoterapi ve danışmanlık süreçlerimiz devam etmektedir. İzmir’in tavsiye edilen psikolog ofisi olmamız dolayısıyla en iyi hizmeti sunma vizyonuyla çocuk-ergen, yetişkin, çift, aile terapilerimizle yanınızdayız. Alanında uzman psikolog ve pedagoglarla hem çocuklarımız hem siz yetişkinler için kaliteli ve önce insana değer veren prensibimizle beraberiz.

Kurumlarımızda psikoterapi yaklaşımı olarak bireysel psikoterapi, aile terapisi, evlilik – boşanma danışmanlığı, bilişsel davranışçı terapi, psikodinamik psikoterapi, çocuk&ergen danışmanlığı, ebeveyn danışmanlığı, oyun terapisi, masal terapisi, dikkat ve konsantrasyon çalışmaları, bilişsel müdahale, hipnoterapi, CAS Testi, zeka testleri gibi birçok yaklaşım kullanılmaktadır.

Çocuk Ergen Psikolojisi – Uzman Pedagog

Çocuk ve ergen terapisti arayışında olan danışan adaylarına psikolojik destek veriyoruz. Yaşı dolayısıyla(özellikle 0-4) direk çocukla çalışılması mümkün olmayan durumlarda ebeveyn danışmanlığı, otizm – dikkat eksikliği hiperaktivite takibi yapılmaktadır. 0-12 yaş arası pedagog desteği, 12-18 yaş arası ergen terapisi ile çocuk ergen psikologu alanında İzmir’de tavsiye edilen psikolog ofisi olarak yanınızdayız. Yüzlerce danışan deneyimi ve memnuniyeti, aileyi geliştirme vizyonuyla psikolojik danışma ve terapi hizmeti veriyoruz.

Ebeveynler özellikle ergenlik döneminde evlatlarıyla çatışmalar yaşıyor, çeşitli sorunların çözümlenmesinde çaresiz kalabiliyor. Sorunlarda çözüm odaklı yaklaşıp genci anlayamıyor, duygusal yaklaşıp yardımcı olamayabiliyor. Bu tür durumlarda gence güvenilir ve rahat ortam sağlanıp ebeveynlerle arada köprü görevi görülüyor, yönlendirmeler yapılıyor.

Ergenlik dönemi yetişkinliğin provası, ebeveynlerden ayrışma, özerkleşme, kişiliğin oturması gibi önemli hususları barındıran bir geçiş dönemi olması dolayısıyla bu dönemin en az hasarla atlatılması, birçok kazanımla donatılması, hayat boyu kalıcı özelliklere dönüşüyor. Psikoterapi, gencin yeni bakış açıları geliştirmesi, kurban rolüne girmeden yeterlilik ve özgüven sahibi olması, baş etme mekanizmaları geliştirmesi konularında en etkili metoddur.

Bayraklı’da Uzman Pedagog Desteği

Bayraklı’da Kağan AY Danışmanlık pedagog uzmanları çocuk ve ergen terapisi alanlarında ailelere ve ebeveynlere psikolojik destek ve terapi vermektedir. Çocuklardaki problemlere çözüm odaklı yaklaşımıyla yüz güldürücü sonuçlar alan uzman pedagoglar, ebeveynleri de bilgilendirip yönlendirerek sorunların çözümünde aktif psikologdur. Eğitim ve atölye çalışmaları da yapan pedagog, Bayraklı’da pedagog arayan ailelerin aradığı isim olmakta ve birçok aile tarafından referans gösterilmektedir.

0-3 yaş arasında ebeveyn danışmanlığı ağırlıklı yer yer çocukla birebir çalışma ve gözlem, 0-12 yaş arasında oyun terapisi, masal terapisi, kum terapisi gibi pedagojik tekniklerle pedagog ve çocuk ağırlıklı çalışılır, 12-17 yaş arası ergen terapisinde bireysel psikoterapide olduğu gibi artık oyun odasından çıkılıp seans odasında gencin problemleri, gelişimi için uygun yaklaşımlarda bulunulur, yetişkinliğe hazırlanır.

Bayraklı Psikolog Fiyatları

Psikolog ve pedagog fiyatları 2025 senesi itibariyle 1500 tl 2500 tl arasında seyretmektedir. Bayraklı psikolojik danışmanlık merkezleri özel kurumlar olup kurum sahipleri tarafından ücretler belirlenir. Seans başı ücret usulü ile çalışılmaktadır. Fiyatlarda psikoterapistin deneyimi, uzmanlık alanları gibi kıstaslar ücretlerin üstünde etkili olan faktörlerdir.

Bayraklı’da psikolog ihtiyacınız varsa, problemlerinizi çözmek, anlaşılmak, kendinizi tanımak, üstesinden gelemediğiniz durumlarda danışmak gibi birçok alanda başvurabileceğiniz bir hizmet alanıdır. Bilgi ve randevu için iletişim sayfamızdan bize ulaşın.

Panik Atak Terapisi

0

Panik ataktan yakınan kişiler bu durumu geride bırakmak ve çözmek için bir yol arıyorlar. Çeşitli yaklaşımlar, tedaviler, ilaçlar, besinler takviyeler diyetler derken birçok alana yönelinebiliyor. Aslında bu yolların hepsi fayda/katkı sağlamakta. Panik atak bir anksiyete grubu belirtisidir ve kişinin hayatını yaşanmaz, tad vermez bir hale sokar. Hatta birçok kişiden umutsuzluk, karamsarlık tutumuna şahit oldum. Bu kişileri tamamen anlamakla birlikte onlara katılmadığımı da belirtmekten geri durmam. Çünkü panik atak iyi anlaşılırsa, doğru yaklaşım ve metodlarla bu bireylere çözüm sunulursa bir sorun olmaktan çıkarabiliyoruz.

Panik Atak Terapisi Uzun Uzadıya Olmamalı

Panik atak şikayetiyle bize başvuran danışanlarımıza her şeyden önce ilk telkinimiz; bu sürecin birçok kurumda ve kişide olduğu gibi uzun uzadıya, aylar, seneler süren terapiyle olmayacağı, bu durumun hem uygun ve insani olmadığı hem de böyle uzun süreçlere gerek olmadığıdır. Panik atak zorlu ve yıpratıcı bir durum. Zaten yorgun olan bireylerin sürüncemelerle daha da yorulmalarını uygun bulmuyoruz. Deneyimimiz ve doğru yaklaşımlarla panik atak terapisi alan birçok danışanımızın günlük yaşamlarına dönmelerine ve geleceğe umutla bakmalarına vesile olduk. Bireyler gerekli bilgi ve tekniklerle güçlenmiş bir şekilde hayata atılabiliyor.

Panik Atak Terapisi Alma Niyetindeyseniz

Bir terapi süreci hazırlığındaysanız bilmenizde fayda sağlayacak şeyleri iletmek isterim. Her şeyden önce süreç ne kadar alır, nasıl bir çalışma yapılacak, terapistiniz nasıl bir yol izliyor, çalışma metodları, beslendiği yaklaşımlar.. Bunları bilmek hakkınız. Panik atak terapisi aylar boyu sürmemeli. Kurumumuzda bize danışan kişilere etik ve hızlı sonuç alabilmeleri tutumuyla hizmet veriyoruz. Panik atak için özel geliştirdiğimiz çalışma yaklaşımımızla ve eğitimimizle kısa sürede sonuç alıyoruz.

Uzmanınızı süreç başlamadan araştırıp panik atak alanında çalışmasına özen gösterin. Panik atak kendi içinde spesifik ve özel bir anksiyete koludur. Bu alanda deneyimli, aktif vaka gören, panik atağı çalışmış ve sindirmiş bir uzman tercih etmek işinizi hem kolaylaştıracak hem de süreci kısaltacaktır. Dolaylı, etraflı yollardan dolanmanın manası yoktur.

Panik Ataktan Kurtulmak Mümkün

Bireyler panik atağın hassasiyet evresi içinde bulunduklarından ve eğer uzun sürelerdir de panik atağa sahiplerse panik ataktan kurtulamayacaklarını düşünebiliyorlar. Karamsarlık, kabullenilen bir yenilgi gibi algı oluşabiliyor. Bunun yersiz olduğunu, ne kadar güçlü de görünse panik atağın geride bırakılabildiğini birçok kez gördük, destek olduk ve şahit olduk. Çalışmamızın içeriği gereği 3 aydır panik atak yaşayanla 10 senedir yaşayanın kurtulma şansı arasında bir fark olmadığını rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Ne kadar uzunsa o kadar derin-zorlu gibi bir durum söz konusu değil. Terapi ile birlikte azim ve kararlılık bu durumdan çıkmanız için yeterli oluyor.

Panik Atak Terapisi Nasıl Yapılır

Panik atak ilaç haricinde terapi ile de çalışılır. Birçok uzman, kurum kendi benimsediği yaklaşım usulünce danışan/hastalarını kabul eder. Bilişsel davranışçı terapi, kabul ve kararlılık terapisi, psikodinamik terapi, varoluşçu terapi, hipnoz, EMDR, EFT gibi çeşitli farklı yaklaşımlar mevcuttur. Kurum olarak bu yaklaşımlardan fayda olarak alınabilecek bilgileri toplayan ve birleştirici yaklaşım olan eklektik terapiyi benimseriz. Gerek terapi gerek eğitimimizde birçok alandan beslenen bilgiler – teknikler ile bize ulaşan bireylerin daha kaliteli bir yaşama kavuşmalarına vesile oluyoruz. Unutmayın, panik atak çözümsüz değildir.

Dikkat Eksikliğinde Reddedilmeye Karşı Aşırı Hassasiyet

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite alanında literatürde, etrafta rastlayamayacağınız bilgilere değinmeye devam ediyorum. Takip eden, yazılarımı okuyan, çocuğu – kendisi için danışmanlık alan bireyler iyi bilir ki DEHB üstünkörü şöyle bir değinilip geçilemeyecek denli ciddiye alınması gereken bir durum. Sebebi ise hayatın birçok yönünü etkilemesi. Bu yazımda bu yönlerden birine değiniyorum: Reddedilmeye karşı aşırı tahammülsüzlük.

Tam Bir Mızmız, Oyun Bozan

Görece küçük yaşlarda, okul öncesi dönemde ebeveynlerin gözünde çocuk; uyumsuz – istediği olmayınca su koyveren, ben mutsuzsam kimse mutlu olmamalı tutumunda olan bozguncu olabiliyor. Ebeveynlerin bu şekilde düşünmesi de haksız olmuyor. Hatta DEHB’li çocuğunden taşça küçük kardeşlerinin daha olgun, daha uyumlu davranmasıyla birlikte ”kardeşi bile böyleyken onun davranışlarını anlayamıyoruz” yakınması sıkça karşılaştığım durumlardan. Bu noktada düşünmemiz gerekiyor ki gözlemlediğimiz şekliyle bir farklılık var bu çocuklarımızın arasında. Ve bu fark kardeş kıskançlığı ile açıklanamayacak derecede ciddi. Bu fark rejection sensitivity dediğimiz reddedilme hassasiyeti.

Çocuğum Neden İstediği Olmayınca Orantısız Tepki ve Tutum Sergiliyor

Dikkat eksikliği / hiperaktivite olan çocuk, yapısı gereği yaramaz, uyumsuz, zor, yerinde dur(a)mayan olduğu için akranlarına göre sıklık ve yoğunluk olarak daha fazla azarlanıyor, uyarılıyor, kızılıyor, reddediliyor, kontrol edilme ihtiyacı hissediliyor(daha çok ebeveynler ve öğretmenler tarafından), yanlış-hata yapma ihtimalinin üstüne fazlaca düşülüyor, bir kaza yapıp kendine ve etrafına zarar verme ihtimali üzerine ebeveynler tarafından çokça kısıtlanıyor. Bütün bunların çocuğun kişiliği üzerinde etkisi olduğunu düşünmekteyim. Bu durumların özellikle hiperaktivite bulunan çocukların doğalarıyla tam zıt bir hâl yarattığını söyleyebilirim. Genel anlamda çocuk dediğimiz yaratıkların meraklı, dünyayı, kendini, çevresini tanımaya güdülü olduğunu söylersek, hiperaktif bir çocuğun bu özellikleri kat be kat fazla taşıdığını da söyleyebiliriz. Son bahsettiklerimizi yan yana getirdiğimizde, bir tarafta gaza basmaya çalışan çocuk, diğer tarafta fren yapma ihtiyacını iliklerine kadar hisseden ebeveynler. Dolayısıyla kaçınılmaz olarak; kaos, çatışma, tahammülsüzlük, öfke, problemler…

Diğer bir yaklaşım daha nörolojik taraflı. Beynin ön bölgesinin(prefrontal korteks) farklı çalışması durumu. Yönetici işlevlerde problemler, özellikle duygusal düzenlemede DEHB’li bireylerin gözle görülür dezavantajları bulunuyor. Günlük hayat dilinden konuşalım; bazı çocuklar sinirlenir, öfkelenir, tepkilerini şiddetli ya da makul seviyede gösterir ve yatışırlar. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitelli çocuklarda genel olarak gördüğümüz tablo şiddetli, yıkıcı, sakinleşmede zorluk, zarar verme, bedeninde değişimler(kızarma, şişme, kasılma vb.). Sonuç olarak ebeveynler ”çocuğumda öfke problemi var” gibi cümlelerle karşımızda beliriyor. Bunun ardında birçok dinamik yatabiliyor gördüğünüz gibi.

Ebeveyn Tutumları Hayati Rolde

Yazımın önceki bölümlerinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bulunan çocuklarımızın daha fazla uyarıldığı, tepkiyle karşılaştığını yazmıştım. Bu noktada bizim ilgilenmemiz gereken konuların başında ”duygular” geliyor. Sürekli bu tür olumsuz geribildirimlere maruz kalan her insan -bırakın çocuğu yetişkinler olarak bizler de- ne kendine değer verebilir, ne kendini sevebilir. Hele ki anne babadan gelen bu tutumlar ”annem babam DAHİ bana böyle davranıyorsa” ile başlayan yapıları içselleştirirse işler çok daha derin bir boyut kazanır. En yakın varlıkları tarafından reddedilen(burda unutulmaması gereken nokta şudur; ebeveynler bu yazıyı okurken ”Ama biz çocuğumuzu reddetmiyoruz ki” diye düşünecekler, eminim. Bunu biliyorum, buradaki konu ebeveynlerin bir hatası, art niyeti olmasa dahi çocuğun algısıdır mevzubahis. Çocuğun hissettiğidir. Basit bir ev içi oyununda dahi ortada adaletsizlik, kayırma olmasa dahi DEHB‘li çocuklar kendilerini geri plana atılmış hissedebiliyorlar, çok hassaslar.) çocuk, dış dünyadaki kişilere güvenemeyecek, en ufak-basit konularda bile alınganlık yapıp, kişisel algılayacak. ”Beni istemiyorlar, beni aralarına almıyorlar”. Yapılan araştırmalarda DEHB’li çocukların ilkokul 3. sınıfa kadar yakın arkadaş edinmede zorlandıkları hatta edinemediklerini göstermiş. Okul öncesinde ebeveynlerin yaklaşımı ilerleyen seneleri belirleyecek.

Ebeveynler Tepkileri Sığ Okursa

Hiperaktif çocuklarda gördüğümüz reddedilmeye karşı tahammülsüzlüğün vuku bulduğu durumlarda eğer ebeveynler bu duruma olgun yaklaşmazlarsa tahammülsüz ve öfkeli tepkiler verecekler. Kendilerine karşı saygısızlık, söz dinlememe, karşı gelme gibi okuyacaklar çocuğunun davranışını. Bu sebeplerdendir bu makaleleri yayımlıyorum. Ebeveynler eğer DEHB hakkında kendilerini donatmazlarsa, hem doktor doktor gezecekler ve amansızca tedavi arayışlarına girecekler, hem de en son istedikleri şey olan çocuklarına zarar verme içinde olacaklar. Gayet trajik bir duruma yol açacaklar. Çünkü tek amaçları çocuklarının iyilik ve sağlık hali. Önce ebeveynler bilgiyle donanacak, çocuğa karşı hangi durumlarda hangi tutumu alacağız, nasıl davranmamız gerekiyor bunları bilmeden yola çıkmak mümkün değil.

Yukarıdaki paragrafta verdiğim bilgiler aklıma birçok danışanımdan gelen ”önce çocuğum”, ”önceliğimiz o” sözcüklerini getirdi. Çocuklarını önemseyen ebeveynlerle karşılaşmak çok hoş fakat genellikle bir şey göz ardı ediliyor; DEHB bir farklılık, bir durumdur. Hastalık değildir. Otizm gibi bir spektrum bozukluğudur ve yaşamı bu kondisyona göre şekillendirmek esasına dayanır. Bunun başat göstergeleri sınavlarda ek süre verilmesi, ayrı sınıfta sessiz ortam sağlanması, farklı sınav sorularına tabi tutulmaları vs… Ebeveynler bunu akıllarında bulundurmaları, danışma/destek istedikleri durumlarda kendilerinin süreç dışı kesinlikle kalmamaları, hatta büyük payları olduğunu bilmeleri şarttır. Konuyla ilgili DEHB Tedavi/Destek Sürecinde Ebeveynin Yeri makalemi okuyunuz.

DEHB Tedavi, Destek Sürecinde Ebeveynin Yeri

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) özellikle çocukluk döneminde hem çocuğun hem ebeveynlerin yaşamını zorlaştıran nöro gelişimsel bir bozukluk. DEHB ile ilgili detaylı bilgi almak için diğer yazılarımızı okuyabilirsiniz. Zira bu yazımız DEHB’de ebeveynler nasıl davranmalı içerikli bir makale olacak.

izmir pedagog

Her şeyden önce ebeveynler kesinlikle sadece çocuğunu uzmanlara emanet edip büyük değişimler beklememeli. Psikolog ve pedagoglar dikkat dağınıklığında önemli çalışmalar yaparak bozukluğun etkilerini minimuma indirme yönünde çalışmalar yapar. Fakat ailenin tutumları ve davranışları, DEHB hakkında bilgilenmeleri, davranışlarda belli başlı bilgileri bilerek hareket etmeleri başarı oranını artırıyor.

DEHB Ebeveynler Nasıl Davranmalı

Ebeveynler kurumumuza geldiğinde genellikle sordukları sorular arasında ”biz nasıl davranalım”, ”nasıl yaklaşacağımızı bilemiyoruz” gibi soru işaretleriyle karşımıza çıkıyor. Bu tür ebeveynlerimiz ilgi ve alakalarından dolayı çocuklarına büyük iyilikte bulunuyorlar. Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteli çocuğa nasıl davranılır sorusuna madde madde cevap verelim:

  • Kısa tutun, uzun nutuklar&öğütler itiyor: Çocuğumuzun DEHB‘li olması şart değil, her çocuk hatta genç ve yetişkinler dahi uzun uzadıya kendilerine bir şeylerin anlatılmasından hoşlanmaz. DEHB’de ise zaten sıkılma, dağınıklık, anda kalamama gibi problemlerle boğuşulduğu için çocuk sıkılır ve kopar. Ebeveyn bu durumu yanlış yorumlayıp umursanmadığını, otorite yerine koyulmadığını hissedebilir. Zincirleme sorunlara yol açabilecek bu duruma dikkat. Kısa cümlelerle yaklaşın. Öğüt vermeyin. Doğan Cüceloğlu hocamız bu konuda çok güzel tavsiyelerde bulunurdu. Öğüt vermek yerine iletişimde kalın.
  • Gereksiz cezalar vermeyin. Kişiliği zarar görür: Dikkat dağınıklığı bulunan çocuklarımız aşırı hareketlilik – dürtüsellik de varsa hata yapmaya, kaza yapmaya, sorumsuz görünmeye, kayıtsız görünmeye açıktırlar. Gerçekten öyle olmasalar, niyetleri bu saydıklarımız olmasa bile bu tür izlenimler verirler. Dolayısıyla ceza gibi yaptırımlara sık sık maruz kalırlar. Bu noktada içlerinde haksız yere ceza aldım inancı köklenirse bütün yaşamında çekişmeler, çatışmalar, haksızlığa karşı aşırı bir tepkisi oluşacaktır. Dikkat edelim; çocuğumuzun davranışı DEHB kaynaklı mı yoksa daha kendi kontrolünde ve sorumluluğunda olan durumlardan mı kaynaklanıyor iyi ayırt edelim. Bu durumu ayırt etmek kolay değildir, dolayısıyla uzmanınızdan bu konuda eğitim alıp ev içinde orantısız-haksız davranmamak adına bilgilenin.
  • Unutkanlığı ve düzensizliği DEHB kaynaklı:Biliyoruz ki dikkat eksikliği olan çocuklarda sıklıkla unutma davranışı görülüyor. Sık olduğu zaman haliyle ebeveynlerin  canı sıkılabiliyor. Unutmalarının dikkatlerini verememelerinden, sürekli bir şeylerle uğraşmak ve hareket halinde olmalarından(sadece fiziksel değil, zihnen de) kaynaklandığını unutmayın. Diğer yandan çok düzensiz, neyi nereye koyduğunu bilmiyor, odası karmakarışık, plansız rutinsiz halde olması da bozukluğun getirileri. Bu konularda ebeveynler şefkat ve merhameti sabırlarının son damlasına kadar elden bırakmamalı. Ebeveynler eğer kendilerinde stres, kaygı, öfke, tahammülsüzlük gibi duygular hissediyorsa mutlaka destek alıp çocuklarına yansıtmamalı.
  • Çocuğunuz aşırı hareketli ve dürtüselse: Bazı çocuklar gerçekten zor ve zorlayıcı. Bakım verenler zor durumlarda kalabiliyorlar, panik-kaygı halinde olabiliyorlar. Durmak bilmeyen, el atmadığı yer kalmayan çocuklarımız(hiperaktivite boyutu önde olan) ve riskli davranışlar, tepki uyandırabilecek davranışlar(dürtüsellik) mevcutsa ebeveynlerin kaygısı kat kat artıyor. Okuldan, çevreden şikayetler gelebiliyor. Bu tarz çocukların anne babaları şunu bilmeli; aşırı hareketlilik ve dürtüsellik yaşla birlikte azalıyor. Yaş, beynin ön bölgesinin gelişimi, çevre-kültür baskısı ve beklentileri gibi faktörlerle birey kendini frenliyor. Fakat belli bir yaşa kadar sabır ve tahammül çizgimizi beslemek için çaba içinde olalım.
  • İlkokul dönemindeyseniz: Çocuğu 7-12 yaş arasında olan veliler için bir tavsiyemiz var. İlkokul sınıf öğretmeni çok önemli bir rolde. Mümkünse iletişime geçip çocuğunuzun özel bir durum barındırdığını, bunun için daha anlayışlı, toleranslı ve rehber niteliğinde yönlendirici bir rolde olursa çok fayda göreceğinizi iletin. Öğretmen şans da olabiliyor talihsizlik de. Her birey farklıyken her meslek grubunda da sevgiyle güzellikle yaklaşmayan şahıslar olabiliyor. DEHB çocuklarımız kolayca etiketlenip dışlanmaya müsait oldukları için öğretmenin müdahaleleri, kontrolü hayati. Çocuklar çok acımasız olabiliyor. Bu noktada öğretmenin de negatif, kötü hissettiren bir rolde olmaması, bilakis çocuğun ruh halinin, psikolojisinin darbe alma ihtimallerini önlemesi gerekiyor.
  • Anksiyete, depresyon ve bağımlılıklara dikkat: Bilimsel araştırmalar dikkat eksikliği ve hiperaktiviteli çocukların %35 oranda anksiyete, %40-50 aralığında depresyon da yaşadıklarını gösterdi. Diğer yandan bir şeye bağımlı olma davranışı da yüksek. Alkol, madde, hız, tehlike, heyecan vb. davranışlar da DEHB’ye cazip gelen taraflar. Peki siz ne yapabilirsiniz. Çocuk, ergen yaşlarda anne babadan kabul görmezse, sevildiğini hissetmezse, onaylanmaz yeterli hissettirilmezse bunları ilerleyen yaşam dönemlerinde telafi etme eğiliminde oluyor ve dışarı yöneliyor. Bu sebeplerden ebeveynlerin rolü her türlü zorlanıma rağmen akademik hayatı belli noktalarda bir kenara bırakıp insani ve manevi taraflara ağırlık vermesi olur.
  • Kısa vadeli çözüm yerine uzun süreçli yatırım: Anne babalar dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin tam olarak ne olduğu, nasıl çalıştığı, neye benzediği ile ilgili bilgisi olmadıkları için kısa vadede büyük değişim beklentilerine girebiliyor. Böylece de hem suistimal eden kurum kuruluşlarda zaman kaybediyorlar, hem de hayal kırıklığı yaşıyorlar. Belli başlı çalışmalarla evet kısa vadede sonuç alıyoruz fakat ebeveynler bu bozukluğa daha uzun vadeli bakıp çocuğun gençliği ve yetişkinliğini düşünmeleri faydalarına olmakta. Ebeveynler DEHB ile ilgili eğitim almalı, destek alırken uzun vadeyi göz önünde bulundurarak tüm hayatı kaliteli hale getirme çalışmalarımıza katılmalıdırlar.

Gaziemir Psikolog

0

Gaziemir psikolog, pedagog, aile danışmanı, evlilik ve çift terapisi üzerine çalıştığı alanda yetkin ve deneyimli uzmanlarla psikolojik danışmanlık hizmetimizle sizinleyiz. En baştan şunu bilmenizi isteriz ki birçok problem çözümsüz ve çaresiz değil. Danışanlarımızla bunu deneyimledik ve sizleri de bekliyoruz. Psikolojik danışma süreci bireylere ruhen iyi gelen, problemlerle başa çıkması için yardımcı olan ve kişilerin kendilerini daha iyi tanımasına fayda sağlayan bir süreçtir. Kişiler birçok problemi için psikolojik danışma alabilir. Bununla beraber günlük rutin problemler için bile kişiler psikolojik danışma talep edebilirler. Gaziemir psikolog ekibimiz uzman kadromuzla hizmet vermektedir. Alanında başarılı psikologlar ile problemlerinize çözüm bulabilir, hayatınızı değiştirebilirsiniz. Artık birçok insan danışma almaktadır. Değişen dönem, çağ ve hayatın evrimleşmesi insanlar üzerinde büyük problemler oluşturmaktadır. Bazı psikolojik sorunlar ise çocukluktan, yaşanan travmalardan veya gelecek korkusundan kaynaklı olabilir. Çocuklarımız için uzman pedagoglar 0 – 12 yaş grubu için sizinle. 12 – 18 yaş arası ergen psikologu uzmanlarımız, 18 yaş ve yukarısı için bireysel ve aile-çift danışmanlığında psikoterapistlerimiz çalışmaktadır.

Gaziemir Psikolojik Danışmanlık Merkezimizde Verdiğimiz Hizmetler

Psikolojik danışma içerisinde birçok farklı hizmet barındırmaktadır. Kişilerin sorunları, oluşan kaygıları ve benzeri durumlar farklı tekniklerle giderilmektedir. Özellikle bu hizmetleri alanında profesyonel kişilerin yapması gerekmektedir. Psikolojik danışma profesyonel yapılması gereken, bir yardımdır. Bu uzun bir süreci kapsamaktadır, bu süreç içerisinde kişiler birçok farklı konu için danışma alabilirler. İzmir Gaziemir psikolog merkezimiz de verdiğimiz hizmetler ise şu şekildedir;

  • Aile Psikolojisi ve Terapisi
  • Çocuk, Ergen Psikolojisi ve Terapisi
  • Yetişkin Psikolojisi ve Terapisi
  • Evlilik Terapisi
  • İlişki Terapisi

Psikolojik danışma saygı, duyarlılık ve soğukkanlılık gerektiren bir süreçtir. Profesyonel hizmet kadromuz alanında uzmanlaşmış ve tecrübeli kişilerdir. Sizde profesyonel bir ekiple psikolojik danışma almak için Psikolog Gaziemir merkezimiz üzerinden bizlerden destek alabilirsiniz.

Gaziemir Aile Terapisi

Aile terapisi birden çok aile ferdinin beraber bulunduğu bir psikolojik danışmanlık yöntemidir. Genellikle çiftler katılım sağladığı gibi çocuk ve gençlerin de katılım sağladığı aile terapisi görüşmeleri mevcuttur. İçeriği daha çok aile içindeki çözümlenemeyen problemler, yaşanan çatışmalar, kriz süreçleri, iletişim problemleri gibi önde gelen durumlarda psikolojik destek sağlanır. Aile terapisti özellikle çiftlerle yoğun şekilde ve belli bir seans saati deneyimi kazanmış bir psikolog olmalıdır.

Gaziemir Psikolog Fiyatları

Gaziemir psikolog fiyatları 2023, 600 tl ile 1000 tl arasında değişmektedir. Ücretlerin farklılık göstermesinde uzmanın deneyimi, donanımı, çalıştığı terapi yaklaşımı, kabul ettiği alanlar rol oynamaktadır. Aile terapisi ücretleri bireysel seanslara nazaran daha yüksek ücret barındırır. Kurumumuz 450 saat aile danışmanlığı eğitimini tamamlamış uzmanlardan oluşan bir ekiptir. Gaziemir aile danışmanı arıyorsanız ücret olarak 800 tl ile 1000 tl arasında değişim göstermektedir. Pedagog ücretleri 600 tl ile 700 tl arasındadır.

Danışan Gizliliği Esastır

Psikolojik danışmanlık hizmeti almak için Kağan AY Danışmanlık Gaziemir şubesine başvuran kişilerin sık sorduğu sorulardan biri de anlatacağım, paylaşacağım bilgiler başkalarına, aileme, sevgilime&eşime iletilecek mi? oluyor. Danışan gizliliği psikoterapi ve psikolojik danışma alanının en başta gelen etik ilkelerinden biridir. Danışanın kendi izni olmadan kesinlikle 3. kişilerle bilgiler paylaşılmaz. Gaziemir ofisimizde yüzlerce ergen, bireysel, çift ile tanıştık ve bu kaideye sadık kaldık.

Psikolojik iyilik hali için kişinin rahat, güvende, şeffaf ve dürüst olması önkoşullardandır. Bu şartları sağlamak için terapist kapsayıcı, anlayışlı ve eleştirel pozisyondan uzak durmalıdır. Kağan AY ve ekip arkadaşları bu bağlamda İzmir’de önerilen terapistler arasındadır.

Psikolojik danışma ihtiyacı duymanız halinde iletişim numaralarımız üzerinden bize ulaşın.

Kağan AY Bostanlı | Bostanlı Psikolog | Aile Danışmanlığı

Bostanlı psikolog desteği arayışında olan bireylere, anne-babalara ve çiftlere yönelik hazırladığımız yazımızla kafanızdaki soru işaretlerine cevap olmak istedik. Psikoterapi, psikolojik danışmanlık süreçleri nasıl işler, daha önce hiç psikolojik destek almadım Bostanlı’da psikolog arıyorum ne yapmalıyım diyorsanız yazımızı sonuna kadar okuyun. Kağan AY Danışmanlık olarak İzmir Karşıyaka Bostanlı psikolojik danışma talebinde senelerdir deneyimiyle sorun/çıkmazlarınızda çaresiz olmadığınızı görebilmeniz için sizinleyiz. İletişim numaramız: 05303708596

Bostanlı Psikolog Seçiminde Nelere Dikkat Edilmeli

Araştırdığınız süreçte seçeceğiniz psikologun herşeyden önce psikolog olduğundan emin olmalısınız. Kulağa garip gelebilir fakat psikoloji alanı birçok meslek grubu tarafından istila edilmeye açık ve suistimal edilmiş bir alandır. Psikolog, üniversitelerin Psikoloji lisans programını bitiren mezunlara verilen unvandır. Bu bölüm haricinden mezun olan kişilerin klinik psikoloji yüksek lisansıyla bu unvanı kullandıkları sık görülmektedir. Buna dikkat edilmesi ilk adım olmalıdır.

Daha sonraki süreçte psikologunuzun diğer bireyler ve aileler tarafından tavsiye edilmesi durumuna bakabilirsiniz. Sizden önce kimler danışmış, ne düşünüyorlar, hangi özelliklerini uygun bulmuşlar değerlendirebilirsiniz.

Psikolojik Destek Sürecinde Gizlilik Korunur

Psikolojik danışma süreçlerinde danışan gizliliği hizmet veren tarafından sağlanır ve bunun taahhüdü verilir. Kimsenin danışanın bilgisi dahilinde olmadan paylaştığı bilgilere erişme hakkı olamaz. Danışanlarda doğal şekilde ”anlattıklarımı x kişisi, başkaları, ailem öğrenir mi” gibi bir şüphe olabiliyor. Bunun sağlanması gereken etik bir ilke olduğunu belirtmek istiyoruz.

Özellikle güven problemi yaşayan veya ilk defa psikoterapi desteği alacak danışanlarda gizlilikle ilgili kaygılar görece daha yoğun olmakla beraber en yakın da olsa aile bireylerine dahi gizliliği ihlal edecek herhangi bilgi danışanın bilgisi dışında olamaz. Kağan AY Danışmanlık kurum etik ilkelerinde gizlilik ve danışanın bilgisi dahilinde olmadan üçüncü kişilerle bilgi paylaşımı konusunda hassas yaklaşıyor, danışanlarımızın rahat olması için kaygılarını giderecek tüm ihtiyaçlara cevap veriyoruz.

Bostanlı Psikolog Ücretleri 2023

İzmir Bostanlı Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nden destek alma niyetinde olan danışan adayları Bostanlı psikolog ücretleri araştırmasını yapabiliyor. Türkiye’nin her şehrinde psikolog ücretleri farklılık göstermekle beraber İzmir’de psikolog ücretleri de kendi içindeki semtlerde dahi farklılık arz edebiliyor. Örneğin Bergama ilçesindeki psikolog ücretleriyle Alsancak farklılık göstermekte. Karşıyaka, Mavişehir, Bostanlı psikolog ücretleri ortalama 800 tl ile 1250 tl arasında değişmekte.

Hangi Konularda, Alanlarda Psikolojik Destek Alabilirim

İzmir Bostanlı Psikolog desteği için 4 ana başlık olarak ele alabiliriz. Bireysel(yetişkin) terapi, çocuk-ergen terapisi, aile terapisi ve evlilik-çift terapisi. Yetişkin terapisinde sık karşılaşılan danışma konuları; anksiyete, panik atak, kaygı, takıntılar, çıkmazda hissetme, çaresiz ve ümitsiz hissetme, boşanma sürecinde destek, bipolar bozukluk gibi psikiyatrik problemler, depresyon gibi birçok alanda hizmet alınabilir. Çocuk ve ergen problemlerinde ise tırnak yeme, karşı gelme – öfke halleri, okula uyum sorunları, yeme problemleri, uyku sorunları, telefon – tablet bağımlılığı, kaygı, alt ıslatma, tuvalet alışkanlığı, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, sınavlara hazırlık – sınav kaygısı başlıca sık karşılaşılan durumlar.
Aile terapisinde ise genellikle 2 kişiden fazla, çocukları da kapsayan genel bir problem hali, çözülememiş – süregelen sıkıntı yaratan durumlarda yönlendirmeye ihtiyaç duyan kişilerin talep ettikleri psikoterapi alanıdır.

Bostanlı Pedagog – Çocuk Psikoloğu

İzmir Bostanlı pedagog ve çevresinde aileler çocuk ergen psikoloğu arayışında olabiliyor. Pedagog uzmanları bu gelişim evresinde hizmet verirler ve özel olarak çocuk ergen ruh sağlığı üzerine çalışırlar. Başlıca kullanılan metodlar oyun terapisi, masal terapisi, drama, sosyal beceri eğitimi gibi etkililiği kanıtlanmış yaklaşımlardır. Fobiler, kaygı, öfke, aşırı hareketlilik, dikkat dağınıklığı, okula uyum problemleri, davranım bozukluğu gibi birçok alanda çalışmalar yapılmaktadır. Geleceğin yetişkinleri bugünün çocuklarına nasıl bir dünya sunarsak gelecekteki hayat da o denli kaliteli olacaktır.

Çocuk ve ergenlerle çalışırken aileyle işbirliği içinde olmak ve bilgilendirme, yönlendirme yapmak sürecin kilit çalışmalarındandır. İzmir pedagog desteğini yıllardır veren kurumumuz pedagogları ebeveyn danışmanlığı ve seans dışı ödevlerle aileleri bilinçlendirerek çocuklarımız için en kısa vadede optimal gelişimi hedeflerler.

Bireyler Çaresizlik Hissedebilir Fakat

Uzun sürelerdir muzdarip olunan bir psikolojik problem var diyelim. Kişi artık bununla yaşamak zorunda olduğunu içselleştirebiliyor. Fakat durum bu şekilde olmak zorunda değil. Bunu tek yaşayan o kişi değil ve zorlu sorunları geride bırakabilmiş binlerce insan var. Yeter ki doğru yaklaşımlarla adımlar atılsın, kişi yalnız olmasın. Etrafımızdaki insanların dahi anlayamadığı durumlar var. Bir uzman desteğiyle imkansız gibi görünen sorunlar geride bırakılabilir.

Panik atak, anksiyete, obsesif-kompulsif bozukluk gibi hayatı yaşanmaz hale getirebilen sıkıntılar göründüğü kadar korkutucu ve güçlü değiller. Bunun bireye öğretilmesi ve baş etme mekanizmalarıyla güçlendirilmesi zaman içinde hayat kalitesinde artış getirecektir.

Çözümlenememiş Yaşantılar Yük Olarak Gelir

Geçmişte yaşadığımız belli olaylar, travmalar ya da daha uzun süre maruz kaldığımız yakın bireylerle olan durumumuz, tutumlarımız… Bütün bunlar olumlu bir etki bırakıyorsa üstümüzde, her şey yolunda. Fakat eğer hala bir sızı veriyorsa, kafamızda olumsuz anlamda yer edinmiş ve hala bizi kurcalıyorsa, mahcubiyet, vicdan rahatsızlığı gibi duygularımız varsa önümüze berrak bir şekilde bakıp hayatımıza net şekilde devam edemeyiz. Öfke, erteleme, kendini yargılama, tad alamama gibi sonuçlar kendiliğinden ortaya çıkmaz, bütün bu olumsuz yaşantılarımızın ürünleridir. Kendi içinizde ya da durumun muhataplarıyla bu tür sorunlarınızı çözemediyseniz sizi dinleyip beraber bir yola çıkacak psikolog ile geçmişe ışık tutmanız ve dolayısıyla geleceğe daha umutla bakmanız gerekebilir.

Bostanlı Psikolog, Psikolojik Danışmanlık Merkezi Seçimi

Bostanlı’da psikolog desteği almak isteyen bireyler uzmanını nasıl seçmeleri gerektiği hakkında bilgi sahibi olmak istiyor. Güvenilir ve faydalı bir psikolojik danışma süreci herkesin hakkı. Bunun için alanında uzman, yetkin bir psikolog ile çalışmak büyük bir şans ve ayrıcalık. Uzmanınızı seçerken, sizden önce destek alan kişilerin yorumları, hangi alanlarda ne tür fayda sağladıkları, sizin danışmak istediğiniz konuda çalışıyor olması gibi birçok faktör etkilidir. Spesifik bir alanda uzmanlaşmış olması büyük bir avantajdır. Örneğin çift ve aile terapisinde deneyimi var mı, panik atak ile çalışmaları var mı gibi.  Bostanlı Psikolojik Danışmanlık Merkezi için randevu oluşturmadan bu kriterleri göz önünde bulundurmak gerekir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

0

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile ilgili ebeveynlerin merak ettiği her şeye değindiğim yazıma hoşgeldiniz. Anne babaların kafalarında birçok soru işareti; ne nedir, neyi nasıl yapmalı birçok soruya cevap bulacağını umuyorum.

Öncelikle çok yönlü bir problem olduğu için yazıda ilaçtan ilaç dışı tedavi yaklaşımlarına, ebeveynin rolünden öğretmene, bu çocukların neden bazı şeylerde problem yaşadığına ve ailelerin bozukluğa sebep olup olmadığı ve ne derece etkisi olduğuna kadar A’dan Z’ye her şeye değineceğim.
Unutmayın ki toplumdaki yaygın inanışın aksine, DEHB sadece çocukluk çağı sorunu değil, tüm hayatı etkileyen hem de birçok alanda(ilişki, iş, düzen, fatura ödeme, araba kullanma vb…) etkileyen toplumsal bir problemdir. Önce bunun farkında olup ciddiyetini kavramamız şart.

Hiperaktiflik nedir

Hiperaktiflik nedir belirtmeden önce ne değildir bunu anlayalım; geçmişte yapılan şu yorumlar değildir mesela: Yaramaz”, ”Çocuktur hareketli olacak tabii”, ”Hep zekadan bunlar”, ”İyi iyi, suskun sünepe olmasındansa böyle olsun tuttuğunu koparır”.

Hiperaktiflik bu kadar basite indirgenemeyecek kadar ciddi bir beyin bozukluğudur. Beynin farklı çalışmasıdır. Çocuğun elinde değildir. Organik bir bozukluktur. Beyinden gelir. Bilimsel çalışmalarca saptanmış ve kabul edilmiştir. Son dönemlerde ortaya çıkmamış, 1900’lerin başında dahi tanımı yapılmıştır. Davulun sesi dışarıdan hoş gelir misali etraftaki bireylerin ”şımartmışlar” demesi ile bağdaşmaz, alakası yoktur.

Hiperaktivite bozukluğu

Hiperaktivite bozukluğu dikkat eksikliği görülmeyen, yani konsantre olmada ve dikkati toplama ve sürdürmede problem yaşamayan fakat aşırı hareket, huzursuzluk, eli dursa ayağı durmama hali, sırasını bekleyememe gibi aşırı aktiflik gösteren çocukları tanımlayan alt sınıftır. Dikkat dağınıklığına nazaran hem aileyi hem okul hayatındaki arkadaş – öğretmenleri en çok zorlayan çocuklardır. Görünmez bir motor takılıymış da ”sanki kendi elinde değilmişçesine” hareket etme isteği ve bitmek bilmeyen bir enerjiyi dışarı yansıtıyor gibi düşünebiliriz. Hiperaktivite ne demek sorusuna en basit cevap bu olacaktır.

Hiperaktivite ve dikkat eksikliği

Hiperaktivite ve dikkat eksikliği, hem dikkat eksikliği hem hiperaktivitenin beraber bulunduğu türdür. Çoğunlukta bu tür görülür. Hayatı ciddi şekilde zorlar. Hem ilgilenmek zorunda olduğu duruma kendini veremez hem hareket etme isteği ile beraber kolaylıkla savrulup gider. Evin içinde düzensizliğe yatkındır, anne baba sürekli uyarmak durumunda kalır. Hiperaktivite ve dikkat eksikliği beraber bulunduğunda bileşik tip olarak adlandırıyoruz ve bu çocukların tedavisi daha kompleks ve emek – efor sarf edilmesini gerektiriyor.

Dikkat dağınıklığı

Dikkat dağınıklığı bir hastalık, bozukluk değildir. Her insanda bir raddeye kadar görülür. Çeşitli sebeplerden etkilenir. Dikkat dağınıklığı tabiri aslında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için kullanılabiliyor fakat tam anlamıyla doğru bir tabir değildir. Çünkü dikkat dağınıklığı çocuğun kendini zorlamasıyla, doğru adımların atılmasıyla, geliştirmeyle düzeltilebilir. Yani burada problem organik değil çevresel faktörlerin de etkili olduğu sunni bir sorundur. Bu yüzden dikkat dağınıklığı ile neyi kastettiğimiz önemli. Bozukluk olan patolojiyi mi – çeşitli faktörlerin etki ettiği dikkatimizin dağılması mı… Eğer patoloji olan dikkat dağınıklığı belirtileri nedir sorusunu cevaplayacak olursak başlıca şu maddelerle ayrımı yapabiliriz;

  • Yapmak durumunda olduğu aktivitelere başlayamama, başlasa da hemen sıkılma, sürdürememe.(Ödev, odasını toplamak gibi)
  • Karşısındakinin konuşmasını bitirmesini bekleyememek.(Bilerek yapmıyor gibi görünür, elinde değildir)
  • Öğretmenin ‘dersi dinlemiyor; kopup gidiyor, çok dalıyor’ geribildirimleri.
  • Aslında çok merhametli ve iyi niyetli bir çocuk olmasına rağmen diğer çocuklara müdahale etmesi, şikayet gelmesi.
  • Duygu patlamaları, aniden parlama, kolayca sinirlenebilme.(Çok yerde bu maddeyi görmezsiniz ama DEHB’de yeri büyüktür)
  • Bir kuralı&yasağı anlar, kafa sallar, onaylar, bir daha yapmayacağım der fakat çok geçmeden tekrarlar.

Yukarıdaki maddeleri dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu bulunmayan çocuklar tolere edebilir. Zamanla geliştirebilir ve normal standartlara yaklaşırlar. Fakat dikkat eksikliği ve hiperaktivite bulunan çocuklarda bu saydığımız maddeler başta olmak üzere birçok alanda yaşam kalitesini zorlayıcı etmenler devamlılık gösterir. Bunun sebebi çocuğun sorumsuzluğu-iradesizliği, anne-babanın tutumu, yanlış davranışları değil beyindeki organik farklılıktır. Genetiktir, zamanla düzelme gösterebildiği de savunulmuştur, hayat boyu devam ettiği de gösterilmiştir. Bu yüzden ucu açık olan bu durumda kurum olarak işleri oluruna veya şansa bırakmak yerine nöroplastisite tabanlı gelişim için ebeveyn ve çocukları ile çalışmaya ve geliştirmeye devam ediyoruz.

Hiperaktif çocuk belirtileri

  • Aileler çocuklarının çok ”yaramaz” olmasından, söz dinlememesinden veya uyumsuz olmasından iyice zorlanıp çevreden de gelen ”hiperaktif olabilir” söylemiyle kuşkuya kapılıp araştırma yapabiliyorlar. Bu noktada hiperaktif çocuk belirtileri nelerdir, bu çocukların özellikleri, davranışları genel itibariyle nasıldır bilgi vermek istiyoruz.
  •  Öncelikle kıpır kıpırdır, düz duvara tırmanacak gibidir bıraksanız. Düzen, derli toplu olma hali bu çocuklarımıza çok uzaktır. Elbette istisnai çocuklar vardır, mizacen ya da anne telkiniyle düzen oturtmuş çocuklar olabilir fakat genelde kalemi farklı yerdedir çantası kitabı farklı yerdedir, neyi nereye koyduğunu hatırlayamaz, ebebeynle beraber arar, yardım ister bu da bir noktadan sonra aile için yıpratıcı ve yorucu olmaktadır.
  • Bir oyunda, aktivitede çok uzun duramaz. Ancak çok sevdiği bir şey olmalı ki onun başından da uzun saatlerce bıraksanız kalkmaz.(Akıllı telefon, tablet, bilgisayar başlıca). Bunun haricinde arkadaşlarıyla oynadığı oyunda sürdüremediği için yan tarafta başka oyuncaklara geçer, alakasız bir şeyle ilgilenir bu da arkadaş-oyun ilişkisinin sekteye uğramasına yol açar. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların sosyal uyumlarının kötü olması, akran ilişkilerinde problem yaşamaları bu ilk evrelerden başlar.
  • Durduğunu çok nadir görürsünüz. Hareketsiz, sakin, huzurlu bir şekilde koltukta oturduğuna kaç defa şahit oldunuz? Öyle bir durumda da büyük ihtimalle az sonra ne yapacağını düşünüyordur, dalıp gitmiştir. Bu çocuklarımız hareketsiz durabilmeyi kolayca gerçekleştiremiyorlar. Şimdi bu durumun, çocuğunuz için ne kadar zor ve yorucu olduğunu düşünebiliyor musunuz? Bu açıdan baktığınızda aslında o yaramazlıklarının kendinden değil iradesi dışındaki bir güç tarafından yönlendirildiğini anlarsınız.

Dikkat eksikliği belirtileri

Çocuğum hareketli değil, bizi yormuyor, okulundan hiç şikayet gelmiyor hatta tam tersi çok akıllı, uysal, uyumlu ve kendi halinde bir çocuk. Fakat ders çalışamıyor, ödevlerini bitiremiyor, hayallere kapılıp gidiyor, okulda eşyalarını, montunu unutuyor sık sık, öğretmeni ”biraz kendini verse daha iyi yerlere gelir, tahtada ders anlatırken beni dinlemiyor, arkadaşıyla konuşuyor” gibi geribildirimler veriyor. Bu portre tam anlamıyla bir dikkat eksikliği vakasının özüdür. Bu özellikleri barındıran her çocuk ebeveyni direkt ”çocuğumda dikkat eksikliği var mı” sorusunu aklına getirebilir fakat teşhis için iyi bir çocuk psikiyatrisi muayenesi, gerekliyse dikkat testi yapılması, yaşam işlevselliğinin ne derece bozulduğu gibi değerlendirmeler yapılır ve ona göre yol haritası çizilir.

Birkaç madde daha eklersek çocuğumda dikkat eksikliği var mı yok mu arafında kalan ebeveynlere daha net yardımcı olmuş oluruz.

  • Derslerine çalışır, akıllı ve çalışkan bir öğrencidir, öğretmeni memnundur ondan fakat sınavlarda basit hatalardan emekleri ziyan olur.
  • Anne-babanın anlattıklarını dinliyor gibidir fakat fark edersiniz ki o an başka şeyler düşünüyordur ve istediğiniz şeyi de yerine getirmez hatta ”şunu yaptın mı” dediğinizde ”neyi” cevabı alırsınız.
  • Dalgın gözükür, sınıfta pencereden dışarıyı izler, en ufak bir nesneye dalıp onunla ilgili hayaller&fanteziler kurar.
  • Yönlendirilmeye muhtaçtır. Kendi haline bırakırsanız ne bir işi bitirebilir ne o sorumluluğu alır. ‘Hadi hadi kelimeleri günlük yaşamınızda büyük yer etmiştir.

Dikkat eksikliği

Dikkat eksikliği bulunan çocukların ebeveynleri şehrimizde bozuklukla ilgili destek alabilecekleri kurum-merkez aramaktalar. Birçok uzman ve kurum birçok farklı psikolojik hastalık/sorunda destek vermekle beraber profesyonel destek arayışında olan anne babaların seçim yaparken göz önünde bulundurması gereken kıstasları bilmesi faydasına olacaktır. Seçecekleri uzmanın dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hakkında donanımlı olması, geçmiş çalışmaları ve yazı/videoları bulunması, ağırlıklı olarak bu bozuklukla çalışması, DEHB’nin çocuktan ziyade anne-babalarla çalışıldığının farkında olup eğitim vermesi, süreci uzun tutmaması ve çözüm odaklı olması, 2 seansta verilecek bilgiyi 10 seansa yaymaması gibi… Bu kıstasları baz alan danışanlar, İzmir dikkat eksikliği tedavi merkezleri arayışında gereksiz ve yorucu süreçleri atlamış olacaktır. Herkesin çocuğu değerli, geleceğimizi oluşturacak taze beyinler için doğru yerde olmak ve doğru adımların atılmasını sağlamak bir sorumluluktur.

Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite Tedavisi

Anne babalar belirti gözlemlediğinde haliyle bir araştırma içine giriyor ve şu soruları sorma ihtiyacı hissediyor:
”dikkat eksikliği tedavisi”, ”hiperaktivite tedavisi”, ”dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisi”, ”hiperaktivite tedavisi ne kadar sürer”, ”dikkat dağınıklığı tedavisi”, ”dikkat bozukluğu tedavisi”, ”hiperaktivite bozukluğu tedavisi”, ”hiperaktif tedavisi”, ”dikkat eksikliği nedir”.

Genel itibariyle üst başlıklar bunlar. Bu yazımızda tedavi başlıklı tüm sorulara cevap vermek isterdik fakat bunun içeriği başlı başına en az bu yazı kadar geniş. Dolayısıyla sizi diğer yazımıza yani dikkat eksikliği ve hiperaktivite boğukluğu tedavisi makalemize alalım, orada geniş şekilde bilgilendirme yaptık.

İzmir’de Psikolog

0

İzmirde yıllarca ruh sağlığı alanında hizmet veren kurumumuz uzman kadrosuyla çocuk-ergen, bireysel-çift, aile psikolojik danışmanlık ihtiyacı bulunan danışanların talebini karşılamaya devam ediyor. ”Her zaman daha iyiye” sloganımızla İzmir’de psikolog arayışında olan hemşehrilerimize tavsiye edilen psikolog ve danışmanlık merkezi olmaktan gurur duyuyoruz.

Kurucumuz Psikolog Kağan AY liderliğinde özellikle Karşıyaka, Mavişehir, Bostanlı, Gaziemir ve Alsancak gibi semtler başta olmak üzere İzmir’in dört bir yanından, şehir dışından gelen danışanlarımızla yolumuza devam ediyoruz, yolda olmayı seviyoruz. Çeşitli psikolojik problemlere, evlilik içi sorunlara, çocuklarda görülen davranış-okul-aile içi problemlere
çözüm ortağıyız.

İzmirde Psikolog Arıyorum, Nelere Dikkat Etmeliyim

Psikolojik danışmanlık merkezi ararken sadece İzmirde değil tüm Türkiye’de psikoterapi hizmeti için uzman / kurum araştıran danışanların dikkat etmesi gereken belli başlı maddeleri paylaşmak isteriz. Sadece psikoterapist ne denli yetkin ve mesleğine hakim olması değil, etik ilkelere de ne derece bağlı bunun araştırılması da önemli. Bunlardan birkaçı şu şekildedir:

  • Gizlilik: Danışan gizliliği ve mahremiyeti gözetiliyor mu?
  • Çözüm odaklılık: Danışanın problemi empati ile kabul edilip en kısa sürede çözüme gidilme amacı güdülüyor mu?
  • Tam kabul: Danışanın sorunu ne olursa olsun terapiste kendini tam anlamıyla açabiliyor mu?
  • Uzman kadro: Danışmanlık merkezinde alanında uzmanlaşmış kişilerden destek alınıyor mu?

İzmir’de En İyi Psikolog

İzmir’de psikolog arayan bireyler haklı olarak iyi bir psikolojik hizmet almak için ”İzmirde en iyi psikolog” sorusunu yöneltebiliyor. Fakat insanın, aile dinamiklerinin, çocuk psikolojisinin karmaşık ve sonsuz olması sebebiyle bu göreceli soruya tam bir cevap vermek mümkün değil. Bazı uzmanlar kendini yetişkin psikolojisinde, bazısı çift terapisinde yetiştirebiliyor. Bu sebeplerden her alanda tek bir en iyi belirlemek doğru değil. Bu noktada danışanlar internette araştırma ve diğer danışanların yorumlarını okuyarak fikir sahibi olabiliyorlar. Kurum olarak psikolog arayışında olanlara en iyi hizmeti sunmayı vizyon edindiğimizi belirtmek isteriz.

Psikolog Seçerken Tavsiye Edilen Olması Önemlidir

Psikolojik danışma sürecinde uzman arayışında olan bireylerin ve çiftlerin muhakkak araştırma yapması ve seçecekleri uzmanın İzmir’de tavsiye edilen psikologlar ‘dan olmasına dikkat etmesi sürecin niteliği bakımından faydalı olacaktır. Bu psikoterapistin daha önceki seansları, danışan memnuniyeti, hakkında yapılan yorumlar gibi faktörler bu arayışta
yardımcı olacaktır.

Kurumumuz sadece İzmir değil, İzmir dışından da bireyler tarafından aranmakta, bloglarımız ve YouTube serilerimiz takip edilmekte ve online terapi ile destek almaktadırlar. Bu durumun nihai sebebi kuşkusuz uzman kadromuzun profesyonelliği ve danışan odaklı memnuniyet hedefli çalışmalarıdır. Dolayısıyla İzmir’de en çok tavsiye edilen psikologlar arasında olmaktan mutluluk duymakta ve hizmetlerimize bu ışık altında devam etmekteyiz.

Danışmanlık Merkezinin Etraflı Hizmet Sunması İşinizi Hızlandıracaktır

Seçeceğiniz danışmanlık merkezinin İzmir’de tek yönlü değil birçok alanda hizmet verip vermediğine dikkat etmelisiniz. Örneğin ebeveynler çocukları için psikolojik destek alma niyetinde olsun. Tırnak yeme, alt ıslatma, uykuya geçmede zorluk yaşama gibi sorunlar mevcut diyelim. Fakat bunların yanısıra ebeveynler kendileri için de ”ne yapabiliriz”, ”ev içi aile tutumumuz nasıl olmalı” gibi soru işaretleri barındırabiliyorlar. Bu sebeple kurumda sadece çocuk psikoloğu bulunması eksiklik olacaktır. Aile terapisti de bu vakada olduğu gibi gereklidir.

Bilimsel Olarak Kanıtlanmış Terapi Ekolleri

Psikolojik danışmanlık merkezlerinden profesyonel destek almak isteyen bireylerin, psikologlar tarafından geçerliliği kanıtlanmış terapi ekollerini kullanmalarını beklemeleri yerinde olacaktır. Başlıca günümüz psikoterapi alanında kullanılan ekoller; Bilişsel davranışçı terapi, EMDR terapisi, hipnoz, varoluşçu terapi, psikodinamik psikoterapi, kısa süreli-çözüm odaklı terapi, oyun terapisi gibi birçok yaklaşım mevcuttur. Bunlardan hangisinin kullanılacağı öncelikle terapist tarafından belirlenir. Her birey farklıdır, bir bireyde en hızlı çözümün hangi terapi ekolüyle ilerleneceği terapistin deneyimine ve yetkinliğine bağlıdır.

İzmirde en iyi psikolog hizmeti alabilmenin ön şartlarından biri, bu başlangıç sürecinin psikolog tarafından iyi belirlenmesidir. Güzergâh doğru belirlenirse hedefe ulaşılacaktır. Yapılan bir çalışmada yanlış konan bir tanının düzeltilmesi ve sürece en baştan başlanması için geçmesi gereken seans 9’dur. Bu hem maddi hem enerji ve zaman olarak yıpratıcı bir süre zarfıdır. Bu sebeplerden İzmir’de tavsiye edilen psikolog seçerken titiz davranılması hayati öneme sahiptir.

Kağan AY Danışmanlık – İzmir Karşıyaka Psikolog

0

Karşıyaka Psikolog Kağan AY Danışmanlık, danışanlar tarafından araştırılmakta ve iyi bir psikoterapist arayışına girilmektedir. Bu yazımızda İzmir’de psikolog seçerken nelere dikkat etmeniz, kararınızı verirken hangi kıstasları göz önünde bulundurmanız, ücretler, psikolojik danışmanlık süreci gibi birçok konuya değiniyoruz. İnsanın hayatı ve kendini anlama – anlamlandırma çabasına saygı duyulması gerektiğini düşünüyor, İzmir Karşıyaka psikolog desteği alan danışanların yüzlerinin gülmesi için sosyal sorumluluğumuzu alarak ışık olmaya devam ediyoruz.

Karşıyaka Psikolojik Danışma Merkezi

Bireyler, çiftler, çocuklar – ergenler her durumda tek başlarına sorunların üstesinden gelemeyebiliyor. Bu çok normal. Psikoloji ve insan yapısı öylesine kompleks ve çetrefilli ki, hayatımıza ve işlevselliğimize direkt etki eden durumlarda bir profesyonelden uzman desteği almak kaçınılmaz oluyor. Bu noktada İzmir’de ve özellikle Karşıyaka psikolog arayışında olanlar için kurumumuzca bilgilendirme yapıyoruz.

Yaşanan Soruna Göre Uzman Araştırın

İzmir’de psikolojik danışmanlık hizmeti veren birçok uzman bulunmakta. Haliyle danışma süreci arefesinde olan kişiler için bir seçim yapma süreci doğuyor. Seçim sürecindeki en önemli kıstaslardan biri ”sizin destek aradığınız problem/konu alanında seçeceğiniz uzmanın daha önce çalışmalarının olması ve başka insanlara da yardımcı olmasıdır. Danışan yorumlarına göz atın, uzmanın çalışma ve ilgi alanlarına bakın. Unutmayın seçeceğiniz uzmanla bir yola çıkacaksınız; uzun ya da kısa, zor ya da kolay, bu hayatınızda almış olduğunuz önemli kararlardan biri olabilir.

Karşıyaka Psikolog Psikoterapi Süreci Özellikleri

Psikolojik danışma sürecinde bulunan etik olarak belli başlı faktörler söz konusu. Bunları madde madde sizinle paylaşmak istiyoruz. Karşıyaka’da psikolog desteği alma kararı verirken size rehber olacağını düşünüyoruz.

  • Psikolog ve danışan haricinde 3. kimselerle hiçbir şekilde bilgi paylaşımı yapılmaz. Seans odasındaki her şey seans odasında kalır.
  • Danışanın ihtiyacı ve beklentileri göz önünde bulundurulur ve süreç olabilecek en kısa sürede bitirilmelidir.
  • Psikolog, konu ne olursa olsun danışanı yargılamaz.
  • Evlilik-çift terapilerinde çiftlerden biri taraf tutulduğunu kesinlikle hissetmemeli.
  • Çocuk danışmanlığında ebeveynlerin gerekli yerlerde bilgilendirilmesinin yapılması. (Geribildirim)
  • Psikoloji lisans mezunu olmak. (Psikolog diploması)
  • Uzmanın empati ve koşulsuz kabul yeteneğine sahip olması.

Bu maddeler uzmanınızı seçmede size yardımcı olacaktır. Karşıyaka’da psikolojik danışmanlık merkezi seçerken bu hususlara dikkat etmenizi tavsiye ederiz. Psikoloji bilimi uçsuz bucaksız olduğu kadar her insan da birbirinden o kadar farklı ve kendi içinde biricik. Bu sebeple uzmanınızın psikoloji bölümünden mezun olmakla kalmayıp kendini geliştirme ve topluma kattığı değeri de araştırmanız yerinde olacaktır.

Karşıyaka Psikolog Fiyatları
Karşıyaka Psikolog Fiyatları

Karşıyaka Psikolog Fiyatları

Karşıyaka psikolog ücretleri birçok kıstasa göre değişmektedir. Kurumlar ve kişiler özel danışmanlık merkezi çalışanları olarak ücretlerini belirlerler. Ortalama olarak 2024 senesinde Karşıyaka psikolog seans ücretleri 600 tl ile 1200 tl arasında değişmektedir. Seans sıklığı olarak danışılan konu, konunun yoğunluğu ve nasıl bir çalışma gerektireceği gibi faktörlere göre değişir. Genel itibariyle haftalık, 2 haftalık ve aylık görüşmeler şeklinde olmaktadır. Kurumumuza iletişim sayfamızdan bize ulaşarak ücretsiz bilgi alabilir ücretlerle ilgili sorularınızı sorabilirsiniz.

Karşıyaka’da Ne Zaman Psikoloğa Gidilmeli

Yakındığınız problem uzun süredir varsa, hayatınızın işlevselliğini(iş – ilişki – sosyallik – çocuklarla ilişkiler vb.) iyice bozduğunu hissediyorsanız, tek başınıza bugüne kadar çözemediyseniz, en yakınlarınız, dostlarınız da çare olamıyor yani bir şekilde üstesinden gelemediyseniz artık adres alanında yetkin tavsiye edilen psikolog olabilir.

Özgüven, öz saygınız düşmüş olabilir, eşinizle aranız eskisi gibi olmayabilir, çocuklarınızla ilgili zorlayıcı problemler vuku bulmuş olabilir, travmatik olaylara maruz kalmış olabilirsiniz. Bu ve benzeri unsurlar sonucu uzman desteği alınabilir. Birçok insan psikolojik destek sonucu anlaşıldığını hissediyor, sorunlarının çözümsüz ya da umutsuz olmadığını görüyor. Biz de kurum olarak bu mutlu ve güler yüzlü atmosferi paylaşmaktan onur duyuyoruz.

Karşıyaka’da En İyi Psikolog’u Nasıl Bulurum

Kişiler psikolojik sorunlarına çözüm ararken doğal olarak Karşıyaka’da en iyi psikolog arayışına giriyorlar. Fakat şunu belirtmemiz gerekir ki bu hem iyi bir araştırma süreci hem de şans faktörünü beraberinde getiriyor. Çünkü uzman psikoterapist ne denli kendini alanında ve mesleğinde geliştirmiş olursa olsun, danışan – terapist uyumu yani terapötik ilişki de önemli bir faktördür. Yüzlerce psikolog, psikoterapist arasından kurumumuz uzmanlarını tercih eden danışanlarımızın bu beklentilerini iyi bildiğimiz için, en üst düzeyde insani ilişkilerimizi yansıtıyor ve süreçte danışanlarımızı yalnız bırakmıyoruz. Belki de İzmir gibi büyük bir şehirde yüzlerce uzman arasından başarıyı yakalamamız bu sebepten…

karsiyaka-tavsiye-psikolog
Karşıyaka’da Tavsiye Edilen Psikolog

Karşıyaka’da Psikolog ve Psikiyatrist Fark Nedir

Psikiyatrist tıp eğitimi almış, doktor unvanı olan ve ilaç yazmaya yetkili uzmanlardır. Birçok psikiyatrist sadece ilaçla tedavi uygulamakla beraber geçmiş dönemlerden farklı olarak bazı psikiyatristler artık psikologlar gibi psikoterapi hizmeti vermeye başlamışlardır.
Psikologlar ise ruhsal problemlere ve davranışsal sorunlara konuşma terapisi, EMDR terapisi, konuşma terapisi, hipnoz, destekleyici psikoterapi, aile terapisi, çocuk-ergen danışmanlığı gibi alanlarda destek vererek kişinin yaşamının daha kaliteli olmasına ve yaşadığı sorunlardan uzaklaşmasına yardım etmektedir.
Her ne kadar iki meslek dalı ayrı olsa da çoğu durumda birbirine yönlendirme ve tamamlama gibi ortak çalışmaları söz konusudur. Kurumumuz da etik ilkeler gereği ihtiyaç gördüğü danışanlarda psikiyatristlere yönlendirme tavsiyesi vererek iyileşme sürecini hızlandırma amacıyla bu duruma başvurur.

Karşıyaka Uzman Pedagog Uzmanı

Yetişkin ve bireysel terapisi dışında çocuk ve ergen alanında terapi desteği ihtiyacınız varsa Karşıyaka’da pedagog arıyorum diyen aile ve ebeveynlere yönelik çalışmalarda bulunmaktadır. Oyun terapisi, masal terapisi, psikoeğitim, ebeveyn danışmanlığı, sanat terapisi gibi birçok araçla çalışan uzman, Kağan AY Danışmanlık bünyesinde Karşıyaka pedagoji alanında çözüm odaklı olarak ailelere destek vermektedir.

Karşıyaka’da psikolojik danışmanlık merkezi arıyor ve psikolojik destek almak istiyorsanız bize iletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Eğitim, Atölye ve Yeniliklerden Haberdar Olmak için E-mail Bültenimize Kaydol