Ana Sayfa Blog Sayfa 11

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri

0

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir

Çocuğumda dikkat eksikliği hiperaktivite var mı nasıl anlarım? sorularına cevap veriyorum. Aileler çocuklarının davranışlarını ve hareketliliklerini gözlemleyip şüphelenebiliyorlar Bu yazımda DEHB’nin belli başlı belirtilerinden bahsedeceğim. Kendi çocuğunuzda bu belirtilerin hangileri var, ne derece var karşılaştırıp fikir edinebilirsiniz. Elbette baştan belirtmem gerekiyor ki biz Psikologlar dahi tanı/teşhis koyamıyoruz. Dolayısıyla ”aa evet çocuğumda varmış” ya da görece daha iyimser bir tavır takınıp ”oh be abartıyormuşum” gibi keskin yargılara girmeksizin az da olsa şüpheleriniz devam ederse bir psikiyatriste(her psikiyatrist değil, iyi araştırın) danışmanız gerekmekte.

Dikkat eksikliği ile ilgili başlıca belirtiler;

  • Ödevini, projesini yaparken etraftan gelen en ufak ses, gürültü, odaya yeni giren biri, TV’deki görüntü/seslerden kolay bir şekilde etkilenip başını sorumluluğundan kaldırıp çeldiriciye yöneltmesi.
  • Yapılması gereken bir şeye başlayamamak. Ödev, annenin verdiği evi süpürme görevini çoktan başlatması gerekirken daha başlamamıştır bile, akşam 8’de düğün var ve bütün ev ahalisi 6’da hazırlanmaya başlamıştır fakat çocuğunuz oralı bile değildir.
  • Bir şeye başlar fakat bitiremez. Birçok şeyi yarım kalır. Maymun iştahlı, daldan dala atlayan, bir şeyden çabuk bıkan damgası yer.
  • Süreklilik kötüdür. Normalde bir oturuşta bir ödevi bitiren çocuklara nazaran, Dikkat eksikliği / hiperaktivitesi bulunan çocuk sık sık su içmeye kalkar, tuvalete gider, silgisini veya başka bir eşyasını diğer odadan almaya kalkar.
  • Dalar gider. O an orada değildir. Etrafında olan bitenleri kaçırır. Şaşkın, şapşal görünümü sık sık verir.
  • Sakarlıkları sıktır. Bir şeyleri kırar, çarpar. Görece daha küçük çocuklarda motor beceriler zayıf olabilir. Bir nesneyi kavrama, tutma akranlarına göre kötüdür.
  • Konsantrasyon problemleri vardır. Neyle uğraşırsa uğraşsın(keyif aldığı aktiviteler hariç) kendini tam anlamıyla yaptığı şeye veremez. Kendini zorlarsa ya da anne-baba tarafından zorlanırsa yine de tam anlamıyla odaklanamaz ve sinirlenir, kötü hisseder, duygu durumuna yansır.(Öfke, suçluluk, yetersizlik, mahcubiyet, kendini yargılama, utanç)
  • Öğretmeninden dersi dinlemediği, camdan dışarıya daldığı, kendini anlattıklarına vermediği tarzı serzenişler gelir.
  • Belli süreden sonra okuduğu, çalıştığı dersi anlamadığını, kafasının almadığını söyler. Dipnot: Bu belirtiler hiperaktiviteyle beraber görülebilir. Sadece dikkat eksikliği boyutu görülen çocukların belirtilerinde yavaş hareket, yavaş zihinsel aktivite, sisli zihin, uykululuk hali gözlenebiliyor. Türkiye’de henüz literatürde yaygınlaşmamakla birlikte SCT olarak adlandırılan ”Yavaş Bilişsel Tempo” ayrı bir bozukluk olarak yer edecek kanısındayım. Hâla DEHB’nin bir alt kolu mu yoksa ayrı bir bozukluk mu bu tartışılıyor fakat kanıtlar sadece dikkat eksikliği bulunan belli popülasyonun SCT olabileceği yani ayrıca ele alınması gerektiği yönünde.Hiperaktivite/Dürtüsellik ile ilgili başlıca belirtiler;
  • Oturduğu yerde oturamaz. Elleri kıpır kıpırdır. Ayakları oynar, ileri geri sallanır.
  • TV izlerken normal oturuş pozisyonunda uzun süre kalamaz, başının üstünde durur, çeşitli değişik pozisyonlara girer.
  • Sakardır, başını bir yerlere çarpar. Kazaları çoktur. Anne-babaların çocuğunun kendine zarar vereceği kaygısıyla sürekli uyarması, ”dur düşeceksin, dikkat et” tarzı uyarıları sıktır.
  • Okulda arkadaşlarından ve/veya öğretmenden şikayetler gelir. Geçimsiz, uyumsuz, diğerlerine zarar veren davranışları olduğu söylenir.
  • Arkadaş sayısı azdır. Sosyal uyumu kötüdür.
  • Duygu patlamaları vardır. Reddedilmeye karşı toleransı düşüktür. Haksız çıkmak istemez, istediği olmazsa çatışmaktan kaçınmaz.
  • Sınıfta yerinden durmakta zorlanır. İzinsiz kalkar, dolaşır.
  • Karşısındakini dinlemek yerine konuşmayı tercih eder. Konuşmaları böler, dinler gibi görünüp karşısındakini aslında dinlemez. Bu, umursamaz görünmesine sebep olabilir. Bozukluk hakkında pek bilgisi olmayan ebeveynler bu sebeple kötü hisseder, çocuğuna karşı tutumu negatife kayabilir.

Genel itibariyle dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtileri bu şekilde ve benzerleridir. Bunlara ek olarak deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki; çocuğunuzda öfke kontrol problemleri, duygulanım problemleri, unutkanlık, organize olamama(dağınıklık), içe çekilme gibi durumlar mevcutsa, DEHB yine akla gelebilir. Diğer birçok psikiyatrik tanı ile karıştırılmaya müsaittir. Bu yüzden çocuğunuzu götüreceğiniz psikiyatristi mümkünse iyice araştırın. Tanı aşamasında da ilgisi ve titizliğine dikkat edin. Yaygın bilinen kanının aksine bozukluk çocukluk çağına özgü değildir. yaşam boyu sürmekte ve belirtiler değişmekle beraber yetişkinlikte hayatı daha da zorlamaktadır.

Bu yazımda çocuğunda DEHB olduğundan şüphe duyan ebeveynlere dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun belirtileri hakkında bilgilendirdim. Yazım ilgini çektiyse diğer yazılarımdan bazılarını aşağı bırakıyorum, göz atabilirsin.

İzmir’de Dikkat Testi Yapan Yerler

0

Çocuğunuzda, yakınınızda dikkat eksikliği ve hiperaktiviteden şüpheleniliyorsa ve var mı yok mu belirlenmek isteniyorsa, İzmir’de dikkat testi yapan yer arıyorsanız kısaca sizi bilgilendirmek isteriz. Amacınız bir an evvel dikkat testi yapan yer aramaksa iletişim sayfamızdan bize ulaşıp asistanımızdan dikkat testleri ile ilgili detaylı bilgi&randevu alabilirsiniz. Birçok ebeveyn çocuğu için bir şeyler yapmak üzere adım atmak istiyor. Psikiyatriye gidiliyor, dikkat eksikliği ve hiperaktivite şüphesi mevcutsa test istenebiliyor. Bu noktada bu testlerle ilgili özet bilgi paylaşmak isteriz.

İzmir’de olsun, Türkiye’de hatta dünyada kanıtlanmış, dikkat eksikliğini ve alakalı diğer faktörleri yordayan bilimsel 2 test mevcut. CAS(Cognitive Assessment System) ve WISC-R.
Çocuk psikiyatristleri ailelerden test isterken öncelikle bu testleri göz önünde bulundurur.

İzmir’de Dikkat Testi Yaptıracağım, Neleri Ölçer Bu Test

Dikkat testlerinde çocuğun işitsel, görsel, planlama yetenekleri, akademik hayatındaki başarıları, zeka seviyesi gibi birçok farklı alanı ölçebiliyoruz. Bu bilgiler neticesinde çocuğun nasıl ders çalışması gerektiği, güçlü ve geri yanları gibi bilgiler yapı oluşturmada yardımcı oluyor. Daha da önemlisi çocuğumda dikkat eksikliği var mı? sorusuna cevap ararken destekleyici bir gösterge niteliği taşıyor.
CAS Testi 1 ila 2 saat arası sürmektedir.

Dikkat Testi Yaptırdım Şimdi Ne Olacak

İzmirde testinizi yaptırdıktan sonra sonuçlar çocuk psikiyatristiyle paylaşılır. Doktorunuz test sonuçlarını da değerlendirerek çocuğunuzda dikkat eksikliği ve hiperaktivite olup olmadığına karar verecektir. Değerli ebeveynler, unutmayın ki teşhisi sadece çocuk psikiyatristi koymaya yetkilidir. Psikolog, pedagog, özel eğitim vb. gibi meslek dallarından karamsar geribildirim alıp moralini bozan birçok aile ile karşılaşmış bir kurum olarak henüz resmi teşhis yoksa ve sadece şüpheler varsa öncelikle bir çocuk psikiyatristine gitmenizi öneririz.

Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocuğa Nasıl Davranmalı

0

Birçok danışanımdan aynı soruyu alıyorum: Çocuğumda dikkat eksikliği hiperaktivite var çocuğuma nasıl davranmalıyım? ”Bazen sinirlerime hakim olamıyorum ve bağırıyorum, pişman olacağım şeyler söylüyorum, fiziksel olarak hırpalayabiliyorum, dövüyorum” Özellikle annelerden duymaya alışık olduğumuz cümleler. Dışarıdan bakıldığında ilk etapta ‘kötü anne imajı’ göze batsa da DEHB’li çocuk/çocuklarla yaşamanın zorluklarını onlar biliyor. Fakat yine de ne olursa olsun birer ebeveyn olarak üstüne düşeni herkesin yapması sorumluluk sahibi olmanın gereğidir. Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite zorlayıcı ve zaman zaman da işlerin çığrından çıkmasına sebep olan bir bozukluk olsa da anne baba ve diğer bakım verenlerin etkili eğitimi ve bilinçlendirilmeleriyle birçok aile içi problemi çözüme kavuşturabiliyoruz.

Çocuğum Neden Kışkırtıcı ve Sinir Bozucu Davranıyor

Aslında çocuğunuzun sizi bilerek sinir etmesi gibi bir durum söz konusu değil. Bozukluğun getirdiği bazı durumlar sonucu çocuğunuz sizin direktifleriniz ya da beklentileriniz doğrultusunda hareket edemiyor. Bunun başlıca karakteristik özelliklerinden paylaşayım. Kısa süreli hafızaları normal beyinlere göre daha az işlevsel dolayısıyla unutabiliyorlar, az önce yaşanan şeyi/söylenenleri akıllarında tutamıyorlar. Bu da ”daha sana yeni söylemedim mi?” tarzı ebeveyn söylemlerine yol açıyor.

Organize olmada ciddi zorluk yaşıyorlar. Çok acil evden çıkmanız gerekiyor ve çocuğunuzun üstünü hemen giymesini söylediniz. Fakat tabletine dalmış devam ediyor. Çorabını bile giymemiş ve tepeniz atıyor. Zamana yayılan sürelerde dahi işlere başlayamama, düzene koyamama ve devam ettirememe söz konusuyken, stresli ve kısıtlı bir süre zarfında DEHB’li çocuklardan pratik ve işlevsel olmalarını beklemek çok gerçekçi değil. Dolayısıyla çatışmalar meydana gelebiliyor.

İlgilerini çekmeyen her şeye mesafeliler dolayısıyla ev işlerine yardım etme, dağıttığını toplama, ödev yapma, istenilen yardıma koşma gibi normalde çok keyifli gelmeyen aktivitelere karşı kayıtsız kalabiliyorlar. Özellikle ev hanımları bu tür tutumları tolere etmede afallayabiliyor. Çocuklarının evle ilgili konularda sorumluluk almadığını, umrunda olmadıklarını düşünebiliyorlar fakat çocuk bunu bilerek yapmıyor. Beyin yapısındaki farklılıktan ötürü gelen vaziyetin kurbanı oluyor.

Peki Bütün Bunları Anladım, Nasıl Davranmalıyım

Öncelikle yukarıdaki örneklediğim 3 durum gibi çocuğunuzun birçok nörolojik zorlukla sürekli halde iç içe yaşadığını kabul etmelisiniz. Bu hem sizi rahatlatacak hem de çocuğunuza karşı daha merhametli ve kabullenici yaklaşmanızı sağlayacak.

Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteli çocuklar, diğer çocuklara nazaran daha fazla koçluk, rehberlik ve yönlendirmeye ihtiyaç duyarlar. Çünkü kendi başlarına hayatlarını organize edemezler, zamanı kullanamazlar(geç kalırlar, okula gitme ya da akşam oyundan eve dönme vaktinin farkına varamazlar). Dolayısıyla çocuğunuzun anne babası olmanın yanında onun danışmanı da olmalısınız. Tabii bunu sürekli dikte ve emir kipiyle değil bir hatırlatıcı, yardımsever bir yakın üslubuyla yapmalısınız. Biliyoruz ki birçok DEHB‘li sürekli birşeylerin kendisine söylenmesini, yapılmasını istenmesini hoş karşılamıyor. Bu uzun vadede onların özgüven ve öz saygılarına yansıyor.

Dışarıda, okulda, arkadaş çevresinde DEHB’li çocuklar diğer çocuklara göre daha fazla dışlanmaya, eleştiriye maruz kalıyor. Bunun bilincinde olarak en azından ebeveynleri sıfatıyla daha şefkatli ve kabullenici olmaya çalışın. Emin olun buna açlar. Savrulmuşluk ve itilmişlik hissinden bir nebze de olsa kaçmak istiyorlar. Sıcak bir kabul onlar için büyük anlam ifade eder. Hele ki ebeveynlerinden gelirse…

Sinirlendiğinizde jest, mimik ve beden dilinizi saklamaya çalışın. Hiçbir şey ima etmeden, aşağılamadan ortamdan kısa da olsa uzaklaşmaya bakın. Hastalığı aklınıza getirin ve çocuğunuzun özel durumunun şuanki duruma sebep olabileceğini ihtimal dahilinde bulundurun. Bundan önce bağırıp çağırdıysanız işe yaradı mı? Şimdi de işe yaramayacak emin olun. İşe yaramamasından öte uzun vadede size karşı itinme bile gerçekleştirebilir. Amacımız onları kaybetmek değil kabullenmek. Dolayısıyla sinirlerimizi kontrol altında tutmayı pratik ederek öğrenmemiz şart olacak. Bununla ilgili detaylı bilgiyi gelecek yazılarımda, videolarımda ve hali hazırdaki Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ile ilgili Eğitimimde bulabilirsin. Güzel yollar kat ettik, seni de aramızda görmek isteriz.

Neurofeedback Dikkat Eksikliğini Tedavi Eder mi

0

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bulunan çocukların gerek İzmir’de danışan anne – babaların gerek online verdiğim DEHB Eğitimim’de bulunanlar gerek de sosyal medya hesaplarıma gelen soruların bir kısmı ortak; ”Çocuğumun dikkat eksikliğini neurofeedback tedavi eder mi?”’ ‘İnternette gördüm neurofeedback DEHB’yi tedavi ediyormuş” ”Çocuğum için çare olur mu?”

Bu sorularda ortak payda olarak ebeveynlerin çocuklarının problemine bir an önce müdahale etmek hatta tedavi etmek için çabaladıklarıdır. Onları anlıyorum. Ellerinden geleni yapmak için fedakarlıktan kaçınmayacaklardır. Fakat hangi yolda? Neurofeedback dikkat eksikliğini tedavi eder mi? sorusuna yanıt verebilmek için bu sistemin detaylı analizini yapalım. Beraber bakalım;

  • Neurofeedback geçerli bir tedavi midir değil midir diye dünyada bir çalışma yok. Bazı çalışmalarda ise etkililiği kanıtlanmamış. Yani dikkati artırıcı herhangi bir etkisine rastlanmamış.
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteye sahip çocuklarda neurofeedback in kullanıldığı durumlarda hastalığın kaybolmadığı biliniyor. Dolayısıyla buna tedavi gözüyle bakamayız. Kaldı ki hastalığı yenmek bir yana etkililiği dahi belli değil. Devam edelim. Birçok mağdur var. İnternetten araştırabilirsiniz ve daha sağlıklısı etrafta neurofeedback kullanmış anne babalardan geri bildirim alın. En objektif dönüşü size onlar yapacaktır.
  • Neurofeedback illa ki ebeveynler tarafından tercih edildiğinde bile sadece dikkat ile ilgili çalışılır. Hiperaktivite, dürtüsellik, davranım bozuklukları, sosyal ilişkiler, aile ve arkadaşlarla kurulan iletişim gibi DEHB’nin birçok diğer boyutunu kaçırır.
  • Neurofeedback genel itibariyle 40 seanslık oturumlarda hizmet veriyor. Bu bende ticari bir izlenim uyandırıyor. İşe yarasa 100 seans da götürür çocuklarını anne babalar. Fakat etkisi kanıtlanmamış ve sayısız olumsuz yorumun bulunduğu bu yönteme ciddi paralar dökülmesi bana etik gelmiyor. Bunun yanında neurofeedback uygulanan kuruma kiminin evi uzak, dereyi tepeyi aşıp gidiyor. Çocuğunu okuldan kendini işinden alıkoyacak ebeveynler 40 seans. Hem zaman hem maddi açıdan büyük külfet.

Son olarak duruma mantık boyutundan yaklaşınca, çocuğa bağlanan bir cihazla hastalık iyileştiriliyor ise psikologlar, psikiyatristler ve ilaç şirketlerine gerek yok? Davranış terapilerine, yönlendirmelere, beslenme, uyku, sosyal ilişkilerin geliştirilmesine gerek kalmıyor. Fakat gerçek hayata indiğimizde durum öyle olmuyor…

Bu yazımda neurofeedback dikkat eksikliğini tedavi eder mi? sorunuza yanıt verdim. Siz de kendi araştırmanızı etraflıca yapın, zamanınız ve çocuğunuz sizin için değerli. DEHB ile ilgili diğer yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz. Herkese bol şans!

Çocuklarda Dikkat Eksikliği Bitkisel Tedavisinde Göz Önünde Tutulması Gerekenler

0

Çocuklarda Dikkat Eksikliği Bitkisel Tedavisi

Hoşgeldin. Dikkat eksikliği bulunan bir çocuk anne-babası isen ve çocuğun için daha iyi ne yapabilirim diyorsan bu sayfada olmanı anlıyorum. Yazıma ”hoşgeldin” diye başladım çünkü nasıl zor durumlarda olduğunu/olduğunuzu tahmin edebiliyorum; seninle aynı durumda olan yüzlerce danışanımdan yola çıkarak… Teşhis konuldu, ilaç tavsiye edildi. Fakat bu konuda kararsızsın çünkü ilaçlar hakkında birçok olumsuz şey duydun ve çocuğunu önemsiyorsun. tereddüttesin. Dolayısıyla alternatif bir çözüm yolu arıyorsun haklı olarak. Senelerdir DEHB çalışan biri olarak sana bir cevap olacağım.

Bitkisel Çözümlere Kalkışmadan İyi Araştır

Özellikle internet ortamında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için birçok kaynaktan bitkisel ”çözüm” tarzında içeriklere rastlıyorum. Bazıları kısmen doğru bilgileri almış, hala içeriklerinin bir kısmı yanlışlıklarla dolu. Birçoğu ise tamamen kopyala – yapıştıra dayalı etkisiz tavsiyeler. Acaba kaç ebeveyn bunların doğruluğunu sorgulamadan çocuklarına uygulamıştır, tahmin edemiyorum dahi…

Bitkiler elbette zararlı değildir tek bir şartla; miktarını ve sıklığını ayarladıkça. Her şeyin fazlası zarar. Doğada yetişen, tamamen organik olan bitkiler gereğinden fazla alındığında ilaçlardan dahi zararlı olabiliyor. Dolayısıyla bu tür bilgileri aldığın kaynaklarda alınması gereken miktar tarzında dozajla ilgili detay verilmediyse uzak durursan daha iyi olacaktır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktiviteye Ne İyi Gelir

Vitamin mi, mineral mi, belirli bitkiler mi; ne iyi gelir? Hangi bitki neye yarar? Aşırı hareketliliği yani hiperaktivite boyutunu ne dinginleştirir, hangileri dikkati toplamada ve yoğunlaşmada işe yarar? Bunlara hakim olmak çocuklarda dikkat eksikliği bitkisel tedavisi için ilk şart. Neyi ne zaman kullanacağımızı biliyor olmamız lazım. Aksi halde yarardan çok boşa kürek çekmiş olabiliriz.

İlaç – Kullanan ve kullanmayan

Ebeveynlerin DEHB sahibi çocuklarına ilaç kullandırmak istememesinin en büyük sebebi yan etkileri. Onları anlamak mümkün. Çeşitli çevrelerde bu ebeveynlere orantısız eleştiriler ve yargılamalar görüyorum, üzülüyorum. Durumu çekmeyen, içinde bulunmayanlar istediği gibi konuşacaktır. İlacı kullanan/kullandırana da saygı duyacağız tersine de. Hali hazırda çocuğunda kilo problemleri olan ve görece zayıf çocuğunun ilaçla birlikte daha da iştahsız olması ve kilo vermesinin kaygılandırması sıradışı değil. Ya da hareketliliği azalan fakat öfke ve parlamaları gözle görülür artan çocukların anne babalarının yaşadığı soru işaretleri görmezden gelinmemeli.

Doğanın Yan Etkisi Olmaz; Doğru Kullanılırsa

Bitkisel tedavilerin kamuoyunda hak ettiği değeri görmesiyle beraber araştırılmalara girişildi. Çeşitli kaynaklardan ne neye iyi gelir öğrenilmeye çalışılıyor, güzel. Fakat neyin iyi geldiği kadar ne kadarının ve ne zaman kullanılması gerektiğinin de etkili olduğunu söyleyebilirim. Diğer yandan DEHB gibi çetin bir bozuklukta da her kişiden bilgi/tavsiye alınmaması gerekiyor. Bozukluğun 3 boyutu var. Bunlar ayrı ayrı da bulunabiliyor beraber de. Bütün faktörlerin ayrı ayrı ele alınıp sürece başlanmalı. Bitkisel destek sağlamaya niyetliyseniz ve yardım arıyorsanız, uzmanın bitkiler, vitaminler, mineraller hakkında ne denli bilgi sahibi olduğuna ve bunun yanında dikkat eksikliği ve hiperaktivite alanında da yetkin olduğuna dikkat etmeniz yerinde olacaktır. Sağlıcakla!

DEHB yi Anlamak

0

DEHB; odaklanma, dürtü-kontrol ve aşırı hareketlilikle tanımlı, günlük işleyişi bozabilen bir beyin hastalığıdır. Beyin yapısı ve bağlarındaki farklılıktan kaynaklanır. Genellikle kalıtsaldır yani aile içinde bulunma olasılığı yüksek.

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu çocukluk çağındaki en yaygın bozukluklardan biridir. Çocukların başta okul ve ev hayatında olmak üzere bütün hayat standardını etkiler. Çocuğunun DEHB’li olduğundan şüpheleniyorsun ya da teşhisi hali hazırda konmuş olabilir. Bu durum kafanda birçok soru işaretine sebebiyet verebilir; DEHB nelerdir? Belirtileri nedir? Çocuğuma nasıl yardım edebilirim?

DEHB’nin zorluklarını bilmek çocuğun için en iyi yardımı almanı sağlayacaktır. Birçok psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi dikkat eksikliği ve hiperaktivitede de ‘farkındalık’ önemlidir. Bu yazımda temel bilgileri, ipuçlarını ve görüşlerimi bulacaksın.

DEHB Tam Olarak Nedir

En kısa haliyle tanımlayacak olursam çeşitli yürütme becerilerindeki aksaklık, eksiklik diyebiliriz. Çalışan hafızada bozukluk, odaklanma, düzenleme(DEHB’li çocuklarda düzen problemi bariz göze çarpar) gibi… Beyin gelişimindeki değişiklik ve bağlardaki farklılıktan meydana gelir. Kalıtımsaldır. Herkes hayatında bir kere de olsa, bir süre de olsa DEHB semptomları gösterebilir. Fakat tanı alabilmek için çocuğun yaşıtlarına nazaran büyük problemler yaşaması, işlevini bozması gibi durumlar göz önüne alınır. Ve tabii sadece bir ortamda gözlenirse tanı alması için yeterli olmaz. Birden fazla yerde semptomları göstermesi gerekir; ev, okul, oyun alanları. Buradaki amaç spesifik bir yerde yaşanan problemin sebep olmadığından emin olma.

Türkiye’de toplam çocuk nüfusunun %5’i ve %10’u arasında bulunduğu tahmin edilir. Uzun senelerdir bu hastalığın sadece çocuklarda olduğu düşünüldü. Fakat yetişkinlerde de DEHB bulunabildiği deneyimlendi. Çocukların yarısı yetişkinlik hayatına bu hastalıkla beraber büyüyor… Diğer yandan erkeklere özgü olduğu sanılıyordu; biliyoruz ki oranı düşük de olsa kadınlarda da görülmekte.

DEHB li Çocukların Mücadele Ettiği Başlıca Problemler;

Çalışan hafıza
Duygu yönetimi
Öz düzenleme
Organizasyon ve Plan
Esnek düşünebilme

DEHB Semptomları – İşaretleri

Bozukluğun 3 temel belirtisi var; dürtüsellik, dikkat dağınıklığı, hiperaktivite. Her çocukta farklı belirtiler ayrı ayrı görülebilir, hepsi bir arada bulunabilir. Yetişkinliğe geçişte bu belirtiler kaybolabilir. Fakat kesin değil. Birçok DEHB’li hastalığı tüm hayatında yaşıyor.
Hiperaktiviteli çocukların genel görünümü hemen her zaman hareket halinde olmaları, eli dursa ayağı durmaz denilen çocuklardır. Evde ve okulda davranış sorunları ile gelirler. Bu yüzden davranım bozukluğuyla karıştırılması ihtimaldir. Kaldı ki zaten davranım bozukluğu ile birlikte sık görülür.
Bazı çocuklarda ise bu tür belirtilere hiç rastlanmaz. Fakat çocuk DEHB tanısı almıştır. Nasıl? Çünkü yazımda da belirttiğim gibi bazı çocuklar sadece belli belirtileri barındırabilir. Dikkat eksikliği bulunup hiperaktivitesi-dürtüselliği bulunmayan tip dediğimiz kol budur. DEB ya da Hiperaktivite olmayan DEHB olarak adlandırabiliriz.

DEHB yönetici işlevlerin yerine getirilmesindeki eksikliklerle karakterize bir bozukluktur. Dolayısıyla;

Zaman yönetimi
Organize olma ve kalma
Duyguların kontrolü ve yönetimi
Dikkatini verme ve hatırlama
Odaklanmayı bir şeyden ayırıp başka bir şeye yöneltme
Görev, ödev ve sorumluluklara başlama
Bir şey söylemeden ve yapmadan önce düşünme

gibi konularda problemler yaşarlar.

Bütün bunlara ek olarak dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ebeveynlerinin çok tanıdık bulacağı bir durumla devam ediyorum. ”Dikkati eksik/dağınık olan çocuğum sevdiği şeylere öyle bir odaklanıyor ki bazen diyorum bu nasıl dikkat eksikliği” Bu tarz serzenişe benzer geribildirimleri çok alıyoruz. Ebeveyn de kendince haklı fakat şaşırmalarının sebebi DEHB ile ilgili yeterli bilgiye sahip olunmaması. Hiperfokus dediğimiz aşırı odaklanma hali DEHB’li çocuklarda karakterizedir ve sevdiği şeylerle kesinlikle ara vermeden saatlerce vakit geçirebilirler. İsimleriyle seslenilse bile dönüp bakmazlar.

Diğer yandan ödev yapmak ve ders çalışmak gibi sorumluluklarda ciddi yetersizlikler görülebiliyor. Buradaki kıstas çocuğun iradesizliği ya da işine gelmemesi değil gerçekten bu tür ”sıkıcı” aktivitelere çocuğun dikkatini ve odağını toplayamamasıdır.

Sevdikleri ve istedikleri şeylere yönelmek isterler. Bunda da başarılıdırlar. Şimdi hepimiz bu durumu kendimiz için düşünelim; Sevmediğiniz, zorla yaptığınız şeylerde ne kadar mutlusunuz ve başarılısınız?

Bazı çocuklar dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtilerini okul öncesinde gösterirler. Çoğu için ise 3. 4. sınıftan önce çok net belirtiler gözlenemez. Hatta birçok çocuk için de orta okul ve lisenin zor ve çetrefilli dersleriyle karşılaşasıya kadar örtük kalabilir. Özellikle zeka ve becerileri normalin üstünde olan çocuklarda bu durumu daha sık gözlerim.

Yardımcı olması için senin veya çocuğunun öğretmeninin belli sınıflarda gözlemleyebileceği belirtileri paylaşıyorum;

       Okul öncesi – 2. sınıf

  • Talimatları yok sayma ve takip etmeme.
  • Eşyaları izinsiz alma
  • Kolayca hayal kırıklığına uğraması
  • Durup dinlemesi için sık sık uyarılması
  • Görev/aktivitelere başlamakta zorluk yaşaması
  • Sessiz olması beklendiği zamanlarda yerinden kalkması, huzursuzlanması, konuşması.

       3. sınıf – 7. sınıf

  •  Gündüz düşleri ve dikkatin kolayca dağılması.
  • Eşyalarını sık sık kaybetme, unutma.
  • Dinlenememiş hissetme.
  • Ev ödevlerini unutmak
  • Birşey yapmadan önce sonuçları hesaplamamak.
  • Görevleri, projeleri makul bir zaman diliminde bitirememek.

       Gençlik dönemi

  • Organize olma ve öncelikleri belirlemede başarısızlık
  • Dürtüsel davranışlar.
  • Huzursuzluk ve çok fazla konuşma.
  • Son günü verilmiş ödev ve projeleri yetiştirmede güçlükler.
  • Okuduklarını sıkça tekrar okumak
  • Ödevleri hızlıca yapma isteği, dolayısıyla sık sık hatalar meydana gelir.

DEHB’li çocuklarda bu bozukluğun yanında başka problemler/farklılıklar da mevcut olabiliyor. Okul ve eğitim hayatlarını olumsuz etkiler. Aşağıda bunlardan bahsettim. 

DEHB ile Birlikte Ortaya Çıkabilen Sorunlar

DEHB bir öğrenme bozukluğu olmamasına rağmen sık sık öğrenme bozukluklarıyla beraber görülür. Disleksi, diskalkuli, disgrafi gibi. Diğer yandan depresyon, anksiyete gibi ruh sağlığını ciddi anlamda etkileyen psikolojik rahatsızlıkları da bulundurmaları, normalden fazladır.

Yönetici ve düzenleyici kabiliyeti zayıf olabilir. DEHB’nin semptomları ve zorlu sonuçları olarak biliyoruz ki düzenleme, organize etme, sürdürebilme yetileri zayıftır. Dikkati verme, kendini kontrol, hafıza gibi konularda sıkıntılar yaşanabilir.

Disleksi dikkat eksikliği ve bozukluğuna sahip çocukların %20 ve %40 arasında görülüyor. Okumada çok zorlanırlar. Senin de çocuğun özellikle 1. ve 2. sınıftaysa ve okumada problemler yaşıyorsanız disleksi ihtimali akıllarda bulundurulmalı.

Diskalkuli ve Disgrafi sırayla matematikte ve yazıdaki sorunlardır.

Süreci yavaştan almak her DEHB de görülmeyebilir fakat bazı çocuklarda gözlemlenebilir. Herhangi bir şeye başlamada zorluk çeker, isteksiz başlar. Başladıktan sonra yoğunlaşamaz ve kendini veremez. Dahası durumunu tahayyül edemez, yavaş mı hızlı mı, işler yolunda mı kestiremez. Tabii ileri yaşlarda hastalığı devam ederse ergenlik ve yetişkinlikle beraber başarısızlık duyguları, yetersizlik düşünceleriyle farkında olabilir. Bu da depresyon, anksiyete gibi rahatsızlıklara yol açabiliyor.

Duyusal girdileri işlemede kontrolü sağlayamamak bu çocuklar için zorlayıcıdır. Hepimiz bilinçli ya da bilinçdışı istediğimiz, işimize yarayan duyuları alırız. Gereksizleri filtreleriz. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitede bu daha çetin olabiliyor çünkü dış uyaranlar bombardımanına tutulmuş çocuk boğulmuşluk hissi yaşayabiliyor. İrrite oluyor.

Sosyal ipuçlarında yetersizlik gün içinde birçok insanlar karşılaşıyoruz. Fakat hepsiyle iletişimimiz konuşarak olamıyor. Bunun için vaktimiz de enerjimizd de kısıtlı ve kıymetli. Dolayısıyla vücut dili, mimikler, kültüre özgü göz kaş işaretleri, el kol hareketleri gibi sözsüz iletişimde kullanılan mesajları alma ve anlama konusunda DEHB li çocuklar malesef daha yetersiz kalabiliyor. Bu da akranlarıyla ve çevresiyle uyumunu, sosyal yeteneklerinin kısıtlanmasına yol açıyor. İş daha ileri boyuta varırsa dışlanmaya varabilir.

Anksiyete ve Depresyon dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin ikincil problemleridir ve meydana gelmeleri DEHB’si olmayan çocuklara nazaran kat kat fazladır. Dikkat eksikliği boyutu olanlarda başarısızlık, çabalamasına rağmen pranga varmış gibi sonuç alamama dolayısıyla yetersizlik ve nihai depresyona varan sorunlar büyüyebilir. Hiperaktivite kolundaki çocuklarda ise sürekli eleştirilme, uyarılma, dışlanma gibi negatif girdilerle çocuk anksiyete gibi ruhsal rahatsızlıklar yaşayabilir. Bu da çok çeşitli diğer rahatsızlıklara gebe olmanın başlıcasıdır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivitede en dikkat edilmesi ve üstünde durulması gereken konuların başında görüyorum.

DEHB yi Ortaya Çıkaran Muhtemel Sebepler

Son yıllarda Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteye neyin sebep olduğuna dair çeşitli araştırmalar yapıldı. Beyin görüntülemeleri başta. DEHB li olmayan çocuklarla olanların beyin gelişimleri arasında belirgin fark yoktur. Belli spesifik bölümlerde ise 3 senelik gelişim gecikmesi gözlenir. Bunlar yönetim bölümleridir. Bu sebeple DEHB çocukları, akranlarına göre 3 yaş daha az olgun ve genç davranabilirler.

Öte yandan beynin birbiriyle iletişimde bulunabilmesini sağlayan ağlarda farklılık bulunduğu da görüldü. Beyin kimyasının normalden farklı olduğu da ortada. Bu farklılıklar zekayla, IQ ile EQ ile alakalı değil. Bu tür farklılıklar hemen bir gerilik ya da eksiklik olarak addedilebilir. Yanlıştır. DEHB’li çocuklar akranlarıyla aynı metal yapıdadırlar, hatta belli özelliklerinden ötürü sivrilebiliyorlar.

Genetik ise en ön planda olan etmen. Dikkat eksikliği olan çocuğun ebeneynlerinden en azından birinin DEHB olma ihtimali %25. Ve aileden birinde DEHB varsa diğerlerinden birinde olma olasılığı da artıyor.

DEHB de Tanı Koyulması

Üstünde en çok durmak istediğim konu. Şuanki sistemde ne denli titizlikle yapıldığını hep kuşkuyla takip ettiğim, hastalıkla ilgili dönüm noktası süreç.
Sebebi şudur ki bu bozukluk yukarıda da belirttiğim gibi birçok hastalıkla beraber görülebiliyor ve bir kısmıyla da karıştırılmaya müsait. Dolayısıyla teşhis aşamasında titiz davranılması gerekiyor.

Yabancı bir anneden şu cümleyi duyduğumda ve doktorundan da teyid ettiğini öğrendiğimde doğru teşhisin önemini tekrar anlamıştım;

Kızımın DEHB’ye sahip olduğu söylenmişti. Fakat şunu fark ettim ki kızım gece uykularında hep ağzı açık uyuyor ve sık sık uyanıyor. Ağlıyor. Huzursuzlanıyor. Bu tür durumların sık ve yoğun olduğu günlerde gün içinde daha agresif, çatışmalı ve sinirli olduğunu gözlemledim. Araştırma yaptım ve DEHB’nin dürtüsel ve hiperaktif boyutunun belirtilerinin uyku hastalıklarıyla benzer olduğunu gördüm. Kızım sadece uyku apnesiymiş…

DEHB teşhisinde kan testi ya da beyin görüntüleme gibi kesin yöntemler yoktur. Teşhisi koyacak uzman, birçok farklı faktörden bilgi toplayarak çocukta Dikkat eksikliği ve/veya hiperaktivite olup olmadığına ulaşmalıdır. Çocuğun genel davranışları üzerine sorular, çocuğun kendisi ve aileyle klinik görüşme olmazsa olmazdır. Ebeveynlere çocuğun geçmiş ve şuanki durumuyla ilgili detaylı sorular yöneltilir. Çocuğun evde, okulda, kreşte, arkadaşlarıyla dışarıda bulunduğu zamanlardaki davranışları istenir. Bu noktada önemli olan uzmanın DEHB hakkında yetkin olmasıdır.

Ülkemizde teşhisi psikiyatristler koymaktadır. Fakat ilk etapta DEHB üzerine uzman bir psikologa danışılıp belirtiler, süreler, kuşkular ve diğer akıldaki sorular cevaplanabilir. Biliyoruz ki bazı psikiyatristler tanı sürecinde aceleci davranabiliyorlar.

DEHB de Profesyonel Destek

Bu bölümde ebeveynlere daha parlak şeyler yazmak isterdim fakat malesef halk arasında olduğu kadar ruh sağlığı uzmanları arasında da DEHB çok fazla çalışılmıyor ve gereken önem arz edilmiyor. Bu yüzden çocuğunun DEHB’si için bir uzmandan destek alma sürecindeysen her psikolojik hastalıkta olandan daha fazla araştırma yapman önemli olacak. Çünkü bu hastalığa sahip çocuklarda ilerleme gerçekleştirmek için zorlu ve çok başlı bir süreç seni bekliyor. Uzmanın müdahaleleri ve yönlendirmeleri önemli. Klasik psikoterapiden ziyade rehberlik ve danışmanlık yapısıyla ilerlenmesi gerektiğinden uzmanın DEHB üzerine donanımı araştırılmalı. Bipolar ve şizofreni üzerine uzmanlaşmış bir ruh sağlığı çalışanından DEHB üzerine destek vermesi ne derece makul? Sonuç alınmaya odaklanmalı. Süreci en verimli yönetecek ehil kişilerle yürütmeli. Para ve zaman çöpe atılmamalı.

Sen Çocuğuna Nasıl Yardımcı Olabilirsin

Ebeveynlerin dikkat eksikliği hakkında donanımlı ve eğitimli olması başlıca iş olmalı. Bu bozuklukta en büyük yanlışlıklar ”yanlış bilinen doğrular”dan kaynaklanıyor. Çocuğun hal ve hareketlerinin bilerek ve kışkırtmaya yönelik olduğu algısı, çocuğa karşı sözel ve fiziksel şiddete dahi dönüşüyor. Dolayısıyla en başta bu hastalıkla ilgili bilgilenin. Uzmandan, kitaplardan, internetten(her bilgiye inanmamak kaydıyla) kendinizi geliştirin. DEHB’li çocuk yapısı itibariyle yaşamı boyu örselenmeye ve yadırganmaya fazlasıyla maruz kalabildiği için, aile ve öğretmenlerinin desteği ve yerinde müdahaleleri bir hayatı değiştirebilecek potansiyeldedir.

  • DEHB Nedir ve Ne değildir iyi ayırt edilmeli
  • DEHB nin sadece noksan yanları değil güçlü yanları da vardır. Bunlar öğrenilip çocuğa göre uygulanmalı.
  • Uygun direktifleri verme konusunda kendini eğitmek
  • Gevşeme ve yavaşlama(zihnen ve bedenen) egzersizlerini öğretmek
  • Edinilen bilgilerle birlikte öğretmenle işbirliği
  • Kendi stres ve ruh sağlığını kontrol

Ve birçok konuda ebeveynlerin önce kendini geliştirmesi ve yetiştirmesi şart. Çocuğun, gerek yaşı gerek de içinde bulunduğu durum dolayısıyla kendine yardım konusunda yetersiz kalmakta. Bozukluğun bir getirisi olarak da DEHB’li çocuklarımızda kendini izlem ve sonuç çıkarma sorunları da mevcut olabiliyor. Dolayısıyla bir anne – baba olarak senin payın daha da önem kazanıyor. Ne kadar çok bilinçlenirsen çocuğuna o kadar faydalı olacaksın.

Uçaklarda olağandışı durumlarda ”gaz maskesini önce kendine tak, sonra yanındakine” yazar. Sosyal desteğe ve motivasyona belki de en çok ihtiyacı olan çocuklarımıza en büyük destek önce anne-baba ve öğretmenlerden gelmelidir. Özgüveni, öz saygısı düşmeye yatkın, intihar eğilimi akranlarından daha yüksek çocuklar için ne yapılsa azdır. Yetkin bir uzmandan danışmanlık almak akılda bulundurulmalı. Çocuklar bu hastalıkla baş başa bırakılamayacak kadar bizim için önemli. Sağlıcakla!

Hiperaktivite Nasıl Azaltılır

0

Birçok anne-baba çocuklarının aşırı hareketli olması, ev veya okulda ”yaramazlık” boyutunda aşırı davranışları olduğu ve ara ara şikayet geldiğiyle ilgili danışıyor. Çocukların pasif ve hiçbir şekilde girişken olmadığı bir durumu istemezken bunun yanında aşırılıkları ve anne-babaların da hakkını vererek güç duruma düşmeyi de normal karşılamıyorum. Fakat bu güçlüklerin bir nedeni varsa, hele ki geçerli bir nedeni varsa ebeveynlerin hiperaktivite nasıl azaltılır kaygılarını da kulak ardı edemem.

Öncelikle dikkat eksikliği ve hiperaktivite teşhisi konmuş bir çocuğun aşırı davranışlarının, hareketliliğinin çok büyük bir kısmının(yanlış aile içi iletişim-uyum sorunları haricinde) hastalıktan kaynaklandığını ve ”bilerek, kızdırmak için” yapmadığının farkında olmalısın. Bu noktada durum beyin kimyası ve nörolojik boyutta olduğu için hiperaktivite nasıl azaltılır soruna cevabı 2 yolla vereceğim;

İlaç kullanımı Ebeveyn-çocuk eğitimi

Evet, güzel bir çocuğumuz var fakat aynı zamanda biraz(bayağı bir) hareketli. Eli dursa ayağı durmuyor. Sürekli aksiyon halinde. Teşhis almış, klasik tedavi modeli olan ilaç önerilmiş. Ben çok detaya girmeden dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin patolojik yapısıyla ilgili bilgilendireceğim seni;

DEHB’li bireylerin beyinleri dopamin ve noradrenaline açtır. Diğer insanlardan daha az bulunur. Dolayısıyla sürekli bir uyarılma isteği, atraksiyonla iç içe olma güdüsü çocuğa yapışır. Bu yaklaşım, DEHB bireylerinin özellikle yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde( ergenlik ve sonrası) madde bağımlılıklarına diğer insanlardan daha yüksek oranda eğilimli olmalarını da açıklar. ilaçlarla bu düzensizlik dengelensin amacı güdülür.
fakat çeşitli sebeplerle ebeveynler çocuklarına ilaçları kullandırmak istemiyor.

Birkaç sebep sıralarsam;

İlaç her bünyede farklı etki yapabiliyor, bazısı için olumlu sonuçlar verirken yaklaşık %30’luk kısımda çalışmadığı görülüyor. Yan etkiler, uyku problemleri, ağızda kuruluk, kolay sinirlenme(irritabilite) gibi sebepler bulunabiliyor. İlaçlı da olsa ilaçsız da olsa hiperaktivite nasıl azaltılır sorusu için ikinci tedavi yaklaşımı şart: Ebeveyn – çocuk eğitimi.

Çocuk neye sahip olduğuyla ilgili bilgilendirilmeli. Ebeveynler nasıl bir özel durumu çocuklarının barındırdıklarıyla ilgili farkındalık sahibi olmalı. İlk adım budur. İşler buradan sonra çözülmeye ve rahatlamalara açılan kapılar aralanmaktadır. DEHB’ye kötü-yanlış ebeveyn tutumları sebebiyet vermese de şiddeti ve gidişatını artırır. Bu yüzden ister ilaç kullanılsın ister kullanılmasın hastalıkla mücadelede eğitilmek ve düzenin oluşturulması(psikoterapist eşliğinde) kilit yer tutmakta. Ancak belli bir süreçte ve süreklilikle hiperaktivite azaltılır. Unutmayın, nörolojik bir probleme sahip. Bir yaranın iyileşmesi bile günler alıyor. Biz ise beyin ve davranışla uğraşacağız. Burada durumun ehemmiyetini gayet açık bir dille izah ettim. Bunların dışında ”ben hemen çözerim” , ”kısa sürede etkili çözüm” gibi sığ ve insanların umutlarıyla oynayan yaklaşımlardan uzak durman yararına olacaktır.

Dikkat Eksikliği Hiperaktiviteyi İlaç Tedavi Eder Mi

0

Birçok ebeveyn gibi sen de bu sorunun cevabını merak ediyorsun; Dikkat Eksikliği Hiperaktiviteyi İlaç Tedavi Eder mi? Tek kelimeyle cevap vermek gerekirse ”Etmez”. Fakat ben bunun nedenlerini ve detaylarını sana aktaracağım. Çünkü bu hastalıkla ilgili ne denli çok bilgi birikimi olursa(özellikle bakım verenlerde) işler o kadar rahat ilerleyecek.

Dikkat Eksikliğini İlaç Tedavi Eder Mi, Etmez Mi

Doktorların(psikiyatristler), kitapların, videoların, kurumların birçoğundan ağız birliği etmişçesine Dikkat Eksikliğinin tek çözümü ilaçtır ibaresini duyarsın, görürsün. Bir kısmı kasıtlı olarak kullanıyor olabilir, bir kısmı da tedaviden kasıt olarak tedaviyi değil de ”baş etme faktörü” olarak atıfta bulunmak için bu kelimeyi kullanıyor olabilir. İkinci kısımdakileri mazur görebiliriz fakat bu ibareyi kendini belirli bir uzmanlık seviyesinde gören hiçbir aklı başında kişi veya kurum tedavi ediyor olarak kullanmamalıdır. İlaç çözüm değildir. İşin içeriğine inersek, ilaçlar semptomları azaltan/örten işlev ile çalışırlar. Yani sorunu ortadan kaldırmaktan ziyade sorunun üstünü örten, yokmuş gibi gösteren, örtbas eden bir mekanizmaya sahip olduklarını söyleyebilirim.

Ha Gözlük Ha DEHB İlacı; Aynı Şey. DEHB literatüründe çok kullanılan örneği paylaşmak istiyorum. Miyop olan kişi ne yapar? Gözlük gibi dışsal bir yardımcıyla görüş kalitesini yükseltmeye çalışır. Görme oranı arttı mı, iyileşti mi? Hayır. Sorunu doğrudan çözmedi fakat dolaylı olarak çözmüş oldu. İşte durum bundan ibaret.

 Peki Bu Bozukluğun İlaçla Tedavisi Yoksa Başka Çözümü Yok mu

DEHB’nin günümüzde kanıtlanmış bir tedavi yöntemi – uygulaması yok. Bu yazımda ilaç üzerinde durdum fakat ilacın çare olmadığını gören ebeveynler alternatif yollara; biofeedback nörofeedback gibi etkililiği kanıtlanmamış, bu uygulamayı kullanıp sonuca ulaşamamış birçok kişiye rağmen yönelebiliyorlar. Denize düşen yılana sarılır misali ”evladım iyi olsun da ne gerekiyorsa yapayım” mantığıyla zamanlarından, enerjilerinden ve paralarından oluyorlar.

Bu bozukluk, emek ve süreç ister. Ehil psikolog eşliğinde ebeveyn ve çocuğun psikoeğitimi, farkındalık kazandırılması, hastalıkla ilgili bilgilenme, davranış eğitimleri, belli psikolojik tekniklerle hastalığın belirtileri ve etkililiği müthiş oranda ortadan kaldırılıyor. Bu yol benim tek etkili gördüğüm ve kullandığım yöntemdir. Kolaycılık ve ne olacaksa hemen olsuncu ebeveynlere hitap etmemektedir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Tedavi Merkezi İzmir

1

Öncelikle hoşgeldin, İzmir’de yaşıyorsun ve Hiperaktivite tedavi merkezi arıyorsun, ince eleyip sık dokuyorsun. Sonuna kadar haklısın. DEHB’li çocuğun ya da tanıdığın var ve arayıştasın. Bu konuda seni bilgilendirmeye çalışacağım.

Bu yazımda neler bulacaksın;

– Bu bozuklukla ilgili hizmet veren uzmanlık dalları nelerdir, kimlere danışılmalı.
– İzmir’de Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Merkezi ararken nelere dikkat etmen gerekiyor.
– Her uzman DEHB konusunda yetkin midir, doğru kişiyi nasıl bulacağız?

Hali hazırda çocukta/gençte DEHB teşhisi olmayabilir. Şüpheleniyor olabilirsin, belirtileri araştırmış ve gözlemleyip kendince ”evet bu da var” diyor olabilirsin. Bu aşamadaki kişiler için ilk etap elbette bir psikiyatristtir. Malesef internet ortamında bilgiler sınırsız olduğu için kendi kendine teşhis koymak gibi bir akım gelişti. Şunu söyleyebilirim ki Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu belirtilerinden bir kısmı birçok insanda bulunabilir. İnsanın doğasında var olan hareketlilik, sıkılma, söz kesme gibi davranışları gözlemleyip ”Evet DEHB olabilir” demeyi doğru bulmuyorum. Bunların süresi, yoğunluğu çok önemli. Dolayısıyla İzmir’de hiperaktivite merkezi arayışındaysan önce doğru psikiyatriste. Teşhis konmalı ki DEHB diyebilelim.

UYARI: DEHB üzerine yönelen bir psikolog olarak ebeveynlere hayati tavsiyemdir; kesinlikle gideceğiniz psikiyatristi iyi araştırınız. Doktorla mümkünse ön görüşme yapınız, bilgi isteyin, ilgisine alakasına bakın. Malesef bu temel insani süreçler atlanıyor, ”doktordur işinin ehlidir” deyip tabiri caizse emanet ediliyor. Fakat her işte, her sektörde olduğu gibi psikiyatri camiasında da(özellikle psikiyatri…) muhakkak ki işini layığıyla yapan da vardır, etik değerlerden uzak ve sığ yaklaşımcılar da vardır. DEHB teşhisi çok yönlü ve özel uzmanlık isteyen bir bozukluk. MR; tomografi, kan testi, test tarzı ölçüm metodları olmadığından uzmanın yetkinliği büyük önem taşımakta. Dikkat.

Peki teşhis koyuldu. Çocuğumuzda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite var. Psikiyatristiniz tedaviye başlamak istedi, ilaç dedi, siz de kabul ettiniz veya etmediniz. Bu ilk süreç böylece tamamlandı. Bitti mi? Asla; süreç yeni başlıyor.

DEHB’li çocuk/gençlerde hastalığın yapısı gereği sadece ilaç yeterli olmamakta. Kaldı ki çeşitli sebeplerden birçok anne baba ilaç kullandırma taraftarı olmayabiliyor. Çok net bir şekilde çocuğa rehberlik, hastalık sürecinin özellikleri, artılar eksiler, hastalığa eşlik eden ikincil psikolojik problemler ve sayamadığım birçok konu hakkında aile ve çocuğun kendisine psikolojik eğitim ve destek bu bozuklukta gereklidir.

Hiperaktivite Tedavi Merkezi İzmir’de Ne Tür Destek Alınmamalı

Çocuğunda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu bulunan ebeveynler çocuk psikiyatristinden sonra nereden ve nasıl bir destek alabilirim sorusuyla araştırmalara girebiliyor. Hatta birçok ebeveyn yeterli araştırma yapmadan uzman arayışına girip bir sürece başlayabiliyor. Bu noktada sizi bilgilendirmek isterim. Çeşitli terapi(bilişsel davranışçı, sanat vb.) yaklaşımları dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda işe yaramaz. Normal şartlarda merkezlerin de bu hizmetleri ebeveyn ve çocuklarına önermemesi dahi gerekir. Fakat ticari kaygılarla ve etik dışı yaklaşımlarla ailelerin mağdur edildiğini düşünmekteyim. Çünkü bu, organik bir bozukluktur ve düzeltilmesi, onarılması gereken bir durum yoktur. Bu da terapi gibi çocuğa psikolojik yaklaşımlarla sağlanamaz. Ailelerin bu durumun farkında olup zaman ve enerjisini boşuna harcamaması tavsiyemdir.

Hiperaktivite Bozukluğu İçin İkincil Kazanımlarla Süreç Yumuşatılabilir

Yukarıda da değindiğim gibi DEHB’ye direkt etki edilmesi pek mümkün değil. Fakat biliyoruz ki bu bozukluğa sahip çocuklar yüksek oranda anksiyete, depresyon, içe çekilme, davranım bozukluğu gibi problemler de geliştirebiliyor. Bu sebeple çeşitli kurumlardan psikolojik destek alınmasında büyük yarar görüyorum. Fakat tekrar ediyorum; oyun terapisi, masal terapisi, kum terapisi ve benzeri birçok terapi süreci bozukluğun kendisini düzeltmek için kullanılmaz. İkincil olarak bulunan sorunların sağaltımında uygundurlar ve gelişim süreci içinde hem aileye hem çocuğun kendisine ve çevresine çok daha kaliteli bir hayat sunma potansiyeline sahiptir.

Dikkat Dağınıklığı Hiperaktivite Tedavi Merkezi İzmir

Benim okuyucularıma tavsiyem, İzmir’de dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite tedavisi yürüten deneyimli psikolog arayışına girmeleridir. Maalesef birçok uzman bu bozuklukla ilgili sığ bilgilere sahip ve işin derinine inilmedikçe tedavi gerçekleştirilmesi mümkün değil. Bazı hastalıkların gidişatı ve tedavisi kolay ve sancısız olabilir, DEHB böyle bir hastalık maalesef değil.

Son olarak her uzman Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite konusunda kesinlikle yetkin değildir. Çok ciddi emek ve araştırma gerektirir. Anlayış ve empati, ailenin içinde bulunduğu zor süreçleri kavramak, yönlendirme kabiliyeti gibi birçok faktörü bünyesinde barındırmalıdır. Bu hastalığa sahip çocukların psikoterapiden öte koçluk ve rehberliğe gereksinimi yüksektir. Dolayısıyla sadece uzman olarak değil, yol arkadaşı da olması önemli.

Diğer yandan ikincil patolojiler DEHB’ye eşlik sıklıkla eder. Anksiyete, depresyon, tikler, takıntılar sıklıkla görülen psikolojik problemlerdir. Bu rahatsızlıklar için terapi desteğiyle psikolojik sağlamlık güçlendirilir.

Hiperaktif Çocuğum İçin İlaç Kullanmalı Mıyım

0

DEHB’e sahip çocukların ebeveynlerinin en çok ikilemde kaldığı, akıllarını en çok kurcalayan soruya; ”Hiperaktif Çocuğum İçin İlaç Kullanmalı mıyım?” sorusuna cevap vereceğim bu yazımda. Hoşgeldin!

Eğer senin de hiperaktiviteye sahip(hiperaktif demiyorum çünkü hiperaktif basitleştirilmiş bir tabir, bu çocukların ise ciddi bir nörolojik bozukluğu mevcut) çocuğun varsa ve ilaç kullanıp kullanmamak arasında ciddi git geller yaşıyorsan kaygını anlıyorum, kaygılanmanda da seni haklı buluyorum.

Bu yazımda sana ilaç şöyle iyidir böyle kötüdür demeyeceğim. Fakat şunu yapacağım ki, danışanlarımdan ve internet üzerindeki forumlarda ilacı kullanan anne-babaların geribildirimlerini seninle paylaşmak istiyorum.

  • Çok rastlanılan durum 1 – Çocuğum ilaca başladıktan sonra evet hareketliliği azaldı. Yerinde durması ve riskli davranışlar göstermesi gözle görülür azaldı. Saldırganlık, huysuzluk, çatışma halleri yatıştı. Fakat çocuğum beklediğimden daha uysal oldu, adeta uyuştu.

Bu tarz söylemlerle sık karşılaşıyorum. Çocuklarının hareketliliğine, enerjisine ve kıpır kıpırlığına alışkın ebeveynler çocuklarının kısa sürede adeta bambaşka birine dönüşmesini yadırgıyorlar; haksızlar mı ben bir yorum yapmak yerine takdiri çocuk sahibi olan okuyucularıma bırakıyorum.

  • Çok rastlanılan durum 2 – İlaç çocuğumda ciddi gelişme gösterdi, dikkatini toplamada ve sürdürmede performansı görüyoruz, kabına sığmama durumu da dizginlendi. İlaçtan memnunuz bir de yan etkileri olmasaydı! Uykuya dalmada problemler, uykusuzluk, iştah ve kilo kaybı canımızı sıkıyor.

Yukarıda yazdığım yan etkiler DEHB ilaçlarının en belirgin ve dünyada bilinen başlıca yan etkileridir. Bunun yanında belli başlı yan etkiler de var.Sırf çocuğunun kilosu hali hazırda normalin altında olduğu için ilaca mesafeli duran ebeveynler olabilir. Ruh sağlığını dengelerken fiziksel sağlığı da es geçmemekte hakları var.

  • Çok rastlanılan durum 3 – Kullandığı sürece her şey yolunda fakat ara verdiği, bıraktığı zamanlarda her şeyin tersine döndüğünü söylüyor.

İlacın etkisiyle bugüne kadar içlerinde ‘bir şeyler eksik’ hissi olan çocuklarda motivasyon ve özgüven artışları olabilir. Fakat kısa süreli çeşidi 4-6 saat arası süren bu ilaçların kullanılmadığı süre zarflarında neler oluyor? İşler pek de yolunda gitmiyor. Yağmurun altında şemsiyemizi yağmur bitene kadar açık tutarız. 3 saat ıslanmaktan koruyup 2 saat bizi yarı yolda bırakmasını beklemeyiz.

  • Çok rastlanılan durum 4 – Ben bunları hayatım boyunca kullanacak mıyım?

Soru birkaç kelimeden oluşabilir fakat içindeki masum serzenişi fark edebildik mi? Umutsuzluk kokmuyor mu? Memnuniyetsizlik baş gösteriyor. Bu tür ilaçların hayat boyu kullanılması gerekir. Bu da kişide içsel olarak şu düşüncelere yol açabilir:
”Ben bu ilaçsız bir hiç miyim?”, ”Eksik miyim?”, ”Bu ilaçlar olmadan da kendimi kontrol edebilirim, hayatımı düzenleyebilirim”.
Bu tarz kendini sorgulayıcı, öz saygısını yargılayıcı, meydan okuyucu self-analizler meydana gelebilir. Çocuğun Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi gerçekten de ilacı kullanmasını gerektirebilir. Fakat bu tür düşüncelere de hazırlıklı olmak gerekmekte.

Son olarak çocuk kaç yaşında olursa olsun(evet belli bir yaşın altında olabilir ve sen de bakım vereni olarak sorumluluk hissedebilirsin). Yine de bozukluk çok şiddetli ve ilacın olmazsa olmaz raddede olmadığı durumlarda çocuğuna ilacı kullanıp kullanmamak istediğiyle ilgili danışman uygun olur. Bunu o kullanacak ve belki de hayatı boyunca yerleşecek bir alışkanlığın temellerinin atıldığı çocukluk döneminde bu sorumluluğu onunla paylaşman daha doğru olur kanısındayım.

Hiperaktif Çocuğum İçin İlaç Kullanmalı mıyım soruna belli başlı yönlerden yaklaşarak cevap vermeye çalıştım. İlaca ne tamamen karşı olmalıyız ne de çocuklarımızı ilaca bağımlı kılmalıyız. 

Eğitim, Atölye ve Yeniliklerden Haberdar Olmak için E-mail Bültenimize Kaydol