Ana Sayfa Blog Sayfa 2

Narsist Babanın Disiplini

Yazıma hoşgeldin, ben Psikolog Kağan AY ve narsisistik kişilik bozukluğu üzerine eğilen bir uzmanım. Bu yazımda birçok annenin ortak muzdarip olduğu konuya değiniyor olacağım; “Eşim çocuklara karşı çok sert, ne yapmalıyım!”. Narsist bir bireyle baş etmek oldukça zorken, ortak çocuğa sahip olmak ve göz göre göre çocukların zarar görmesine şahitlik etmek büyük çaresizlik hissettiriyor. Tam da bu sebepten çaresiz olmadığını ve yapabileceğin şeyler olduğunu aşağıda seninle paylaşıyorum. İyi okumalar.

Disiplin Değildir O!

Başlığıma aldanma. Çocuk üstünde otorite, disiplin hususunda yazacağım için kullandım o kelimeyi, yoksa narsist babanın davranışı ve sağlamaya çalıştığı şeyin disiplinle uzaktan yakından alakası yok. Peki ne tür davranışlardan bahsediyorum sıralayayım:

  • Bağırma, çocuğu duymama, tek taraflı iletişim, sertlik, zorlama.
  • Fiziksel şiddet, tartaklama, itip kakma.
  • Çocuğun ne zaman neyi yapacağına tek başına karar verme.
  • Akademik hayatla haddinden fazla ilgilenme, beklenti, başarı odaklılık(sadece).
  • Aşağılama, alay etme, espri adı altında yerme.
  • Anneye yönelik “çocuklarla arama giriyorsun” söylemleri.
  • Anneye yönelik “sen otorite, disiplin kuramıyorsun, çok yumuşaksın” söylemleri.
  • Anneye yönelik “senin yüzünden disiplini sağlayamıyorum” suçlamaları.

Bu madde veya yakın davranış tutumlar mevcutsa bunun adı düzen, ilgilenme değil zorbalıktır. Annelerde ikilemde kalma hali olur: “Araya girsem suçlanıyorum, yanlış mı yapıyorum, acaba doğrusu bu mu o doğrusunu mu yapıyor, araya girmesem içim elvermiyor çocuğa olan yaklaşımı kahrediyor”. Bu ikilem ve çıkmaz anneleri pekala yoruyor.

Anneler, Hislerinize Güvenin

Narsist babanın çocuğuna yönelik şiddetli, orantısız, sert, gaddar, şefkatten uzak tutumuna şahit olan annelerin içinde el vermeme, huzursuzluk duyguları kendini belli ediyor. Annelik hisleri kaale alınması ve görmezden gelinmemesi gereken en objektif veri kaynağıdır. Arada kalmanızın başlıca sebebi manipüle olmanızdır. Narsistler sizin kendinizi sorgulamanıza, dahası yanlışı ve hatayı ilk etapta kendinizde aramanıza meyilli olmaya sevk ederler. Açık hava tiyatrosunda aynı sahneleri topluluk önünde yaşasanız izleyicilerin tepkisi aşikar olacakken kapalı kapılar ardında yaşanınca ne doğru ne yanlış birbirine karışıyor.

Narsist Babalar: Kendi Çocukluğunun Hasedi

Neden eşim böyle davranıyor? Hiç mi kendinin ve davranışlarının farkında değil? sorularını sormuş olabilirsin. Sormadıysan şuan sorma fırsatı buldun. Narsist erkeğin kendi çocukluğunda anne, baba, abi gibi figürler benzer şekilde anlayışsız ve sert yetiştirmiş olabiliyor. Kendisi baba olduğunda döngüyü devam ettiriyor. Doğrusunun bu olduğunu sanıyor. “Eski köye yeni âdet getirme!”, “Biz böyle gördük babamızdan dedemizden!”.

Derinlerde ise haset yatar. Kendi göremediği kabullenilmeyi, görülmeyi, anlayışı, insan yerine konmayı çocuğuna vermek zorlar. Kendi tadamadığı duyguları çocuğu tatsın istemez. Bunu bilinç düzeyinde değil bilinçdışı olarak arzular. Haset, sinsidir. İnsan kendi çocuğundan bile esirgeyebilir. İnsanlar ikiye ayrılır: Babam gibi olmayacağım ve Biz babadan böyle gördük. Zinciri kıranlar ve döngüyü devam ettirenler. Kendi tadamadığı duyguları -canhıraş kendi içindeki çocuk yoksun kalmanın sızısını duyumsasa da- çocuğuna tattıranlar ve ben tadamadıysam o da tatmasın diyenler.

Narsist Baba Başarılı ise…

Narsisizm bir tanımla kısaca hayat içinde tek başına mücadele ve getirisi olarak sertleşmek, taşlaşmak ve kabuklanmak. Bu tür kişilerin hikayesine baktığımızda büyük zorluklar, desteksizlik, yalnızlık, bir başına mücadele etmek gibi özellikler görülüyor. Böyle bir yoldan gelen kişi, aynı şekilde çocuğundan da benzer tutum bekliyor hayata karşı. Çocuğun özü nasıl, ne istiyor, ne istemiyorum oraları görmüyor bile. Çocuğun ruhu sanatçı oluyor, baba doktor olacaksın mühendis olacaksın diyor. Trajedilerle dolu dünyaya bir yenisi ekleniyor.

Hayatta istediği yerde kendini göremeyen babalarda ise ukde kalıyor. Bu ukdeyi çocuğuna yansıtıyor. Yani üst paragrafta bahsettiğim başarılı baba çocuğundan da başarı beklerken bu kategoride ise kendi başaramadığı hayatı çocuğunun üstünden başarmışlık ve tatmin hissini sağlamaya çalışmak var. Her iki türlüsü de çocuğa haksızlık.

Çocuklarla Arası İyi Olabilir, Bu Birşey Değiştirmez

Narsist babalar çocuklarıyla paylaşım, zaman geçirme, diyalogda olma gibi konularda iyi olabiliyor. Bu bir yanılsama yaratabiliyor. “Araları bu kadar iyiyken acaba böyle düşünmekte ona haksızlık mı ediyorum?” sorgulamaları doğabiliyor. Araları elbette iyi olacak, olması gereken bu. İyi anlaşmaları ve kaliteli zaman geçirmeleri, sert-gaddar davranışlarını meşru kılmaz. İkisi ayrı şeyler.

Narsist erkeklerin çocuklarla iyi anlaşmalarının bir sebebi de iyi polisi oynamaları. Kötü polis bu ailelerde annedir. Sınır koyma, hayır deme, kural ve rutin oluşturma görevleri anneye yıkılır. Baba daha keyifli ve haz veren kısımlarda çocuklarla zaman geçirir. Böyle olunca da çocuklar emek vereni, asıl önemseyeni ayırt edemedikleri için babayı iyi, anneyi kötü bellerler. Bu makalenin konusu olan disiplin görünümü adı altındaki zorbalık bile narsist babanın iyi polis olarak görünmesinden azlettiremez. Çocuğun aklında babasının kendisine bağırması, baskı yapması, psikolojik şiddet yapması değil babayla geçirilen güzel vakit kalır. Annesinin hayır demesi ise batar. Çünkü gerçek disiplini sağlayan aslında annedir. Baba disiplin kuramaz, sadece zorbalık yapar. Baba kendi disiplin kuramamasını anneye yani eşine yansıtır. Hele bir de narsistlerde sık görülen kötüleme, doldurma, kinlendirme gibi konuşmalar anne aleyhine yapılmışsa iyice akla kara karışır.

Bu makalemde çocuğuna yönelik eşinin davranışlarını ve kendini sorgulayan annelere çeşitli bilgiler sundum. Bu konuda diğer makalelerimi okuyabilir, kendi başına çözüm bulmakta zorlananlar iletişim sayfamdan bana ulaşabilirler.

Narsist Eşten Çocukları Korumak

0

Narsisistik yapıdaki bir eşe sahip olmak ite kaka yıpranarak sürdürülen bir sistemin içinde olmak demektir. Eğer bir de çocuklar varsa durum daha da komplike hal alır. Bu yazımda evlilik müessesesi içinde çocukları narsist bir eşe karşı nasıl koruruz, en az hasar almasını sağlarız, gelişimsel olarak sağlıklı ilerleyebilmesi için neler yapabiliriz bunlara odaklanıyor olacağım. Narsisistik kişilik bozukluğu ile ilgili diğer yazılarımı okumak için blog sayfamı ziyaret edebilirsin.

Toksik Pozitifliği Bırakıp Müdahalelere Başla

Narsist bir ebeveynle büyümek hiçbir zaman zarar görmeden, travmasız, yarasız olmaz. Yeterince iyi bir anne ve stabil bir baba ile büyürken dahi travmalar ve hayal kırıklıklarına sahip olurken narsist ebeveynle büyümek bu iyimser tablodan çok uzaktır. Herşeyden önce bunu kabulü ve ortada problem yokmuş gibi yaşama hali varsa bunu bırakmalı. Bu kişilikler obsesif narsist, kontrolcü, yönetici, güdücü, dizginlerin kendilerinde olmasını isteyen yapıda oluyor. Diğer partner sinmiş, huzursuzluk çıkmasın, aman tadımız kaçmasın(Ali Rıza Bey), yanlış birşey yapmayalım da kavga gürültü çıkarmasın diye diye pasifize olmuş, edilgen bir pozisyona evrilebiliyor. Önce üstündeki kumları silkeleyip ben de varım demen şart.

Çocuklar gözlemleyerek, izleyerek, modelleyerek, ebeveynleri üstünden dünyanın nasıl bir yer olduğuna yönelik ilk izlenimleri ve kodlamaları içselleştiriyorlar. Narsist ebeveynlerinin hal, hareket, reaksiyon, tutum, tavırlarını bolca görüp diğer ebeveynin yokluğuyla yaşamaları onlar açısından iyi olmayacaktır.

Narsist Ebeveyni Değersizleştirmemek Gerekir

Çocukla birebir narsist partnerin davranışlarının yanlışlığı ile ilgili konuşmalar yapmak uygun değil. Unutmayalım ki ne kadar olumsuz davranışları olsa da çocuğun ebeveyni. Çocuğun gözünde ve gönlündeki ideal yerini sarsmamak gerek. “Babanı biliyorsun işte her zamanki baban, böyle o”, “Annenin huysuzluğu yine üstünde” gibi söylemler o ebeveynin kaale alınmayacak, güvenilmeyecek, otoritesi kabul edilmeyecek biri olduğu algısını yerleştirir. Evet narsist ebeveynin yaklaşımları gerçekten de bu tür tutumları hak eden şekilde olsa da çocuğu bilinçlendirmekten kaçınılmalı. Bunun önemli 2 sebebi var:

  • Çocuğun ebeveyn imgesinin tehlikeye düşmesiyle hayata karşı boşluk ve güvensizlik geliştirmesi.
  • Çocuğun bilinçlenerek erken olgunlaşması, bilmesi. Çocukluğun olumsuz da olsa hissiyatlarını yaşayamaması, yaşından ileride anlama ve anlamlandırma yetisiyle yetişkin dünyasına erkenden girmesi.

Çocuğa İdeal Ebeveynlikle Anılar Biriktir

Narsist bir ebeveynle büyümek gerek aşırı detaylı hatırlanan yıkıcı ve kırıcı anılara; gerek de irili ufaklı sürerli kötü hissettiren anlara sahip olmak anlamına gelir. Değersizlik, görülmemek, yük gibi hissetmek, diken üstünde olmak, belirsizliğe tahammülsüzlük, yetersizlik, suçluluk, sevilmeye layık olmamak, utanç gibi duygular gerek narsist ebeveyn gerek de narsist partnerle yaşamanın kaçınılmaz getirileri.

Diğer ebeveyn olarak mümkün mertebe çocuğun narsist ebeveynle temasını kesecek aktiviteler, ev dışı planlar, beraber geçirilen güzel vakitler, yukarıda sıraladığım duygulara panzehir olacak hoş duyguları çocuğun hissetmesi ve deneyimlemesiyle sadece kötü/olumsuz anılara sahip olarak yetişkinliğe geçmek yerine psikolojide kaynak dediğimiz zor zamanlarda tutunabileceğimiz ve sığınabileceğimiz anıların bize cesaret ve güç vermesidir. Kendi çocukluğundan bu tür gülümseten insan, eşya, zaman, yer hatırlayıp kendinden de bu fenomeni anlayabilirsin. Çocuğuna da benzer miraslar bırakmaya ne dersin?

Güvendiği Bir Uzmanla Çalışılabilir

Narsist kişilerin yaşamı daha çok olması gerekenler, doğrular, kanun ve kurallar, sınırlanmış sert çerçeveli düzenler, uyulması gerekenlerdir. Böyle bir yaşam duygudan uzak, mantık ve materyalin hakimiyetinde yaşamak demektir. Çocuk, duyguları tanıma, anlama, paylaşma ve ifade etmeyi ebeveyn üstünden pratik eder. Narsist ebeveynle bunu yapmak ya zordur ya da yoktur. Örneğin sevgiyi gösterme, belli etme, verme konusunda utanma – sıkılma ve bundan uzak durma yaygındır.

Narsist ebeveyn çocuğunu uzantı gibi görebilmekte. Çocuğun ayrı bir birey olduğunu görememekte, kendi istek ve arzularını karşılaması gereken kendisinin bir organı gibi algılamakta. Böyle olunca çocuğun ihtiyaçlarını görememe, çocuğun ne istediği ve ne istemediğiyle ilgilenmeme, kendininkileri ona dayatma yoğundur. Bu tür bir ilişkilenmenin kaçınılmaz sonucu çocukta kimlik karmaşası, kim olduğuyla ilgili kafa karışıklıkları, kendine yönelik şefkatten uzak ve sert tutumlar.

Çocuğu nesne, uzantı olarak değil de özne olarak “varsın, seni duymaya niyetliyim, olduğun halinle özelsin, kendi sevdiğin ve sevmediğin şeyler var ve bunları kabul ediyorum, senin de kendini kabul etmeni temenni ediyorum” şeklinde yaklaşımla duygu dünyası ve kişilik gelişiminin diğer tüm ayaklarında var olan bir terapist, çocuğa yeni ufuklar açmak için birebirdir.

Konuyla ilgili daha çok şey yazılır, çetrefilli ve geniş çerçeveli bir konu. Evlilikte, boşanma sürecinde, ayrıldıktan sonra çocukların psikolojisi, “nasıl davranmalıyım”, “nasıl bir yol izlemeliyim?” gibi durumların içinde olan bireylerle İzmir’de yüzyüze ve online seanslarla kaygıları ve soru işaretlerini gideriyor, ruh sağlığımızı koruma yolunda beraber çalışıyoruz. İletişim sayfamızdan bize ulaşarak detaylı bilgi ve randevu alabilirsiniz.

Narsist Erkeklerin Kötü Davranma Sebebi

0

Narsisizm ve narsist partner denince akla kötü ve yıkıcı davranışlar gelir. Literatürde narsistin love bombing sürecindeki kelebekler uyandıran muazzam olumlu jestleri, sürprizleri, değerli hissettiren ve sevgi dolu yaklaşımları bolca yer bulurken kötü davranışlarıyla ilgili bilgi yok. Sığ şekilde sadece narsistler kötü davranır denip geçiliyor lakin neden bu tür şeylere başvuruyorlar üzerinde durulmuyor. Tam da bu yazımda narsistler neden partnerlerine kötü davranır? sorusuna cevap vereceğim. Yazı psikolojik bağlamda derinlikli dinamikler bulunduruyor dolayısıyla minimum düzeyde psikoloji ve narsisistik kişilik bozukluğu ile ilgili bilgi sahibi olunması anlamayı kolaylaştıracaktır.

Sınırlarını Genişleteceğim ve Beni Terk Etmeyeceksin

Narsist erkekler kendini terk etmeyecek kadını bulduğundan emin olma veya kendini terk edemeyecek kadını yaratma süreci yaratırlar. Hor ve gaddar, anlayışsız davranışın dozu giderek artabilir. Partneri her ne olursa olsun alttan alsın, idare etsin, ağlasın üzülsün fakat günün sonunda beraberliğe devam etsin, göz yumsun, görmezden gelsin ister. Böylece ilişkideki yerinden emin olmak ister, kaybetme korkusunu minimumda tutmak için kendine yer yapar. Her kavga ve yaratılan olumsuzluktan sonra terk edilmediğini görerek rahatlar.

Koşulsuz Terk Etmeyecek Tek Kişi Annedir

Anneler çocukları ne kadar yaramaz, baş belası, ömür törpüsü, sabır sınayıcısı olsa da terk etmezler. “Atsan atılmaz satsan satılmaz” düsturuyla başa gelen çekilir kabulünde olurlar. Elin oğlu ve elin kızı nazı bir yere kadar çeker. Çekemediği yerde gider. Bu sebeplerden anneye yönelik tutum hadsiz, sınırsız, rahat, sonucunu düşünme gereği olmadan olur. Çünkü anne ne yaparsam yapayım orada durandır. Gitmeyeceğinden emin olduğum tek kişidir. Baba terk edebilir. Babalar sıklıkla terk de eder. Anne köklenen, ait olan, kapsayan, kabullenen, bakımveren, stres ve sıkıntıları çeken ve çekmeye de gönüllü olandır.

Narsist Anne Arar ve Anneleştirir

Yukarıda yazdıklarımın narsisizmle ne ilgisi var? sorusu zihinlerde peydah olduysa hemen yanıt vereyim. Narsistler duygusal yaş olarak çocukluk/ergenlikte fikse kalmış, takılmış kişilerdir. Cezbedici, hayat dolu, çocuksu, enerjik, sevimli, çekici yanları buradan gelir. Çocuğun anneye ihtiyacı var. Tek başına hayatta kalamayacak, ayakları üstünde duramayacak olan çocuk, kendisine koşulsuz bakımverecek ve gitmeyecek anne ister. Narsist erkeklerin ilişkide partnerine kötü davranmasıyla beraber partnerde her ne kadar öfke, nefret, kırgınlık, üzüntü gibi duygular olsa da aynı zamanda narsiste yönelik acıma, merhamet, sahiplenme duyguları gelişir. Bunun temelinde partnerin, narsist erkeğin içindeki çocuğu görmesi vardır. Anlamsız ve yersiz tepkilerini anlayamaz fakat duygusal zeminde içsel olarak onun terk edilmişliğini, yaralı halini, zavallı ve acınasılığını, sevilmemiş ve ezilmişliğini görür. Bir yandan narsist erkeğin öfkesine ve yıkıcılığına maruz kalırken diğer yandan onu sahiplenme ve daha önce yaralayan&terk edenlerin yaptığını yapmamak üzere hareket eder. Tam tersi yol tutar: narsisti terk etmemek için görünmez bir yemin etmiş gibidir ve onun yaralarını sarmak ve iyileştirmek için kolları sıvamıştır.

Tamam Çok Abarttım Bir Süre İyi Davranacağım

Narsist erkek, partnerine korku, diken üstündelik, tedirginlik, endişe, huzursuzluk duyguları enjekte eder. Partner zaten bu duygularla ilerlerken suistimal ve psikolojik istismarın şiddeti çekilmez boyuta gelirse iki tarafın da görünmez akde attıkları imza bozulmaya yüz tutar: Artık dayanamıyorum, seni terk etmek zorundayım!

Durumun ciddiyetini anlayan narsist erkek pabucun pahalı olduğunu idrak eder. Telafi ve geri kazanma çabasıyla partnerine sevgi dolu, o ilişkinin en başındaki aşırı olumlu tutumla yaklaşır. Özürler diler, gerekirse yalvarır. Partneri yumuşayıp yelkenleri suya indirdikten ve ortada kaybetme korkusu atmosferi kalmadıktan bir süre sonra tekrar sıkıntılı sürece girilir.

Bir de Ben Terk Edemem

Narsist bir erkekle yaşamanın tüm dezavantajlarıyla yaşamaya alışılır: Maskülen bir erkek yerine kırılgan bir çocukla yaşamak, en ufak şeylerden kavga gürültü çıkması, suçlamalar, değer verilmemesi, öncelik olamamak, geleceğe yönelik güvensizlik. Kulağa ne kadar ağır geliyor değil mi? Bu ağırlık çekilmek için göze alınıyor. “O eski mutlu günlerimize döneceğiz” umudu, “bir gün düzelir” umudu ve beklentisi sürecin devamında etkili inançlar.

Zorluk ve yıpranmalara rağmen narsist partnerinin içindeki çocuğu gören kadın, bu çocuğun travmalara sahip, sakatlanmış, yalnız, bir başına, çaresiz, tek başına hayat yolunda sendeleyecek biri olduğunu görür. Kendinde sorumluluk hisseder; “öncekilerin yaptığını ben yapmamalıyım”. Bu durum bir nevi ihale bana kaldı ile eştir. Narsistlerle birlikte olan kişilerin ortak profiline baktığımda; suçluluğa yatkın, kötü insan olarak bilinmeme isteği ve bu uğurda kanıtlama çabaları, aşırı merhamet ve vicdani rahatsızlık bulunduruyorlar. Bu iyi görünen veçheler kendi mezarını kazmak için yeterli aletlere dönüşüyor.

Narsist Erkeğin Amacı için Kötülüğün Hizmeti

Yukarıda verdiğim bilgiler doğrultusunda gördüğümüz gibi kötü davranışlar sadece yapılmak için yapılmıyor. O kadar basit olduğunu düşünmek naifliktir. Bu kötülükler partneri paradoksal şekilde kendine daha çok bağlamak için kullanılan bilinçdışı stratejilerdir. İnsanoğlunda kendisine acı çektirene yanaşma ve onu kazanma dürtüsü mevcuttur. Bozuk olanı onarma ve iyileştirme ve bunu yapabilen kişi olma gururu mevcuttur. Yaptığı yatırımın gitgide artmasıyla beraber bu yatırımın boşa gitmemesi, bugüne kadarki emeklerin hiç olmaması için yoldan dönülmesinin doğru olduğunu bilse dahi dönmemek de dahildir.

Cefasını ben çektim, sefasını başkası mı sürsün!

Narsisizm, narsisistik suistimal, özgürleşme, güçlenme, kendine dönme yolunda olmak isteyenler aşağıda görseli bulunan online video eğitimime katılabilir, iletişim sayfamızdan İzmir’de yüzyüze terapi veya online terapi talebinde bulunabilir.

Narsistle Baş Etmen için Tüm Bilgiler

0

Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişilerle yaşamak, aynı ortamı paylaşmak, evli olmak, ilişki yaşamak müthiş zorlayıcı ve yıpratıcı(yaşayanlar “Ahh hocam bir de bana sor!” dedi bile). Peki narsist bireylere karşı elimiz kolumuz bağlı mı? Asla. Bilinecek, yapılacak, uygulanacak birçok tutum ve yaklaşım var. Bilgi güçtür. Narsistler zeki, kıvrak, bilgili, akıllı, manipülatif kişiler. Bu konuda üstlerine yok. Maruz kalan kişiler ne kadar bilgisizce manipüle edilmeye o kadar açık. Bu sebepten ilk etapta kişi kendisini gerekli bilgilerle donatmalı. Güçlenmenin bir ayağı bu. Tek başına yeterli olmayan bu ayak aynı zamanda olmazsa olmaz ve ilk adım. Diğer ayaklar olan farkındalık yaşamak, içgörü geliştirmek, kendini tanımak, sebep-sonuç ilişkileri kurmak, duygusal okur yazarlık gibi gelişmenin ayakları için bire bir seanslarla çalışıyoruz. Narsist v Empat online kursumla da narsisizme karşı artık geri dönüşü olmayan gözdeki perdeleri kaldırarak kişisel gelişimimizde sekteye uğramayacak kıvama geliyoruz.
Bu makalede bolca bilgileneceksin, iyi okumalar!

Anlayış – Ortayolu bulma çabası Çalışmıyor

Hayvanlar koklaşa koklaşa insanlar konuşa konuşa, fikir ayrılıkları olabilir ama günün sonunda iletişimle uzlaşabiliriz, rahatsızlıklarımızı taleplerimizi birbirimize iletmeliyiz gibi klişe telkinler bir narsist söz konusuysa geçerli değil. Narsistlerle konuşulmuyor, diyalog kurulamıyor monolog düzeyinde kalıyor, anlaşmak için konuşmuyorlar ikna etmek ve kendi isteklerini kabul ettirmek için ter döküyorlar. Senin ne söylediğine canı gönülden dikkat kesilmiyor, anlamaya çalışmıyor. Kendi sırasının gelmesini bekliyor. İkna kabiliyetleri yüksek, ağızları iş yapıyor. Yeter ki onunla aynı fikirde ol, ona uyumlu ilerle; sorun çıkmaz. Bunun dışına çıktığında sessizlikle cezalandırma, şiddet, küsme, sevgi ve ilgiyi geri çekme gibi davranışlara yönelir. Özetle bir narsistle iki yetişkin stabil iletişimi kurulamaz. Tek taraflılık hüküm sürer.

Narsistle Narsistin Diliyle Konuşulmalı

Yukarıdaki başlıkta narsistle sağlıklı iletişimin mümkün olmadığını paylaşmıştım. Hiç mi iletişim/etkileşim kurulmayacak bu kişiliklerle!? Böyle hayat yaşanmıyor elbet. Bir narsistle nasıl konuşulur dersek cevap basit öz ve net: Kendi diliyle. Korku dili olan, korkutarak, tehdit ederek, gözdağı vererek ilişkilenen narsiste savunma yapmak, pasif pozisyonda kalmak işe yaramayacak bilakis onu daha da pervasızlaştıracaktır. Sakinliği, insaniliği olgunluk olarak değil zayıflık ve güçsüzlük olarak görür.

Pasif agresif, kırılgan, dolaylı, alttan, imalı, nükteli dili olan özellikle gizli narsistlerle yine onların diline benzer bir dil kullanılması şarttır. Bu kişiliklerle direkt iletişim tutmaz. Açık ve net dilden rahatsız olur. Kendisi böyle bir dil kullanamadığı için kullananı kötü addeder. Dobralığı patavatsızlıkla karıştırır. Kolaylıkla alınır. Kırılmak, üzülmek, güvenmekte üstüne yoktur. Böyle kişilerle birlikte yaşayanlar ne söyleyeceklerini önden defalarca düşünüp tartıp büyük hassasiyetle iletirler ya da hiç iletmezler. Anlamasını beklerler, davranış ve tutumlarla mesajlarını sergilerler, dile getiremezler çünkü dile getirdiklerinde karşılaştıkları tablo küsme, geri çekilme, ilişkinin bozulması gibi sonuçlar olduğu için bundan kaçınırlar.

Asla Değiştirmeye Çalışma!

Narsist kişilerle partner ya da eş olan kişilerin yegâne içine düştüğü hata: Düzelir mi, değişir mi, iyileşir mi? sorusunun peşine düşüp bunu sağlamaya çalışmak. Hem de bunu  bizzat yapmaya çalışarak, sorumluluğu kendinde hissederek yola koyulanlar en büyük hüsrana uğrayanlar. Haricinde terapiye gitmesine ön ayak olmak, ailesiyle işbirliği yapmak eklenebilir. Gerek kişinin kendisi gerek başkalarından destek alarak narsist bireyin değişmesini arzulamak beyhude kalmakta. Yıllarını bu uğurda heba eden kişiler “şimdiki aklım olsa aah ah” cümleleri kurmakta. Bu cümleyi kim bilir kaç kez duydum herhalde sayamam…

Yeni ve farklı bir bakış açısı sunuyorum şimdi. Narsist bireyler çocukluk çağında anne figüründen ayrışma/bağımsızlaşma girişimini yetişkinlikte partneri/eşi üzerinden gerçekleştirmeye çalışarak hayatta var olmaya çalışan kişidir. Birçok davranışı tamamen bu uğurda yapar. Onun bireyleşmesi için bu zorakidir. Partnerler bu uğurda yıpranan ve anlamlandıramadığı birçok tutuma maruz kalan araçlar olmakta. Hal böyleyken narsisti değiştirmeye, iyileştirmeye çalışmak karşılıksız kalır çünkü narsist bu şekilde kendini gerçekleştiremeyeceğini bilir. Onu bu şekilde kabul etmekten başka çaren yok. Bu, onun davranışlarına, suistimaline göz yum, katlan, kabullen demek değil. Onun bu şekilde hayatta var olabildiğini kabul et. Ama yok ben değiştirmek için mesai harcamaya niyetliyim diyorsan bol şans!

Narsiste karşı sakin kalabilmen için birkaç tüyo paylaşayım. Kışkırtıldığını, tuzağa çekildiğini, önce tepki vermen için ortam/zemin yaratılıp ardından verdiğin tepki için suçlandığını gözlemliyorsan bu bilgiler sana nefes aldıracak.

Narsistler çok usta duygu okuyucularıdır. Mikro ifadeleri görebilirler, ses tonu mimik gibi ayırt edici mini iletişim araçlarını fark ederler, ikna kabiliyetleri ve iletişim becerileri genellikle yüksektir. Uzun konuşmalar, bol argümanlı tartışmalardan kaçınmaya bak. Duygu içerikli diyaloglara girmemeye çalış. Özellikle korku duygunu gösterme. Senin zaaf ve hassas yönlerini bildiğini düşünüyorsan özellikle o noktalara oynadığı anlarda bunun farkına var ve “şuan benim x noktamla ilgili üzerime oynuyor ve benden reaksiyon vermemi bekliyor, bu tuzağa düşmeyeceğim” telkinini içinden kendine ver, gerekiyorsa ortam değiştir.

Narsistle Beraberken Terapi Neden Hayati?

Bir narsistle beraber olanların sıklıkla kendi aklını, hafızasını, gerçeklik algısını sorguladığını biliyorum. Şüphe, güvensizlik, paranoya, kararsızlık gibi duygu ve durumlar da sıkça eşlik ediyor. Bu tür belirti ve çıktılara yol açan başlıca suistimal etmenleri gaslighting, suçlama, duygusal – fiziksel şiddet, baskılanma, kontrol edilme, korkutulma, kabullenilmeme gibi tutumlar oluyor. Narsistler kıvrak, zeki, sinsi, akıl oyunlarına hakim, manilüpasyon tekniklerinde kendiliğinden yetenekli kişilikler. Onlarla beraber yaşamak survivorda yarışmakla eşdeğer. Bir farkla; asla kazanan olamayacağını bilerek bu şartlarda kalırsın.

Çetin ve stabiliteden uzak bu şartlarda yaşadıkça ruh sağlığın hasar görür. Sağlıklı düşünebilme yetin zayıflar. Duygularınla bağlantın kopabilir. Eskiden kolaylıkla gelen şeylerde artık iyiden iyiye zorlanabilirsin. Bu sebeplerden bir üçüncüye ihtiyaç duyulur. Objektif bakabilen, yol gösteren, ışık tutan, olanı olduğu gibi görebilmeni sağlayan, duygu ve düşüncelerine güvenebilmene vesile olan bir yoldaş hayat kurtarır. Gerek maruz kalınan tutumları saptayabilme ve ayırt edebilme gerekse de bu makalenin başlığı olan baş etme yöntemlerini öğrenerek hasarı minimumda tutmak sağlanır. Ayrılmak/boşanmak isteyen kişilerin güçlenmesi için çalışılabilir.

Narsiste Narsist Olduğu Söylenmeli mi?

Herşeyden önce kimseye ruh sağlığı profesyonelleri dışında teşhis koymak kimsenin haddine değil. Kaldı ki ruh sağlığı profesyonelleri dahi teşhislerde hassas davranmalı. Bunu bir kenara bırakırsak kişilerin partner- eşleriyle alakalı şüpheleri olabilir ve bu şüpheler çok bariz ortada olabilir. Altı dolu olan ve birçok belirtinin kabak gibi ortada olmasıyla birlikte belirtilerle yola çıkıp partnerlerine narsist olduğunu söyleyip söylememe konusu kafanı kurcalıyorsa çok kısa ve net bir cevapla bunu yapmamanı söylemeliyim.

Söylenmesi durumunda kabul etmeme, araştırarak bu konuda bilinç geliştirmesi ve manipülasyonlarını daha sistematik yapma riski, narsisistik kırılma yaşayarak ilerleyen süreçte suistimalin dozunun artması, öfke patlamaları, cezalandırmalar, onun da seni narsist olarak addetmesi gibi sıklıkla karşılaşılan karışık ve içinden çıkılmaz sonuçlar yaratır.

 

Gizli Narsist Anne ve Kötü Bilinen Babalar

0

Babalar sert, haşin, öngörülemez, kırıcı, terör estirebilen, güven vermek yerine korku salabilen figürler… Bu davranışlarından ötürü ünleri lekeli, sicilleri bozuk. Görünen yüz onlar, işaret parmaklarının ve öfke&nefret dolu bakışların hedefi. Zaman içinde yalnızlaşan, yalnız kalan; “kendi sonunu kendi hazırladı, hak etti” cümlelerinin muhatapları.

Bu yazımda bu bağlamla ilk kez karşı karşıya gelecek olanları sarsacak, belki şoka uğratacak, “nasıl ya!” dedirtecek, hiç bu açıdan bakmamıştımı düşündürecek konuyla sizinleyim; gizli narsist anne ve kötü bilinen babalar… İyi okumalar dileyeceğim lâkin sindirmesi kolay olsun temennisiyle.

Anneler Zehirler Babalar Kırar

Yukarıda da belirttiğim üzere sert&bilinçsiz babaların taşları her zaman eteklerden dökülme eğiliminde; açık, bariz, net, ortada. Sert ve bilinçsiz demek belki ekstra ve gereksiz. Erkeklerin doğasında testosteronun da payıyla sertlik ve yıkıcılık yaşam yolunda beraberinde gelen temel özellikler. Savaş ve kan erkeklerle ilişkili.

Peki kadınlar? Örtük, dolaylı, gizli, alttan, etraflıca, sinsi, oyunlar barındıran, altını oyan, kuyu kazan, dedikodu yapan, haset ve kıskançlık potansiyeli olan taraf daha çok kadınlar. Pratik yaşamda bu kolaylıkla görülür.

İki cinsiyetle alakalı ana başlık özellikleri kavradıktan sonra gizli narsist annenin eşi ve çocukları üstündeki etkileri anlamak için öncül bilgiye sahibiz demektir. Karşılaştığım hatrı sayılır bireyden duyduğum cümle ortak: “Geçmişte tüm o olan biten yaşantılardan sonra babama daha öfkeli olmam gerekirken anneme neden sebepsizce(!) bu öfke anlayamıyorum!”. Hiçbir şey sebepsiz değil, sadece konduramamak, görememek, örtük kalması, algının baba üstünde odaklan(dırıl)ması gibi unsurlardan dolayı henüz anneye karşı olumsuz duygular bilinç seviyesinde değil, hepsi bu.

Babanız Tek Biz Hepimiz

Gizli narsist anneler sıklıkla eşleriyle problemlidir, ilişkileri çoktan bitmiştir, sık sık tartışma huzursuzluk çıkması söz konusudur. Sorunlar iki yetişkin arasında kalsa iyi, bu tür anneler problemleri çocuklara yansıtır hatta onlardan kendisini desteklemesini bekler. Çocuklarına eşini kötüler ve çocukların da babalarına karşı tepkili bir tutum takınmalarını isteyebilir. Çocuklar annelerini haklı bulmazsa, babalarına sırt çevirmezlerse gizli narsist anne karşılık olarak bir tutum takınır. Başarılı olan ailelerde baba pasifize edilir, yalnız kalır, sinik hale bürünür, sesi kısılır. Anne çocukların da rüzgarını arkasına alarak güç ve kontrol sahibi olur.

Empatik görünebilir, “saçımı süpürge ettim” cümlesinin sahibidir, minnet deposundan çocukların paylarını dağıtıp borçlandırır, fedakarlıklarının karşılığını bekler. Olaylar üstünden anlık kırmak yerine zamana yayılan zehriyle hem bağımlı kılar hem ağırlaştırır. Çocuklar kımıldayamaz, annelerinin güdümünden çıkamaz hale gelirler.

Minnet Uyandırmak ve Borçlandırmak

Gizli narsist annelerin en önemli ortak belirtilerinden önde geleni minnet uyandırıp çocukları kendine bağımlı kılmak, bağımsızlaşma ve özerkleşmelerine doğrudan ya da dolaylı engel olmak, kendini merkez diğerlerini uydu olarak etrafında toplamak olgusudur. Evlatlar annelerine borçlu hisseder, karşılık verme ihtiyacı duyar, bu bir yere kadar sağlıklı olsa da içten gelen vefa değil de zorlanımlı/mecburi bir borç gibi hissediliyorsa orada annenin telkinlerine, tutumlarına odaklanıp bakmak gerekir. Çocuklarda bu borç büyük ağırlık yapar, kendi yaşamlarına devam etmekte zorlanırlar. Kendi kurdukları çekirdek ailede huzursuzluklar ve çatışmalar yaşayabilirler.

Gizli Narsist Annenin Kendi Ailesi…

Annede gizli narsisizm şüpheinin peşine düştük ve yansıtıyor tespitinde bulunduk diyelim. Peki bu nasıl oldu/gelişti? Narsisizm gökten zembille bir anda inen birşey değil, genetik de değil. Erken çocukluk döneminde birincil bakımverenle ilişkiden kaynaklanan bir kişilik bozukluğu. Kolay anlaşılır olması için özetle: “Çocukluğunuza inmemiz lazım!” klişesi mevzu bahis konuyu karşılar.

Gizli narsist annenin kök ailesini incelediğimizde davranış bozuklukları, şiddet, duygusal istismar, sevgi – şefkat gibi duygularda eksiklik/yokluk, sert, otoriter, baskılayıcı ebeveynler, travmatik yaşantılar bulunabilir. Kişilikle alakalı bir bozukluk olsa da aile müessesesinden ve kuşaklar arası aktarımlardan doğan bir rahatsızlıktır.

Baba ile Sınırlı Kalmaz, Ailesi de Kötüdür

Bu anneler sadece eşlerine cephe almaz, genellikle eşlerinin kök aileleriyle de ya küstür ya sıkıntılar yaşamıştır. Özellikle evliliğin ilk dönemlerinde eşini kök ailesinden koparmak, yalnızlaştırmak, kısıtlamak gibi davranış tutumlarda bulunabilir. Sadece kendi kurdukları aileye yatırım yapılmasını bekler, babayı çocuklarına kötülemekle birlikte ailesini de çocuklara olumsuz anlatır, görüşmelerini istemeyebilir. Çocukların bire bir babalarının aileleriyle sorunları olmasa da kinlenebilirler. Görüldüğü üzere çocukların psikolojisini düşünmek yerine kendi safında yer alınmasını sağlamak daha önceliklidirr gizli narsist anneler için.

Bu yazımdan fayda sağladıysan diğer yazılarıma da göz atabilir, youtube kanalımda narsisistik kişilik bozukluğu ile ilgili yüzü aşkın videodan çokça farkındalık sağlayabilirsin.

Narsist Kadın Partnerle Nasıl Baş Edilir?

0

Narsist denilince hemen akla erkekler geliyor. Elbette bunun böyle olmasında geçerli sebepler olmakla birlikte bir anlamda da haksızlık barındırıyor. Narsisistik kişilik bozukluğunun cinsiyeti yok. Kadınlarda da bulunuyor hatta kadınlar gücenmesin ama kadının narsisti ayrı bir çekilmez oluyor. Gizli narsist kadın partnerine/eşine hayatı dar etmekte usta. Bu yazımda “ilişkide narsist bir kadınla birlikte olduğumu düşünüyorum, zorlanıyorum, ne yapabilirim?” diyen çaresiz beylere iletilerim olacak. İyi okumalar!

Kısıtlamalara Elini Kaptırırsan…

Narsist kadınlarda partnerini elde ettiğini, garantilediğini, cepte bulduğunu anladıktan sonra değersizleştirme, kısıtlama gibi tutumlar öne çıkabiliyor. Kısıtlama(izolasyon) özetle partneri sosyallikten, yakınlarından, sevdiklerinden, hobilerinden, keyif aldığı aktivitelerden koparmak ve uzaklaştırmak. Beyler “yeter ki onu kaybetmeyeyim, huzurumuz kaçmasın, ilişkim bozulmasın” diyerek bu kısıtlamalara uygun davranıyor, tavizler veriyor, uyumlu davranıyor. Bunun dönüşü olmaz. Elini verenin kolu mutlaka gider. Bir kere kısıtlayabilen narsist kadın mutlaka devamını getirir ve partnerini yalnızlaştırır. Bu konuda youtube hesabımdan bir video bırakıyorum. İzlemen senin konuyu detaylı kavraman için faydalı olacak.

Narsist Kadınlarda Sık Bulunan Duygular

Erkeklerin sadece narsist bir kadınla nasıl baş ederim? ile sınırlı kalmayıp genel itibarıyla kadınlarla ilişkilerinde en sekteye uğradığı ve çıkmazda kaldığı alan: Duygular.
Erkekler daha çok düşünme işleviyle hareket ederken kadınlar duygu ve ilişkilenme ile dünyada yer eder. Duygu kontrolü, duyguları tanımak, iletmek, anlamak gibi mefhumlar hakim olunması gereken alanlar. Narsist kadın duyguları kullanarak partneri manipüle edebilir. Göz yaşları da yaygın bilinen silahlardandır.

Narsist kadınlardaki en sık duygular ise kıskançlık, haset, rekabet, değersizlik duygusu, sevilmediğine yönelik inanç, kaos, huzursuzluk. Bu duyguları tanımayan, anlayamayan, ayırt edemeyen erkekler manipülasyona açık haldedir. Duygularla haşır neşir olmanın bir yolu psikoterapide bir psikologla duygular üzerine çalışmalardır. Kültürümüzde erkekler duygularını malesef saklamak, belli etmemek üzerine hayat geçiriyor. Yine acı sonuçlarını da kendileri yaşıyor. İntihar oranlarının erkeklerde kadınlara nazaran kat kat fazla olması şaşırtıcı değil bu bağlamda.

Yetersiz Hissediyorsan Uyanma Vaktin Geldi

Narsist kadınlar partnerlerine yetersiz hissettirmeleriyle de ün yapmıştır. Erkeği sürekli koşturur, çıtayı – standartları yükseltme görevi verir, memnun olmaz, şikayet eder. En beter manipülasyon ise partnerini başka erkeklerle karşılaştırmasıdır. “Falancanın kocası karısına şunu almış”, “filancanın sevgilisi onu Dubai’ye götürmüş, biz hala buralarda sürünelim”. Bu tür cümleler erkeği yetersiz, işe yaramaz, memnun edemeyen biri olarak hissettirir. Birçok erkek bunun bir manipülasyon olduğunun farkında olmadan kapılıp gider. Özellikle kendi çocukluğunda annesini memnun etmeye çalışan, dikkatini ve sevgisini alabilmek için çabalaması gereken erkeklerde bu tür tuzaklara düşme hali gözlemliyorum. Sebebi ve kökeni her ne olursa olsun asla memnun olmayan, şikayet edip yaptıklarını takdir etmeyen narsist bir kadına köle olmamalı.

Cezbedici ve Bağlayıcı…

Narsist kadınlar ilişkinin başında partneri cezbeder, büyüler, müthiş pozitif duygular hissettirir ve partnerin neye ihtiyacı varsa onu verir. “Daha önce kimse bana böyle hissettirmemişti” diyen erkek narsist kadın partnerin etki alanına girmiştir. Keşke herşey bu kadar güzel devam etse, değil mi? İlişkinin ilerleyen safhalarında durum tersine döner; nasıl yukarı çıkardıysam alaşağı etmeyi de bilirim moduna girilir. Cennetten meyveler tadılmış artık cehenneme giriş yapılmıştır.

Gri Kaya Tekniği – Grey Rock

Narsist kişilerle baş etmek gerçekten çok zor. Öyle yapsam olmuyor, böyle denesem sorun çıkıyor diyerek geçen günlerle yıpranma ve sıkışma kaçınılmaz oluyor. Bir narsistle geçinmek, anlaşmak, iletişim kurmak neredeyse imkansızdır fakat belli başlı metodlarla en azından alınan hasarı minimumda tutmak yolu tutulabilir. İlişkinin kalitesinden umut kesilse bile idare etme, baş etme peşinde olunmalı. Bazı durumlarda ise narsist bireyler “sağlam kayaya çarptım” hissiyle kırılma yaşayarak sessizce kendi yoluna bile koyulabiliyor. Bu tür durumlar daha çok bağımlılığın gelişmediği, narsisistik beslenmenin olmadığı ilişkilerde olur. Bu yazımda sana gri kaya tekniğinden bahsediyor olacağım.

Gri Kaya Metodu Nedir?

En basit haliyle gri kaya metodu, renkli kayalar arasında dikkat çekmeyen, göze çarpmayan, şaşalı olmayan, tercih edilesi görünmeyen olarak aklında kalabilir. Peki hepimiz görülmek, sevilmek, arzu edilmek, tercih edilmek isteriz. Neden kırmızı gibi tutkulu ateşli renkler varken sıradan gri bir kaya olmayı seçmeliyiz?

Sorunun cevabı ilişkilendiğimiz kişinin niteliğinde saklı: Narsisistik kişilik bozukluğu. Eğer bir narsistle berabersen mümkün olduğunca bire bir etkileşimden -özellikle yoğunluklu- kaçınmalısın. Haklı olma çabası, uzun uzadıya cümlelerle ikna çabaları, birmek bilmeyen argümanlar, ben onu yaptım ama sor bakalım neden yaptım; sen öyle yaptığın içinli cümleler, öfke patlamaları…

Narsistle Baş Etmek için…

Yukarıda son paragrafta belirttiğim durumları yaşamamak için gri kaya metodu birebir. Uzun açıklamalardan kaçınmalı, iletişime özellikle duygu katmamalı, daha düz bir iletişim. Narsist kişiler kaos, çatışma, suçlama, tartışma gibi davranışları arzulayabiliyor. Bundan besleniyor ve yararlanıyorlar. Seni hatalı, kabahatli, suçlu addederek manipüle ediyorlar. Dolayısıyla bu tür bubi tuzaklarına düşmemek için onun istediğini vermeme yolunu tutman gerekecek. Gri kaya tekniği de bu yönde sana eşlik edebilir.

Gri kayayı tanımlarken en iyi tabirlerden biri de “kayıtsızlık”. Umursamama, önemsememe, kaale almama değil. Bu tür tutumlar narsisti kışkırtmak için birebir. Yapmaya çalıştığımızın tam tersi. Bu yüzden bu kayıtsızlığı nötr bir pozisyonda kalarak yapman doğru olur. Umursamama gibi duygular negatif pozisyonlardır. “Omuz silkme” tabiri de bu tekniği güzel özetler.

Bu konu başlığında seninle son paylaşacağım husus bir nevi uyarı mahiyetinde: Bu metodu sürerli ve uzun süreli kullanmanı pek önermem. Doğru bulmuyorum. İlk sebep eğer bir ilişki içerisindeysek karşımızdaki kişi bir narsist de olsa ilişkilenme, duygu paylaşımı, derinlikli iletişim gibi unsurlar olmalı. Gri kayada ise ayrışıklık, kopukluk, dokunmazlık var. Mümkünse hem partnerin için hem kendin için ayrılık yolu tutabilirsin. İlişkiye devam edeceksen gri kaya ile bir ömür geçirmek pek insani değil.

Diğer bir mesele ise narsist partnerine yansıttığınla kendi içinde hissettiğin, barındırdığın duygular arasındaki uçurum ne kadar büyükse senin için taşıması ağırlaşan bir yük olabilir. Birşey varken yok gibi yapmak, -mış gibi davranmak sana yaramaz. Duyguları bastırmak sağlıklı değil.

Narsist Erkek İlişkide Nasıl Davranır?

Narsist erkekler ilişki içerisinde partnerine nasıl davranır, ne tür tutumlarla ilişkide konumlanır, neler yapar ve nasıl hissettirir gibi birçok soruya cevap verdiğim yazıma hoşgeldin. İlişkilerde narsisizm nasıl görünür, erkeklerde böyle bir kişilik bozukluğu bulunduğunda neler olur, nasıl anlarım, neler yapmalıyım diyorsan yazımı sonuna kadar okuduğunda birçok şey öğrenmiş olacaksın.

İlişkide Narsist Erkek En Başta Kurtarıcıdır

İlişkinin başlarında, flört döneminde, belli bir süre narsist erkek partnerine dünya değerlisi, bir dediğini iki etmeyen, çok hoş duygular hissettiren kimsedir. Özellikle partner kadın empat, bağımlı kişilik, sınır koyamayan – hayır diyemeyen, duygusal yoksunluk şeması olan, kendi ailesiyle çatışmaları ya da soğukluğu olan bir bireyse narsist erkek kol kanat gerer, “tüm çektiğin sıkıntılar bitti, artık ben varım” mesajıyla hoş jestler, düşünceli davranışlar, yalnız hissetmesine mani olacak şekilde “ben burdayım” tutumlarıyla partneri etkiler. Sorunlarına ortak olur, dinler. Çözeriz, hallolur gibi rahatlatıcı cümlelerle yerini sağlamlaştırır. Partner için sorunlar artık daha baş edilebilir, daha küçük, tadını kaçırmayan ya da eskisi kadar karamsar bakmayacağı bir enerjiye evrilir. Dünya algısı daha pozitif, anlamlı hale geçer.

Hediyeler; Çiçekler ve Diğerleri…

Kadında beyaz atlı prensimi buldum enerjisi yaratmak için yoğun aşk bombardımanına tutabilir. Hediyeler, hoşlandığı şeyler alabilir. Bunları yine ilk etapta birbirini tanırken öğrenir ve ona göre hareket edebilir. Kadında tam anlamıyla beni önemsiyor, neleri sevdiğimi biliyor, beni tanıyor ve ona göre davranıyor düşüncesi oluşturur. İlk bakışta bunda herhangi bir sorun olmasa da ne hikmetse ilişkinin ilerleyen evrelerinde bu hediyeler, jestler, sürprizler bir daha gelmemek kaydıyla kesilir. Ancak kaybetme korkusuyla tekrar bu tür şeyler yapabilir.

Narsist Kime Aşık Olur?

Narsist erkeğin aşık olduğu kadınlar iki tipte farklılık gösterir. Klasik narsist erkekler enerjisi yüksek, ışıltılı, ben burdayım diyen kadınlara meylederken gizli narsist erkekler kendisiyle ilgilenen, uyumlu, kendi halinde, sınırları esnetilebilen kadınlara aşık olur. Gerçi buna aşık olmak denemez; ilk tip için yanına yakışan, kendini temsil edebilecek izlenim veren kadın isterken ikinci tip, ilişkiyi devam ettirebileceği profildeki kadınlara çekilir. Daha çok ilişkiyi devam ettirebileceği profiller arar. Karşıdaki kişiyi görmez, tanımaya çalışmaz, kendi partner&eş ihtiyacına yönelik uygun profili bulduğunu düşünürse buna aşk denir fakat değildir.

Narsist Bir Erkek İlişkide Nasıl Davranır

Narsist erkekler yukarıda belirttiğim cicim ayı – idealizasyon dönemi tükendikten sonra asıl kimliklerini ortaya çıkarırlar. Sıklıkla kısıtlayıcı, kıskanç, ufak tefek şeylerden sorun çıkaran hatta yaratan, partnerinin hayatının merkezinde olmak isteyen, sevdiği hobi ve aktivitelerden uzaklaştıran, yalnızlaştıran, eleştirel, aşağılayıcı, hor davranışlarla değersizlik duygusu hissettiren kişilerdir. Kadın partner kendini yetersiz ve değersiz hisseder. Zaman içinde kendini sorgulama, özgüven kaybı, özdeğer ve özsaygıda düşme, hayattan eskisi gibi tad alamama, depresif belirtiler, mutsuzluk, enerjide düşüklük gibi belirtiler gözlenir.

Yalan Söyleyen Narsist Erkek

İlişkide eğer erkek narsisistik kişilik bozukluğu bulunduruyorsa ve yalan söyleme davranışı varsa kadın partnerde şüphe, paranoya, belirsizliğe karşı tahammülsüzlük, obsesyonlar, zorlayıcı düşünceler, uyku problemleri ve yoğun rüyalar, kabuslar, tedirginlik gibi belirtiler baş gösterebiliyor. Devamında da “abartıyorsun, saçmalama, ne alaka, kafanda kuruyorsun, yanlış hatırlıyorsun, deli deli konuşma, sen hastasın” gibi narsistlerin sık kullandığı kelime kalıpları takip eder. Yalanın karıştığı ilişkide güven kaybolur, sular iyice bulanır.

Narsist Koca Özellikleri

Evli kadınlar eşlerinin narsist olduğundan şüphe ediyor, birçok belirtinin yansıttığını gözlemliyor. Peki narsist koca özellikleri nelerdir dersek; suçlayıcı, eşini bakımveren, hizmetçi, “zaten görevi” diyerek gören; manevi ve duygusal paylaşımda bulunmayan, eşini değersiz ve yetersiz hissettiren, yalnız hissettiren kişiler olup evle alakalı görev ve sorumlulukları bazı narsist evli erkekler neredeyse hiç almamakta.

Narsist kocalar sadece cinsel birleşmede eşlerine kısa süre iyi davranabilmekte. Eşini anne, bakımveren, rakip, düşman, değersiz bir nesne olarak görme eğilimi narsist bireylerde görülmekte. Eşler zaten birşeylerin yanlış olduğu hissine sahip oluyorlar.

Narsist Erkeğin Yalnızlaştırması(İzolasyon)

İlişkide partnerinin terk etmeyeceğinden emin olan narsist erkek onu yalnızlaştırma, sevdiği hobi, aktivite ve kişilerden koparma yönünde olan davranışlarla bunaltabilir. Kadının arkadaş, aile bireyleri, iş arkadaşları, kardeş vb. fark etmeksizin “onun şunu var, bu böyle kötü” diyerek telkinlerle uzak durması imasında bulunan söylemleriyle yıpratır. Partner kendini zaman içinde yalnızlaşmış bulabilir. Bir yerden sonra kendisi de alışmıştır, eskiden yaptığı şeyleri yapmak istemez. Yeter ki sıkıntı çıkmasın, ilişkimiz bozulmasın, tadımız kaçmasın düşüncesiyle verilen tavizler bu sonucu doğurur.

Gizli Narsist Erkekler İlişkide Nasıldır?

Çok geniş bir konu olsa da burda öz haliyle ilişkide gizli narsist bir erkeğin belli başlı örüntülerinden bahsetmek istiyorum. Gizli narsistler klasik narsisizmden tamamen farklıdır; ilişkide özellikle başlarda klasik narsistin aşk bombalaması, hediyeler, jestler, sürprizleri gibi şeyler gizli narsist erkekte bulunmayabilir. Daha çekingen, adımı karşıdan bekleyen, emin olmadan adım atmayan, hassas, alıngan, sevilmeyeceğine yönelik inanç barındırabilen kişi olabilmekte.

İlişkinin ilerleyen safhalarında eğer gizli narsist erkek asosyalse, arkadaşı, dış ortamı yoksa partnerini de yukarıda belirttiğim yalnızlaştırma yoluyla kendisi gibi bir hayat sürmesini bekler, sadece ikimiz olalım düsturundadır, kaybetme korkuları varsa “hazır bulmuşken direk söz nikah yapayım” gibi ilişkiyi hızlandırma gayesi bulunabilir. Özellikle bununla alakalı da youtube kanalım Psikolog Kağan AY dan ilgili videoyu izleyebilirsin. Birşeylerden emin olduktan sonra suistimal, psikolojik şiddet, değersizleştirmeleri başlayabiliyor.

Narsistten Ayrıldıktan Sonra Narsist Neler Yapar

0

Narsist ile ilişki, evlilik sonlandıktan sonra narsistler neler yapar merak ediyor musun? O halde yazımı sonuna kadar oku çünkü bu yazımda kafandaki soru işaretlerine cevap veriyor olacağım. Birçok kişi gibi sen de ayrılıktan sonra “o ne yapıyor”, “mutlu mu?”, “başka birini mi buldu?” gibi düşüncelerle baş başa kalmış olabilirsin. Hem yorucu hem hayatına kaldığın yerden devam etmene engel, sinir bozucu bir durum. Hele bir de onun hayatına kaldığı yerden devam ettiği düşüncesi, senin zorlayıcı duygu düşüncelerle boğuşman daha da canını sıkıyor olabilir.

Takıntılı Narsist Hemen Bırakmayabiliyor

Obsesif narsist de denilen bu tür narsisistik kişilik bozukluğuna sahip bireyler partnere saplantılı olabiliyor, tehdit ve şantajlara başvurabiliyor, medeni şekilde ayrılığa riayet etmeyebiliyor, telefonla ya da fiziksel tacizler, zorlamalara başvurabiliyor. Kıskançlık da eşlik edebiliyor. Ayrılmak istememe mentalitesinde oluyor yahut ayrılığı kabullense bile zarar verme, can yakma niyeti bulunabiliyor. Hırs, öfke, nefret, kin duygularıyla hareket edebiliyor. Partnerin bu özelliklere yakın biriyse, yansıtıyorsa özellikle ayrılığın ilk evrelerinde temkinli, mesafeli olmanı öneriyorum.

Narsist Eski Koca Geri Dönmek İster

Evlilikte anlaşamadınız, yürümedi, boşandınız. Bu narsist için bir bitiş anlamına gelmeyebiliyor. Boşanmadan sonra eski eşine dönmek isteyen birçok narsist var. Israrla ulaşıp yeniden deneyelim talebinde bulunabilir. Buı tür bir geridönüşü sağlayan narsistin boşandıktan sonra pişman olması ve daha iyi bir narsisistik besin kaynağı(narcissistic supply) bulamamış olmasıdır.

Narsist kimseler boşandıktan sonraki ilişki ya da evliliklerinde sosyal medya platformlarından mutluluk pozları, hayatlarından memnun, keyifli imaj çizebilirler. Bu gerçeği yansıtmayabiliyor. Hatta tam tersi ne kadar fazla göstermeci olunursa mutsuzluk da o kadar yoğun diyebilirim. Bazıları bir süre sonra geri dönüyor.

Ne Kadar Geçse de Takipte Kalır

Narsisistik kişilik bozukluğu olan kişiler ilişkileri bitse de üzerinden ne kadar zaman geçtiği fark etmeksiniz eski sevgililerini takip ediyorlar. Narsist kişi derin bir içsel boşluk, mutsuzluk duygusuyla boğuşuyorsa eski sevgilinin mutlu olup olmadığını gözleyebiliyor, “onun hayatı nasıl?” merak duygusuyla stalk yapabiliyor. Bile isteye, göstererek takip edebiliyor. Bunun bir amacı ötekinin zihninden silinmemek, kendini hatırlatmak. İlişki de yoğun duygularla ve iniş çıkışlarla geçtiği için gerçekten de narsisti unutmak pek kolay olmuyor.

Narsist Aynı Döngülerini Yaşamaya Devam Eder

Narsisist bireylerde içgörü olmadığı için kader olarak niteledikleri veya “hep aynı şeyleri yaşıyorum, hep aynı kişileri çekiyorum” fenomeni sık görülür. Aslında kendi tutum, baskın duygu, arzuları dolayısıyla kendileri o durumları yaratırlar. Örneğin bir ilişkilenmesinin-partner, arkadaşlık, iş ilişkisi fark etmez-  sonucunda karşı tarafı nankörlük ile itham etmeleri kaçınılmaz oluyor. Kendi kurtarıcı modları, çıkar için fedakarlık yapmaları sonucu belli beklentilere girebiliyor, karşı taraftan istediği reaksiyonu alamayınca da dilden koca bir “nankör” dökülüyor.

“Benden sonra narsistin hayatı, ilişki hayatı nasıl olacak acaba?”, “Acaba benden sonra mutlu olacak mı?” gibi sorulara yanıt olması bâbında yazıyorum bunları; kendi hayattaki yerini sorgulayıp keşifler yaşamayan kişiler benzer yaşantıları deneyimlemeye mahkum. Narsisizmde de içgörü, yani kendinin farkında olma neredeyse olmadığı için senden sonra aşağı yukarı nasıl bir hayatı olabileceğini kestirmen güç değil.

Narsistten Ayrıldıktan Sonraki Süreç

0

Narsist bir bireyle ilişki sonrasında öteki partneri neler bekliyor, ne tür şeyler yaşanıyor, olası durumlar, yaşantılar neler oluyor tüm bunlarla ilgili tüm cevaplanması beklenen soruları işlediğim makaleme hoşgeldin. Narsistle ilişki ne denli yıpratıcıysa narsistle ilişkiden sonraki süreç de bir o kadar inişli çıkışlı ve bunaltıcı olabiliyor. Hemen başlayalım.

Narsistle Biten İlişkiden Sonra Neler Olur?

Bu yazımda bir narsistle ilişkiden sonra kişinin hissettikleri ve muhtemel yaşanan sık durumlara değineceğim. Narsistten ayrıldıktan sonra narsist neler yapabilir? makalem için diğer yazıma geçebilirsin. Bu yazıda belirttiğim gibi daha çok öteki partnerin içinde bulunduğu durumlara değiniyor olacağım. Yaygın işlevsiz pozisyonlardan biri de ayrılık sonrası kişilerin çok fazla narsist partnerle ilgilenmeleri; stalk, merak gibi… Bu pozisyonda kişi kendini kaçırabiliyor, bir kenara atarak süreci sağlıklı geçirebilme olanağından uzak kalıyor.

Narsistle ilişki/evlilikten sonra kişi boşluğa düşebilir. Yalnızlık, yoksunluk belirtileri, “bir daha kimse beni böyle sevmeyecek” düşünceleri, büyük bir kayıp hissi, anlamsızlık, boşluk hissi, özlem, merak, üzüntü gibi duygular yoğun hissediliyor. Depresyon belirtileri görülebiliyor fakat bu klinik depresyon olmuyor. Narsisistik ilişkiden miras kalan bir duygu durum hâli oluyor. Bu alanda uzmanlaşmış kişilerce doğru ve yerinde yaklaşım, çalışmalarla bu belirtiler süreğen olmuyor. Kişiye direkt depresyon teşhisi ve buna yönelik ilaç tedavisi doğru değil, hatta kişinin bireyleşme sürecine balta vuran, engelleyen bir müdahale dahi olmakta.

Narsisistik Bulaşma Süreğen Olmasın

Narsisistik bulaşma, bu tip kişiyle belirli bir süre geçirilmesiyle beraber temasta olan kişiye belli başlı davranış, tutum, düşünme şekli, algı, komplekslerin bulaşması gibi can sıkıcı gerçektir. Kişinin “daha önce bende böyle birşey yoktu” gibi cümleler kurması, huyu suyu olmayan davranışlar geliştirmesi buna delalettir. Örneğin suçlamak, öfke patlamaları, güvensizlik, insanlara olan bakışta negatifleşme, içe kapanma, çeşitli korku ve kaygılar…

Narsisistik bulaşmaya engel olmak için ilişki sonrası süreçte dikkat edilmesi gereken şeyler var. Herşeyden önce narsisizm alanında uzmanlaşmış bir psikologdan psikolojik destek almak kritik. Bu bozukluğa hakim, deneyimli bir psikologla güvenli bağ kurarak çalışmak bu tür habis kalıntıları atmak için şans. Bunun yanısıra tutulacaksa bir yas tutulmalı, hala bir parça ilişkide ya da narsistte kaldıysa tez elden bu kısımlara mercek tutulmalı.

Narsistten Sonra İyileşme

Narsistten ayrıldıktan sonra 3 günde iyileşmeyi beklemek hayalcilik olur. Ne kadar uzun süre geçirildiyse etkilerin o kadar sinmiş ve kalıplaşmış olma ihtimali artar. Bunun istisnası vardır elbet; artık bıkkın bir moddaysan, içinde bitmişse bu sefer özgürleşme, yük atma, kurtulma gibi hislerle süreç çok da rahat geçebilir. Biran önce iyileşmeliyim cümlesi uzak durmamız gereken bir düşünce. Sindire sindire, zamana yayarak ve idrak ederek ileriye dönük olmalısın.

Narsist ilişkiden iyileşmek için neler yapılabilir? Duygusal okur yazarlığını geliştirmen kendine yapabileceğin en büyük iyilik olur: Ne hissediyorum, neden hissediyorum, bu his neden var, bu hissin altında ne tür duygu ve inançlar var gibi sorular iyi bir başlangıç. Seanslarımızın önemli bir kısmı bu alana ayrılıyor. Günlük tutmak, yürüyüş yapmak, kopmuş sosyal ilişkiler varsa geri kazanmak en önde önerdiklerim.

Narsistten Sonra Birini Sevebilir miyim?

Narsist biriyle ilişki bolca iniş çıkış barındırır, tutkulu olabilmekte, olumlu da olumsuz da duygular uçlarda yaşanır, bunlardan mütevellit tekrar böyle sevmek sevilmek mümkün olur mu soruları zihinlerde dönüp durur. Bu sorulara kısaca cevap verirsem “evet” olur. Toksik, patolojik ilişki -ki genellikle bu en deneyimsiz yani ilk ilişkidir- duyguların yoğun olduğu ilişkidir. Olgunlaştıkça, törpülendikçe, deneyim sahibi olup bilinçlendikçe duyguların tesiri daha az olur. Dolayısıyla evet seversin, sevilirsin fakat narsistle olan ilişkideki heyecan olur mu, tabii olmaz. Olmaması kulağa kötü gibi gelse de unutma ki sağlıklı ilişki daha sakin, ayakları yere basan, gerçek, karşılıklı ilişkidir. Narsistle ilişkide ise en başta bulutların üstüne çıkarsın, devamını zaten böyle bir ilişkin olduysa biliyorsundur… Bu konuyla ilgili youtube kanalımda “Narsisistik ilişkinin 3 evresi” adında bir videom bulunmakta. “Psikolog Kağan AY” yazarak kanalıma ulaşabilirsin.

Eğitim, Atölye ve Yeniliklerden Haberdar Olmak için E-mail Bültenimize Kaydol