Ana Sayfa Blog Sayfa 7

Karşıyaka Aile Terapisi

0

Karşıyaka aile terapisi hizmeti evli çiftlerin gerek kendileri gerekse çocukları ile aldıkları psikolojik destek ve danışmanlık hizmetidir. Aile terapisini bu alanda özel eğitim almış psikolog yönetir. Aile terapisinde aile dinamikleri, geçmiş  yaşam deneyimleri, güncel problemler, varsa çocuklarla ilgili durumlar (problemlerin çocuklara yansıması, çocuklarda gözlemlenen psikolojik sorunlar) işlenir. Psikolog yönlendirme ve yaratacağı farkındalıklarla başvuru sebepleri olan sıkıntıların minimuma inmesi, ortadan kaldırılması için çalışır.

Aile terapisi başvurularında sık karşılaşılan konular; kök aile sorunları, cinsel problemler, aldatılma, ilgi ve sevgide azalma, kıskançlık – kısıtlama, ebeveynlik – çocuklarla ilgili sorunlar, çiftler arasında maddiyattan kaynaklanan anlaşmazlıklar başı çekmektedir. İletişim eksikliği sık görülen diğer bir problem olmakla beraber seans odasında iletişim yetenekleri geliştirilir ve çiftin konuşabilir hale gelmesi zamanla oturur.

Tavsiye Edilen İzmir Karşıyaka Aile Terapisti

Aile terapisti mutlaka aile bireylerine genç – ebeveyn fark etmeksizin objektif yaklaşır. Aktif şekilde anlatıları dinler ve dahil olur. Çözüm odaklı yaklaşımla problemler nasıl geride kalır, aile önüne nasıl umutla bakabilir çözümlemelerle ilerler. Aile danışmanlığı olarak da geçen bu psikolojik danışmanlık çeşitinde özellikle şiddetli geçimsizlik yaşayan çiftlerde boşanma kelimeleri konuşulabiliyor. Çiftlere tavsiyemiz aşılamayacak bir problem yoksa ilk etapta adliyenin adres olarak alınmasındansa yetkin bir aile terapistinden destek alarak ilerlemeleri olmaktadır. Evlilikler kurtulabilmekte, sorunlar çözülebilmektedir. Bazı vakalar kolay, bazı vakalar daha zorlu olabilse de iki tarafın da yapıcı olması eninde sonunda birlikte yürüyebilmeyi sağlar. Çocuklu ailelerde özellikle çocukların boşanmadan etkilenmesi faktörü de akıllarda olmalıdır.

Aile terapisinde görüşme sıklığı bireysel terapiye göre daha uzun tutulabilir. Seans sayısı olarak da süreç daha kısa sürebilmektedir. Çiftin belli başlı problemleri geride kaldıkça, iletişim becerileri edinildikçe danışmanlık yavaş yavaş bitirilebilir veya takip odaklı uzun aralıklı görüşmelerle bir süre daha devam edebilir. İlk etapta çiftler genellikle büyük sıkıntılı durumlara girince danışıldığı için görüşme sıklığı yakın tutulabilir.

Karşıyaka’da aile terapistiseçerken belli başlı kıstaslar göz önünde bulundurulmalıdır. Her şeyden önce danışmanın yüzlerce saat çift ve ailelerle çalışmış olması, vaka deneyiminin olması gerekir. Deneyim, bu hizmette başlıca kıstastır. Diğer yandan aile terapistinin objektif, adaletli tutum sergilemesi, çözüm odaklı yaklaşım sergilemesi önemlidir. Kurumumuz aile terapistleri, başta kurucu Psikolog Kağan AY, birçok evlilik kurtarmış, çocuk psikolojisine hakim olarak ebeveynleri çocuk odaklı yönlendirmiş, çiftlere birçok beceriler kazandırarak geçinme kısmında destek olmuştur.

İletişim Becerileri

Çiftlerde en sık görülen problemlerden biri olan iletişim sorunu, seans odasında güvenli bir ortamda uzmanın desteğiyle partnerleri konuşabilir seviyeye getirmek amaçlanır. Partnerler hangi noktalarda tetikleniyor, öfkeleniyor, tartışma nasıl başlıyor gibi farkındalıklara ulaşılır. Ardından bu farkındalıklar hem seans odasında hem seans dışında gündelik yaşama yansıtılır ve anlaşabilme yetisinde ilerlemeler kaydedilir.

Çözümlenemeyen Problemleri Çiftler Kendi Arasında Deşmemeli

“Biz çok konuştuk bu problemleri zaten; fakat bir sonuca varamıyoruz.” tarzı cümleler söylenmeye başladıysa çift patinaj çekiyordur, kısır döngüde birbirlerini yıpratmaktan, geçmişe takılmaktan çıkamıyorlar demektir. Objektif, köprü görevi gören işinin ehli bir psikolog ile çift danışmanlığında bu tür problemler incelikle ele alınıp sonuca bağlama noktasında iki tarafı da memnun edecek kararlar alınmalıdır. Zaman içinde sorunların çözümlenmesiyle öfke, itinme gibi duygular yerini sevgi, yakınlık, şehvet gibi duygulara bırakıyor.

Evlilik Danışmanlığı Karşıyaka

Evli çiftler çeşitli sorunlardan dolayı çözümleyemedikleri anlarda çaresiz kalabiliyorlar. Her ne kadar yakın çevrelerinden yönlendirme alsalar da yeterli olmayabilir. Alanında uzman psikologlar evlilik ve çift danışmanlığı ile partnerlere destek verir. İletişim problemleri, tartışmadan konuşabilmek, suçlamadan anlaşabilmek, empati geliştirmek, aktif dinleyici olabilmek, ekip olmak, destekleyici ve manevi açıdan birbirini besleyebilmek gibi birçok alanda ihtiyaç doğrultusunda çalışılır. İzmir evlilik terapisti, çiftlere objektif yaklaşır ve kesinlikle bir tarafı haklı bulmak gibi bir eğilimi olmaz. Çiftlerin düşünmelerini ve problemlerini nasıl çözebileceklerine dair beceriler kazandırmayı amaçlar, yer yer çiftlerin tıkandıkları durumlarda yönlendirme ve deneyimlerini paylaşmak yoluna gider.

Karşıyaka Aile Danışmanlığı 2024 Ücretleri

İzmir Karşıyaka’da bulunan psikolog ofisleri serbest bir ranjda ücretlerini belirlemektedir. 2024 senesi aile danışmanı ücretleri ortalama olarak 500 tl ile 900 tl arasında değişmektedir. Evlilik ve çift terapisi bireysel görüşmelere göre daha incelikli ve hassas bir çalışma gerektirmektedir. Bazı seanslar biresel terapi süresinden daha uzun olabilmekte, ücretler kurum ve psikologlar arasında değişmektedir.

Narsist Kişilik Bozukluğu Olanlara Nasıl Davranmalı

0

Narsist Kişilik Bozukluğu Olanlara Nasıl Davranmalı

Sevgili, eş, anne-baba, kardeş, arkadaş, patron… Fark etmeksizin herkesin etrafında, hayatında mutlaka bir narsist bulunabiliyor. Ne kadar yakınsa ve geçirilen zaman ne kadar fazlaysa zorlanımlar da o denli fazla oluyor. Bu yazımızda bir narsiste nasıl davranmalıyım , narsist ile nasıl geçinilir gibi sorulara cevap verdik.

Suçlamaktan İmtina Edin

Narsist, erken çocuklukta bakım verenleri tarafından ağır yaralanmıştır. Özellikle fazlaca suçlanmıştır. Kabahatli, hatalı, eksik görülmüştür. Genellikle fazlaca suçlandığı için artık bu tutuma karşı tahammülsüzleşmiştir. Bu davranışı öğrendiği için sık sık etrafındakileri suçlar. Fakat asla ve kat’a kendisinin suçlanmasına tahammül edemez. Eğer narsisti suçlama hatasına düşmüşseniz bundan biran evvel dönün. Çünkü her daim kendisinin haklı ve düşüncelerinin tek doğru olduğunu kabul eden bir insanı suçlamak hak verirsiniz ki onun en son isteyeceği durumdur. O an size tepki vermese bile içine atar ve kinlenir. Bu kin size ileride yüksek bir fatura olarak dönecektir. Sakının!

Yetersiz Hissettirmeyin

Özellikle erkek narsistlerde yetersizlik duygusu yoğun yaşanabiliyor. Şimdi birçok kişi bu kısmı okurken şaşıracaktır. Nasıl olur da küçük dağları ben yarattım havasında olan, herşeyi en iyi haliyle bildiğini iddia eden kişi yetersiz hisseder! diyebilirsiniz. Bu sorunun cevabı içindedir. Narsist, içten içe yetersiz hissettiği için tam tersi şekilde gösterir etrafına. Yetersizliğinin görülmesini engellemek için maske(persona)’sini sağlam takar. Maskesi düşünce ardından acınası, zayıf kişiliği ortaya çıkar. Buna en güzel örnek boşanma sürecindeki narsistlerdir. Boşanmadan önce sürekli ayrılma, terk etme, boşanma tehditleri savuran narsist iş ciddiye bindiğinde “boşanmayalım”, “ben sensiz yapamam” nidaları atar. Eğer narsiste yetersiz hissettirirseniz onun en derinlerindeki herkesten sakladığı yarayı hatırlatmış olursunuz. Dolayısıyla size öfkelenir, nefretini kazanırsınız ve belki kinini…

Narsistik Öfkeye Varken Haklılık Yarışına Girmeyin

Narsistler her durumda kendilerinin haklı olduğunu düşünür. Özellikle öfkeden gözlerinin döndüğü, kendilerini kaybettikleri anlarda(narsistik öfke) kesinlikle kendi argümanlarınızı ve düşüncelerinizi savunmayın. Bu onu daha çok delirtecektir ve üstünüze gelme ihtimalini artırır. İnanç, düşünce ve değerlerinizden vazgeçmeyin elbette, fakat bu tür öfke anlarında kendini yanılmaz olarak gören bir kişiye karşı savaşmayın. Kazanma ihtimaliniz yok. Aksine fiziksel şiddet gibi durumlara da yol açabilir. Öfkesini kustuktan sonra sular durulunca nedir ne değildir konuşmak tek yol.

Beni Savunmuyorsun – Beni Hiç Desteklemiyorsun!

Yine haklılık temasından doğan bir problem, narsist başkalarıyla görüş ayrılığı, tartışma içine girdiğinde sizi onu desteklerken görmek ister. Siz bazı durumlarda eşinizi / partnerinizi haksız bulabilirsiniz, karşı taraf doğru bir noktada olabilir. Bu durumda dahi sizin koşulsuz şartsız kendisini desteklemenizi ister. Bunu yapmazsanız ihanet etmişsiniz gibi, düşmanmışsınız gibi muamele görürsünüz. Onun için hak hudut yoktur, mutlak suretle onaylanmalıdır.

Korku Ve Bastırılmışlığı Er Geç Atmanız Lazım

Narsist, partnerini korkutarak, sindirerek güçsüz bırakır. Kolunu, kanadını kırar. Bir süre sonra partnerin hayat enerjisi kalmaz, mutsuz, değersiz hisseder, kendini tanıyamaz hale gelir. Narsistin her dediğine onay verilmemeli, tartışma pahasına da olsa her istediği yerine gelmemeli. Çünkü ne kadar onun istediği gibi biri olursanız, söylediklerine ve beklentilerine koşulsuz şartsız tamam verirseniz bu, sizin göreviniz haline gelir ve yarın birgün hayır dediğinizde “sen değiştin ha”, “sana bir haller oluyor, kim aklına giriyor” gibi cümleleri duymanız olası. Korku, kaygı, bastırılmışlık gibi duygulara baş kaldırmanız önemli.

Yetişkin Dikkat Eksikliği Terapi ve Tedavisi

0

Yetişkin DEHB (ADHD) Terapi ve Tedavisi

Yetişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tedavisi, klasik çocuk – ergen tedavisinden farklı yürütülür. Henüz ülkemizde birçok uzman tarafından dahi tanınmayan, pek bilinmeyen bir bozukluk olan dehb bireyi hayatının birçok alanında etkiler. Zamanla hiperaktivite boyutu azalarak gözden kaybolur fakat dikkat eksikliği, konsantre olamama, odaklanamama, anda kalamama, zaman yönetimi, sosyal işlevsellikte geri kalma, duygu kontrolü(özellikle öfke ve ağır negatif duyguların basması) gibi birçok alanda zorlanımlar görülebilir.

İlk Etapta Duygusal Destek

Dikkat eksikliği sahibi bireyler uzun seneler boyunca, çocukluk – ergenlik çağında handikaplarla boğuşmuş olabiliyor. Yetişkinliğe gelindiğinde bozukluğun etkileri ve hasarları hissedilebiliyor. Hayatın belirli alanlarında geride kalmışlık, başarısızlık, yetersizlik gibi duygular ön planda olabiliyor. İşlevsellikte(zaman yönetimi, düzen ve sıraya koyma gibi) ilerleme kaydetmekten önce bireyin geçmişten gelen duygusal defektlerini onarmak gerekmektedir. Konuşma terapisiyle birey anılarını, düşüncelerini, duygularını, varsa travmalarını, geçmişte yaşadığı zorlukları, bozukluğun getirileri/götürüleri gibi konuları masaya yatırıp öncelikle içindeki kompleks duyguları çözümlemelidir.

DEHB Hakkında Bilgilenmek

Yetişkin dehb aynı çocukluk çağında olduğu gibi sinsidir. Hatta hiperaktivitenin yok olmasıyla birlikte daha da sinsidir. Yok saymadan, azımsamadan gerçekliğini kabul etmek fakat sadece kabul etmekle kalmayıp onun hakkında bilgilenip donanmak şarttır. Ne kadar bilirsek o kadar elimiz kuvvetleniyor. Neyle nasıl baş edeceğimizi bilemediğimizde daha çaresiz, daha panik halde oluyoruz. Bozukluk hakkında A’dan Z’ye psikoeğitim, baş etme mekanizmaları, teknikler vb. öğrenilmelidir.

Yönetici İşlevleri Geliştirmek

Bir orkestranın yöneticisi vardır değil mi? Maestro denen bu lider tüm orkestraya yön verir, tempoyu belirler. Beynimizin maestrosu da prefrontal kortekstir. DEHB’de bu beyin kısmı bozuktur. Dopaminerjik sistem tam randımanlı çalışmaz. Yönetici işlevler(executive functions) bu bölgenin alanıdır ve önemlidir. Peki bu beynin ön bölgesi(frontal korteks) ne işe yarar? Hangi görevlerden sorumludur?

  • Çatışmalı düşünceler arasından mantıklı olanı seçebilmek
  • İyi ve kötüyü ayırt edebilmek
  • Şuanki davranışların gelecekteki sonuçlarını öngörebilmek
  • Belirli bir hedefe yönelik çalışabilmek
  • Olası sonuçlara yönelik tahminlerde bulunabilmek
  • Sosyal durumlara yönelik uyum ve dürtüleri kontrol edebilmek.(Edilmediğinde sosyal dışlanma, uygun bulunmama durumları).

Çocuklukta – Ergenlikte Edinilememiş Kazanımlar

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu bulunduran birey, çocuklukta ve gençlikte bazı durumlara maruz kalabiliyor. Ötekileştirilebiliyor, sosyalleşemeyebiliyor, uyum sağlamada zorlanabiliyor, arkadaş edinmede sıkıntılar yaşayanlar oluyor. Çok çeşitli götürüleri olabiliyor bozukluğun. Örneğin dehb’si bulunan kişilerde “sosyal ipuçlarını anlama” dediğimiz diğerlerinin jest, mimik, beden dili, istekli – gönülsüz olup olmamalarını ayırt etme gibi sosyal hayatı derinden etkileyen yeteneklerde hasarlar yaygın görüyoruz. Bu tür kazanımlar çocuklukta ve diyelim ki en geç lisede geliştirilmemiş olabiliyor. Bu başlıkların ele alınıp çalışılması, pratik edilmesi ve geliştirilmesi yetişkinlikte zorlanmaları minimuma indiriyor.

İş Yaşamı ve İlişki & Evlilik Problemleri

Yetişkin dikkat eksikliğini ele alırken bireyin iş yaşamında ve ilişki dünyasında olup bitenleri de çalışmak gerekli oluyor. Son ana bırakma, unutma, bir projeye başlayamama, sürdürememe, bitirememe gibi problemler özellikle iş yaşamında kişiyi zorluyor. İlişkilerde de örneğin dehb’li kişi erkek diyelim; partner birşeyler anlatırken dalıp gitmek, dinliyor gibi görünüp hayal dünyasında olmak, partnerin anlattığı içeriğe konsantre olamamak gibi durumlar ilişkilerde yanlış anlaşılmalara ve zorlanımlara yol açıyor. Tüm bunların ele alınıp geliştirilmesi işlevsellik için şart olmakta. Herkee sağlıklı huzurlu günler diliyoruz.

İzmir Evlilik Çift Terapisi

0

İzmir çift terapistievlilik danışmanı merkezimizde ilişki ve evlilik sorunlarıyla ilgileniyoruz. Evlilik problemlerinde birçok ailenin adliyeden önceki durağı olduk ve istekle çalışarak kurtardık. Kök aile sorunları, iletişim problemleri, cinsellik, anlaşılma ve paylaşım, evlilik öncesi danışmanlığı, aldatılma ve güven sorunları gibi birçok kulvarda psikolojik destek ve terapi süreçleriyle yüz güldüren sonuçlar alıyoruz. İzmirde tavsiye çift terapisti gösterilerek hizmetlerimize devam ediyoruz.

İzmir’de Çift Terapisti Psikolog

Evlilik çift terapisi hizmetinde gerek ilişki sürecindeki sorunlar gerekse evlilik müessesesinde bulunan ve çıkmazda – çaresiz hissedilen raddede çiftler kendi başlarına sorunların üstesinden gelemeyebiliyor. Bazı konular özellikle birçok dinamiği içinde barındırıyor, çetrefilli ve içinden çıkılmaz dinamiklere sahip oluyor.

İzmirde evlilik terapisi desteğini senelerdir devamlılıkla sürdüren merkezimiz evliliklerin, ailelerin çevrelerinde sorun yaşayan benzer durumda olan tanıdıklarına referans oldukları önerilen çift evlilik danışmanlığı merkezidir. Deneyimli ve iyi bir çift terapisti arıyorum niyetindeyseniz kurumumuza ücretsiz bilgi alabileceğiniz telefonla ulaşım sağlayıp randevu oluşturabilirsiniz.

sık görülen evlilik çift sorunları
Sık Görülen Evlilik Çift Sorunları

Çift Terapisi Nasıl İlerler

Evlilik kurumuyla çalışırken çiftlere objektif durmalı çift terapisti. Karşılıklı öfke, kırgınlık, doluluk, travmatik yaşantılar varsa her iki taraf da anlaşılmak istiyor. Taraflar konuşmak, içlerini dökmek, meramını anlatmak, anlaşılmak niyetiyle geliyor. Öncelikle bu ihtiyacı karşılamak yoğun gerilimi, öfke duygusunu yatıştırıyor. Bunun için empatik, sağduyulu, yapıcı, uzlaştırıcı evlilik danışmanı kilit rolde oluyor.

Evlilik terapisti, gözlem ve tespitlerini sürecin daha ileriki evrelerinde çiftle paylaşarak inkar ve suçlamaya mahal vermeden evli çiftin sadece birbirini anlamasını sağlamasıyla bile büyük ilerlemeler kat ediliyor. Sorun çözme becerileriyle de değişim yakalanırsa bağlar iyice sağlamlaşıyor.

Çift Terapisine Ne Zaman Gidilmeli

Çiftler özellikle işler çığrından çıkınca, boşanma kelimeleri konuşulduğu evrede çift terapisine başvurmayı tercih ediyor. Problemler uzamadan, çözümsüz kalan konular birbiri üstüne birikmeden destek alınmasını öneriyoruz. Bu hizmet alanında deneyimli olarak duygusal ve anlık kararlar alınmasını önlemek için çabamızı ortaya koyuyoruz. Çiftler öfke ile birbirlerini kırıyorsa, iletişime geçemiyorsa, soğumalar ve uzaklaşmalar mevcutsa, tahammülsüzlük – batma halleri oluyorsa, çiftlerden en az biri duygusal anlamda tükenmiş, yorgun, yılgın, çaresiz hissediyorsa uzman desteğiyle psikolojik danışma ihtiyacı vuku bulmuş demektir.

Kabul ve Değişim Dengesi

Partnerler birbirini anlamama ve sağlıklı bir iletişimle beraber orta yolda buluşamadıkları için terapi sürecinde herşeyden önce anlaşılmak istiyorlar. Yargısız, kapsayıcı bir kabul talep ediyorlar terapistten. Duygular ve içinde bulunulan durum aktarıldıkça öfke gibi duygular yerini dinginliğe bırakıyor. Haricinde partnerler birbirlerinin işlevsiz davranış ve yaklaşımlarının değişmesi gerektiğini düşünebiliyor. Yıkıcı, ilişkiye zarar veren tutumlarla ilgili terapistten bir formülasyon talebiyle değişim sürecine girilmesi gerekliliğini düşünebiliyorlar. Çift terapisti, danışma sürecinde kabul ve değişim terazisini yerine göre dengede götürerek sonuç alma niyetinde olur.

Süreci Uzatmadan Hedef Odaklı Çalışma

Psikoterapi ve psikolojik danışmanlık hizmetleri bir süreçtir. Fakat bu süreç uzadıkça danışanlar açısından zaman, sorunların devamlılığı, maddiyat, enerji gibi yatırımlardan dolayı can sıkıcı olabiliyor. Bunların merkez olarak farkındayız ve ihtiyacı odak alarak olabildiğince en kısa sürede evli çiftlerimizle nokta atışı çalışmayı düstur ediniyoruz. Duygu odaklı terapi gibi dünya çapında evlilik danışmanlığı yaklaşımlarıyla sorunlarınıza ortak oluyoruz.

Evli Çiftlerde Sık Karşılaştığımız Problemler

Evlilik müessesesinde sınırsız problem havuzu olsa da istatistik olarak sık karşılaştığımız danışma temalarından bahsedebiliriz. Bunlar başlıca partnerlerden birinin ailesiyle öteki partner arasında anlaşmazlık, kök ailelerin sınır problemleri, iletişimsizlik, duygu alışverişinde kopukluklar, sık ve şiddetli tartışmalar(kökenlerine bakılmalı), cinsel yaşam, maddi konular ve paranın kullanılması, aldatılma – güvensizlik, geçmişte yaşanan travmatik deneyimlerin unutulamaması, kıskançlık ve kısıtlama davranışları.

Burada değindiğimiz başlıca sık görülen problemler alanında deneyimle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Aşina olduğumuz bu konularda birçok çift ile çalışmalarımızı tamamladık. En çözülmez ve çıkmazda görünen tıkanmalarda bile güzel kademeler alınıyor.

Evlilik Danışmanı ve Yaşam Koçu Farkları

İlişki danışmanlığı almak isteyen bireyler kimden, hangi merciden – sıfat sahibinden destek almaları gerektiğiyle ilgili kafa karışıklığı yaşayabiliyor. Kısaca bilgi verelim: Evlilik ve ilişki terapisi hizmetini genellikle psikolog, psikolojik danışmanlık ve rehberlik, aile danışmanlığı mezunları ve sertifika sahipleri vermektedir. İnsan psikolojisi ve ilişki&aile dinamikleriyle ilgili seneler boyu lisans ve lisans sonrası eğitimlere tabi olurlar.

Yaşam koçları, mentörler, ilişki danışmanı gibi sıfatlara sahip kişiler psikoloji alanı dışından yönlenmeleriyle ilişkiler alanında danışmanlık veren kitledir. Evlilik ciddi bir kurum olmakla birlikte destek alacağınız merciyi araştırarak sürece başlamanız uygun olacaktır.

Çift Terapisi ve Evlilik Danışmanı İzmir Sık Sorulan Sorular

  • İşleyiş nasıl – Evlilik terapisi nasıl olur?

Bu danışma ve terapi hizmetinde diğer psikoterapi desteklerinde olduğu gibi seanslarla ilerlenir, ilk görüşmede kurum olarak uzun uzadıya tanışma ve bilgi alma faslındansa çifti terapiye getiren nedir ile başlanır. Yani direk çözümsüz kalınan ya da destek istenen konulardan ilk seansla birlikte vakit kaybetmeden yola çıkılmış olur. İlerleyen seanslarda çift için mühim başlıklara değinilerek çözümlenme amacıyla çalışılır. Bazen çiftlerden biriyle  başlanır danışma sürecine.

  • İyi bir evlilik terapisti nasıl olur?

Çok hassas bir terapi kolu olan çift terapisini yürütecek psikolog, aile danışmanı, evlilik danışmanının herşeyden önce mutlaka empatik ve danışanlarına alan açan, anlayış geliştirmeye yönelik, yargıdan uzak, hüküm koyma konusunda temkinli, uzlaştırıcı, ihtiyacı anlayabilen ve önemli sayıda vaka görerek deneyimli olması iyi çift terapisti niteliği için gerekli unsurlar.

  • Çift terapisi işe yarıyor mu?

İzmirde çift terapisi hizmetinde birçok evlilik kurtaran, iletişim ve yakınlığın artmasıyla birlikte ilişkilerde niteliği ve kaliteyi artıran bir kurum olarak rahatlıkla söyleyebiliriz ki çözümsüz kalınan sorunlar varsa avukat&adliye ilk durak kesinlikle olmamalı. Ne kadar umutsuz ve çaresiz hissedilse de eğer olumlu ve yapıcı bir tutum varsa güzel sonuçlar alınıyor. Duygusal boşalımla birlikte daha dingin ve huzurlu bir enerjiye kavuşulduktan sonra partnerlerin konuşabilmesi mümkün oluyor. Farkındalıklarla birlikte de davranış tutum değişimleri gelişiyor.

  • Evlilik danışmanı seanslar ne sıklıkta oluyor?

Durumun yoğunluğu, problemlerin ne zamandan beri var olduğu gibi unsurlara dayanarak görüşme sıklığı değişebilmekte. Fakat ortalama bir çift terapisi desteğinde ilk etapta iki hafta aralıkları uygun buluyoruz. Danışanların özel talepleri olabiliyor, rahatlıkla uzmana iletebilmeliler. İlerleyen süreçlerde ise takibe yakın bir sıklığa çevriliyor örneğin ayda bir, bir buçuk ayda bir gibi periyotlarda çifti takip etmek yeterli oluyor.

  • Çift terapisi kaç seans sürer?

Çift terapileri birkaç seans ile aylar süren sürece yayılan daha uzun soluklu çalışma gerektiren bir aralıkta hizmettir. Çift genel itibariyle ilişkiyi iyi götürüyor fakat âni gelişen ve ilişkiyi zora sokan bir durumla karşı karşıya kalmış olabilir, bunun için birkaç seans kriz yönetimi ve baş etme yetisi geliştirmek yeterli olur. Kök aile problemleri, iletişim, güvensizlik gibi başlıklar görece daha uzun seanslar gerektirebilir.

  • İlişki terapisi ücreti ne kadar?

Bu tür bir psikolojik destek hizmetinde en sık sorulan sorulardan biri de seans ücreti ne kadar? oluyor. Evlilik danışmanının yetkinlik ve deneyimi, destek alınacak semt, seansın süresi gibi kıstaslara göre değişmekle birlikte İzmirde çift terapisi seans ücreti ortalama 2500 TL civarıdır.

Evlilik sorunları ve ilişkinizde yaşadığınız problemler için bize ulaşın. Sorunlarınıza çözüm ortağı olup ilişkinizim nefes almasını sağlayalım.

Kendi evliliğiniz ya da bir yakınınız, tanıdığınızın fark etmeksizin destek alma ihtiyacı hissediyorsanız sitemizin iletişim sayfası bölümünden telefon numaralarımıza ulaşarak sekreteryamız aracılığıyla ücretsiz bilgi alabilirsiniz. İzmir’de tavsiye edilen çift terapisi merkezi olarak yüzlerce evli çiftin ardından sizinle de çalışmak istiyoruz. Mutlu günler.

Narsist Değişir Mi, Narsist Nasıl Değişir

0

Narsist Değişir Mi – Narsist Nasıl Değişir

Narsist değişir mi? Bir narsistle birlikte olan kişilerin merak ettiği soruların başında gelir. Eğer bir narsisistik kişilik bozukluğu barındıran biriyle birlikteyseniz yaşamınız çoğu alanda zorlu geçer. Partnerinizin neden öyle davrandığına anlam veremezsiniz, iki gün iyi üçüncü gün kötü olur, tükenirsiniz. Belli bir noktadan sonra artık bu böyle gitmez düşüncesiyle partnerinizin değişip değişmeyeceğini merak edebilirsiniz. İzmir psikolog hizmetimiz ile bu yazımızda tam da buna cevap veriyoruz.

Değişim Derken

Narsisizm bilindiği üzere bir kişilik bozukluğudur. Hastalık olmadığı ve kişilikle alakalı olduğu için tam bir tedavisi yoktur ve tam anlamıyla değişim mümkün değildir. Fakat eğer narsist, farkındalıklar geliştirerek “kendinde bir hata görmeme” illüzyonundan çıkarsa, kendini kandırmaktan vazgeçebilirse, suçlamak yerine dikkatini içe çevirip kendisini sorgulamaya başlarsa kişiliğiyle alakalı birçok yönü geliştirebilir. Farkındalıklar ve kendisini çalışmalar ne denli yoğun ve ciddiyetli olursa gelişim de o kadar hızlı ve yüz güldürücü olur.

Yaygın Görüşe Katılmıyoruz

Birçok psikoloji, psikiyatri ve danışmanın görüşüne göre narsistler değişmez ve düzelmez. Bu görüş çok katı olup insanı anlamaktan uzaktır. Biliyoruz ki bireyler yaşam gidişatı içinde büyük değişimler geliştirebiliyorlar. Bunlar travmatik durumlara maruz kalmakla, kayıplarla, büyük üzüntü döngüleriyle, çocukluğun masaya yatırılıp savunma mekanizmalarının bulunup üstüne gidilmesiyle olabiliyor. Kimi 45 yaşında bambaşka biri olmaya başlıyor, kimi yaşamının gidişatını sorgulayıp neyi neden yaptığını düşünerek bulabiliyor. Evet narsisistik kişilik bozukluğu tam manasıyla değişmeyebilir fakat kişiliğin belli yönleri üzerinde çalışılıp törpüleme yapılabilir. Bu da hem kişinin kendisine hem yakın çevresine olumlu olarak yansır.

Narsist Bireye Yaklaşımda Dikkat Edilmeli

Narsist birey, suçlanma ve yerilme taraflarından sonsuz korkar. Dolayısıyla üslubunuz sert ve suçlayıcı ise hiç şansınız yok. Gerek terapi almaya ikna çabanız olsun gerek beklenti/şikayetlerinizi iletmek olsun diliniz sert olmamalı, baştan kaybedersiniz. Narsist bireyle alakalı görüşlerinizi ılımlı ve dikkatle iletirseniz, kişi de komplekslerine rağmen tetiklenmeden eleştiriye açık haldeyse hoş diyaloglar ve gelişmeler gözlenebilir. Bilmemiz gerekir ki bu güne kadar yaşamış milyonlarca narsistle yaşamış olan eşler, çocuklar, kardeşler, arkadaşlar var. Bu kişiler narsist bireylerle bir şekilde baş ettiler ve yıpranmayı minimuma indirdiler. Herşeyden önce mağdur ve kurban rolünden çıkılmalı ve eğer mecburen ya da isteğe bağlı olarak narsist ile yaşama devam etme kararı alınıyorsa “neler yapabilirim, nasıl baş edebilirim” mentalitesi oluşturulmalı.

Partner Değişirse Narsist Değişir

Narsistler istedikleri gibi davranacaklarına inanır. Davranışlarını ve düşüncelerini eksiksiz, hatasız doğru kabul ederler. Bu şekilde kendilerine hak gördükleri şeylere partner göz yumarsa, alttan alırsa, kolayca affederse narsistin sorunlu tutumlarını pekiştirmiş olur. Fakat partner güçlenir ve pozisyon olarak daha sağlam bir evreye geçebilirse narsist ilk etapta bunu tehlike olarak algılasa da uyumlanmak zorunda kalacaktır. İster istemez davranışlarını, gaddarvari yaklaşımlarını törpülemek zorunda kalacaktır.

Narsist suistimal, ilişkiler, kendini tanıma ve geliştirme ile ilgili destek ihtiyacı hissediyorsanız sitemizden iletişim bölümünden bize ulaşabilir ve üstünüzdeki toksik etkileri atabilirsiniz.

Boşanma ve Psikolojik Etkileri

İyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta… Her zaman işler verilen söze uygun ilerlemeyebiliyor. Çiftin aileleri, alkol gibi bağımlılıklar, cinsel sorunlar, şiddetli tartışmalar ve iletişim kuramama-anlaşılmama, sevgide azalma. Sayabileceğimiz onlarca sebeple birlikte evlilik sonlanabiliyor. Bu bitiş her evlilikte ve kişide farklı seyrediyor, farklı acı veriyor. Buna yol açan birçok sebep var aslında. Bu yazımızda bu sebeplere ve boşanma sürecinin evreleri, boşanan bir kişi az çok ne tür şeyler yaşar bunlardan bahsediyor olacağız.

Severek İsteyerek Mi Yoksa Bitmesi Gerekiyordu Ve Bitti Mi

Bu husus çok önemli. Partnerlerden biri bitmesi yönünde girişim yaptı(dava açmak gibi), diğer partner ise gönülsüz ve aslında boşanmayı içten içe istemiyor bir halde olabiliyor. Hala eşini sevebiliyor(sevgi duygusu hemen biten bir duygu değil). Bu tür bir durum boşanma gerçeğini kabullenmede büyük zorluklar yaratıyor ve geriye dönüşlere(zihinsel anlamda) yol açıyor. Bu sebeple eğer boşandıysan ve büyük acı çektiğini hissediyorsan ağzın ne demiş olursa olsun için ne diyor buna sırt çevirirsen büyük çatışmalar yaşarsın.

Sevgi Dışındaki Duygulara Da Göz At

Hakim sizi boşamış olabilir fakat içinizde ilişkinize ve partnere dair şeyler hala sıcak ve canlı olabilir. Örneğin haksızlığa uğramışlık ve nefret duyguları ağırdır. Bu duygular acınızı diri tutacaktır, 6 ayda atlatacağınız boşanma sonrası süreç iki üç kat uzayabilir. Diğer yandan her ne yaşandıysa yaşansın belli alışkanlıklar ve anılar onu özlemenize sevk edebilir. Bu tür durumlarda kişiler kendine kızabiliyor. Onca şey yaptı, yaşattı, hala neden onu özlüyorum? gibi kişiler kendilerine kızabiliyor. Anlamaları gereken şey şu ki duygu içimizde ve düşüncelerimiz, anılarımız gibi sebeplerden ötürü otomatik ortaya çıkıyor. Dolayısıyla onu kontrol etmeye çalışmak yerine nerden geldiğini anlamaya çalışmak tek yapmamız gereken.

Kendini Suçlamaya Dikkat

İlişkilerde bugüne kadar bir tarafın tam anlamıyla hatalı olduğu bir yapı görmedik, duymadık. Fakat şuna çok rastladık; bazı kişiler kendilerini suçlamakla o kadar meşgul ki partnerinin eksik ve yanlışlarını, boşanma sürecine getirecek adımlarını atlıyorlar. Kişi kendine haksızlık ediyor. “Şöyle yapsaydım böyle olmazdı”, “Hepsi benim hatam, her şey çok geç ah bu benim ahmak kafam”… Gördüğünüz gibi acımasızca kendini yargılayan kişi pişmanlık ve suçluluk duygularıyla boğuşuyor olacaktır. Bunun içinden çıkılamadığı sürece depresyon kaçınılmaz olur. Eğer bir de kişilik olarak hatayı kendinde görme eğilimi gibi yapılar barındıran biriyse risk daha büyük. Bu kişiler aile, yakın çevre arkadaş ve uzman psikolog tarafından desteklenmeli, boşanma süreci beraber yumuşak geçişle atlatılmalıdır.

Kimlerle İletişimde Olduğunu Fark Et

Kayıp, taşınma, boşanma gibi zor süreç barındıran durumlarda etrafımızdaki kişiler bize destek de olabilir, bilerek ya da istemeden zarar da verebilir. Boşanma süreçlerinde sığ telkinlerle anlaşılmadığını hatta daha kötü hissettiğini fark edebilirsin. “Boşver, dünyanın sonu değil”, “Önüne bak” tarzı yaklaşımlar içinde iyi niyet barındırsa dahi içinde bulunduğun durumu anlamadığını gösteren tarzda telkinlerdir. Sana iyi gelmiyorsa bu tür kişilerle en azından bu süreçte minimum kontaktta olabilirsin.

Önce İnkar Sonra Kabul

Boşanma nihayetinde kayıp gibi algılanabiliyor. Kayıp durumlarında ilk etapta inkar süreci yaşanır. Neden böyle oldu?, Ayrılamayız, bitemez. tarzında düşünceler ve hislerin altında sıkışmışlık görülür. Boşanma kabul edilmez, sindirilmez. Fakat zamanla inkar yerini kendini suçlamaya bırakır. Kendini suçlama halini sağlıklı şekilde aşabilirsen depresyon ya da defekt bırakmadan kabul kısmına geçip hayatına devam edebilirsin. Bunun için tek başına zorlandığın durumda süreci bir psikolog ile geçirmen faydalı olacaktır.

Borderline Kişilik Bozukluğu ve Tedavisi

Borderline kişilik bozukluğu hakkında izmir psikolog hizmetimiz kapsamında genel çerçeveyle bilgi verdiğimiz yazımızda değineceğimiz bazı başlıklar:

  • Borderline kişilik bozukluğu nedir?
  • Tedavisi var mıdır?
  • Borderline kişilik bozukluğu nasıl olur/oluşur?
  • Bir kişinin/kendimin borderline olduğunu nasıl anlayabilirim?
  • Borderline kişiler evlenebilir mi, iş yaşamları nasıl olur? (Sosyallik alanındaki durumlar)
  • Borderline kişilik bozukluğu tedavisi – terapisi nasıl olur?
  • Bitirirken Borderline bozukluğu için öneriler.

Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir

Borderline kişilik bozukluğu bazı bireylerin kişilik yapılanmasında belli başlı özellikler ve savunma mekanizmaları barındırması halidir. Tıpkı diğer kişilik yapılanmaları gibi borderline bireylerin öne çıkan özellikleri vardır. Başlıca terk edilmeye karşı hassasiyet, bağımlılık, kendilik algısında çarpıklık&düşüklük, değersizlik ve yetersizlik duyguları, kendine zarar verme ve intihar eğilimleri&girişimleri, duygu kontrolünde zorlanımlar, kişiler arası iletişimlerde yaşanan problemler, sevgi ve nefret arasında git geller, boşluk hissi, dürtüsel davranışlar(cinsellik, alışveriş gibi).

Tedavisi Var Mı

Borderline kişilik bozukluğu adından da anlaşılacağı üzere bir hastalıktan ziyade kişilik gelişimi ile ilgili bir psikiyatrik rahatsızlıktır. Borderline için ilaç tedavisi kullanılmaz, psikoterapi ile birlikte uzun vadede büyük gelişimler ve değişimler oluşur. Özellikle terapi odasında güven, kişi ilişkilerinin pratiği, duygu kontrolü, zorlayan hislerle baş etmek gibi birçok temada çalışılıp bireyde bulunan savunma mekanizmaları değişim göstermektedir. Dolayısıyla borderline tedavisi psikoterapi ile mümkündür.

Borderline Kişilik Bozukluğu Nasıl Oluşur

Erken çocukluk döneminde ebeveyn ve diğer bakım verenlerin tutumları kişilik gelişiminde ve şekillenmesinde hayati öneme sahiptir. 2-6 yaş arası bütün dönemlerden daha önemli. Bu evrede annenin sevgisini esirgemesi, terk etme korkularına sebebiyet verebilecek davranışları, korkutulmalar, ayrılık kaygıları, güvensiz bağlanma gibi birçok faktörün bir araya gelmesiyle borderline kişilik gelişebilmekte. Ebeveynlerin kendi stresleriyle baş edememeleri, depresif bir ebeveynin bulunması, yetişkinlerin kendi öfke ve diğer duygularını düzenleyememeleri, çocuğun duygularını görmezden gelmeleri ve yatıştıramamaları ilk tohumları eker. Bunların yanısıra çocuğa değersiz – yetersiz – sevilmiyor olduğu yönünde mesajlar geliyorsa kendilik algısı düşük olacak, başkalarıyla tamamlanacağına yönelik algı geliştirecektir.

Bir Kişinin – Kendimin Borderline Olduğunu Nasıl Anlarım

Siz ya da şüphelendiğiniz kişi duygu durumunda stabillik yaşamıyor yoğun dalgalanmalar oluyorsa, acı duygusu ve boşluk hissi mevcutsa, öfke kontrolünde sorunlar varsa, ya çok iyi ya çok kötü hisler/düşünceler gelip gidiyorsa yani uçlarda seyretme durumu hakimse, yalnızlık duyguları yoğunsa, kendine zarar verme düşünceleri davranışları varsa, dürtüsel cinsellik ya da diğer haz veren davranışlar bilinçsizce sonrasında pişmanlık yaratabilecek durumlar tekrarlanıyorsa borderline kişilik bozukluğuna işaret edebilmekte. Bu tür belirtiler herkeste bir yere kadar görülebileceği için internet veya diğer ortamlarda kendinize teşhis koymayın. Teşhis yetkisi psikiyatrist uzmanındadır.

Borderline Kişiler Evlenebilir mi, İş Yaşamları Nasıldır

Borderline bireyler elbette evlenmektedirler fakat ilişkilerde birçok sıkıntı yaşayabiliyorlar. Narsisistik kişiliklerle uyum sağlayan borderline kişilikler ilişkinin ilk etaplarında dünyanın en değerlisi gibi hissederken narsistin suistimaline süreç içinde maruz kalabiliyor. Borderline bireylerde sevilmeye, ilgiye muhtaçlık yanısıra yutulma korkusu da vardır. Yani sınırlarının ihlal edileceğine dair, özgürlüğünü kaybedeceğine dair korkular. Narsist bireyin kısıtlama – kıskançlık – yalnızlaştırma girişimleriyle negatif duygulara geçebilir bir borderline.

Eğer sağlıklı bir kişilikle birlikteyse partnerinin anlam veremediği çıkışlar ve sorunlar ortaya çıkarabilir. Duygulanımına hakim olamadığı için problemli durumların içine kendini ve partnerini sokabilir.

İş yaşamında da benzer örüntüler devam eder. Sık iş değiştirme, işyerinde kişilerarası ilişkilerde sorunlar sık sık yaşar. Alınganlık, egosantrik düşünme şekli(benmerkezcilik), dışlanma – yalnızlık kaygıları, öz saygı ve öz değerde düşüklük gibi fenomenlerle boğuşarak stresli anlar içinde kalabilir.

İzmir Aile Danışmanlığı

İzmir aile danışmanlığı, çift ve çocuklu ailelerin problemleri kendi başlarına çözümleyemediği noktada alanında uzman psikolog dan profesyonel destek alması hizmetidir. Aile danışmanı 450 saat eğitimini tamamlamış, aile dinamikleri ve problem – problemlere yönelik çözüm girişimlerinde yetkin olan kişidir.
İzmir aile danışmanlığı hizmeti veren bir kurum olarak bu konuda hizmet almak isteyen danışanları bilgilendirelim.

İzmir Aile Danışmanı ve Aile Terapisi

Aile danışmanı, Psikoloji, Sosyoloji, Sosyal hizmet, Psikolojik danışmanlık ve rehberlik, Çocuk gelişimi, Tıp, Hemşirelik bölümlerinden mezun olanların olabileceği bir meslek alanıdır. Ailelerin içinde bulunduğu sorun, krizlere etkin müdahale edebilen, evli ve çiftlerle yeterli deneyimi olan, psikolojik destek ve terapi alanlarında mümkünse etkin bir uzman tercih edilmelidir. Her aile danışmanı psikolog değildir, bu noktada destek alacağınız uzmanın üniversitelerin ”Psikoloji” bölümünden mezun olmuş olması, Psikolog unvanı bulunmasına dikkat etmeniz faydanıza olacaktır.

İzmir Aile Danışmanlığı Hangi Konularla İlgilenir 
İzmir Aile Danışmanlığı Hangi Konularla İlgilenir

İzmir Aile Danışmanlığı Hangi Konularla İlgilenir

Çiftlerin kendi arasındaki problemler, çocuk ve gençlerin içinde bulunduğu ya da etkilendiği durumlar, kök aile sorunları, cinsellik, iletişim problemleri, hamilelik, aldatılma, boşanma, duygusal birikimler(ağlama, sinir krizleri), öfke kontrolü, stres yönetimi, kıskançlık, kısıtlama, güvensizlik & şüphe gibi birçok alanda aile danışmanı çalışır. Kuruma ilk gelindiği gün ve seans ile 3. 4. seanslarda dahi gözle görülür farklılıklar, rahatlamalar, kazanımlar elde edilir.

Evlilikler Kurtulabilir mi

İzmirde aile terapisi hizmeti verirken hatrı sayılır sayıda evli çiftin boşanma arefesinde, adliyeden bir durak önce danışmanlık merkezimize son çare olarak danıştığını gözlemledik. Bu evliliklerin bir kısmı evliliğe devam kararı aldı. Karamsarlık, çaresizlik içindeki çiftler aslında aşılabilecek durumda olan problemleri kendi aralarında halledemezken bir uzman desteğiyle sorunlar geride bırakılabiliyor.

İki tarafta da henüz bitmemiş, önyargısız şekilde yaklaşarak, küçük de olsa bir ışık görülüyorsa çıkmaz ve çözülmez denilen problemler geride bırakılabiliyor. Evli çiftlerin kendi arasında problemleri ele alması daha da düğümlü hale getirebilirken profesyonel bir uzman eşliğinde problemlere yaklaşım ve iletişim – problem çözme yetilerinin gelişmesiyle evlilik rayına oturabilmekte.

İzmir Aile Danışmanlığı Merkezi

İzmir’de Bayraklı, Bergama, Gaziemir, Karşıyaka şubelerimizle aile danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Alanında uzman psikologlarımız ve seneler boyu yüzlerce danışan tecrübemizle çözüm odaklı yaklaşımlarımızla çift ve ailelerimizi anlıyor, birbirlerini anlamayı sağlıyor ve problemlerin çözümünde ortak oluyoruz. Aile terapisi ve danışmanlık hassas ve deneyim gerektiren bir hizmettir. Bireysel psikoterapiden daha incelikli ve ayrı bir eğitim gerektirir.

Aile Danışmanlığı İzmir Seans Ücretleri 2026

İzmir’de aile terapisi ücretleri kurum, uzman ve semte göre değişiklik göstermekle birlikte genel itibariyle aralık 2500 tl ile 4500 tl arasında değişim göstermektedir. Seanslar 1 saat ile 1.5 saat arası sürebilir. Bazı yoğun durumlarda 2 saatlik görüşmeler yapılmaktadır. Seans arası sıklık 1 hafta ile 1 ay arasında duruma, problemlerin süresi ve yoğunluğu gibi kıstaslara göre değişir. Nasıl bir çalışma gerekir, ne sıklıkla görüşülür bunu uzmanınız ilk görüşmede değerlendirir sizinle paylaşır. Diğer yandan süreçle ilgili kafanızdaki her soru işaretini uzmanınızla paylaşarak giderebilirsiniz.

Aile danışmanlığı birkaç seans ile hafta ve aylara yayılan bir çalışmaya da olabilmektedir. Bu danışanların ihtiyacına, durumun niteliğine, nasıl bir çalışma yapılacağına göre değişir. Bazı durumlarda akut gelişen problemleri çözmekte yetersiz kalan çift, yönlendirme ve rehberlik niteliğinde bir çalışmaya ihtiyaç duyabiliyor. Bu tür bir danışma kısa süreli bir beraberlik yaratabiliyor. Kök aile problemi, iletişim kuramama, şiddetli kavga – tartışmalar, boşanma ihtimalinin değerlendirilmeye başlanması, çocuklarla ilgili de sorunların olması, geçmiş yıllardan gelen birikmiş sorunlar gibi konularla danışan ailelerle ise sürece yayılan aile terapisi uygun olmaktadır.

Aile terapisi hakkında bireyler şüpheye düşebiliyor. Fakat gerek bilimsel araştırmalar gerek bu tür bir hizmet alan birey ve aileler olumlu geribildirimler vermekte. Çocuklardaki pozitif yönde davranış değişiklikleri, çiftlerin olgunlaşmasıyla birlikte problemlerin sıklık ve yoğunluğunda azalma gibi birçok olumlu kazanım olmaktadır. Aile danışmanlığının başarılı ve verimli olabilmesi için uzmanın aile alanında deneyimi olması, bu alanda yoğun olarak çalışıyor olması önemlidir. İzmir’de aile terapisi alanında kurumumuz yüzlerce seans deneyimi bulundurmakta ve olumlu yorumlar almaktadır.

Aile danışma hizmetini sorunu bulunan ve çözemeyen, iletişim kuramayan, zaman içinde duygusal anlamda sıkıntılar yaşayan, ebeveynlerin problemlerinin çocuklara yansımış olması hali, aldatılma, güven problemleri, ilgisizlik ilişkide sınırlar – alanlar, cinsellik gibi birçok alanda ihtiyaç duyan ilişki, evlilik ve aileler yararlanır. Kök aile problemleri, kaynana görümce vb. eş tarafının aile ve akrabalarıyla sorunlar, evlilik içinde maddi anlamda şeffaflık gibi sorunlar sıklıkla terapi merkezine gelir. Uzmanla birlikte değerlendirilerek çözüm yolları ve anlayış geliştirilir.

Evet, aile terapilerinde evliliklerin kurtarıldığına çokça şahit olduk, oluyoruz. Eğer sevgi karşılıklı bitmemişse, çözülemeyecek problemler yoksa, suçlamadan anlamaya çalışmak tesis edilirse, kaliteli vakit geçirmek, partnerin alanına saygı, kısıtlamamak gibi alanlarda olumlu gelişmeler olmakta. Öfke, kırgınlık, haksızlık gibi duygular anlayış, sevgi, paylaşım, şehvet gibi duygularla yer değiştirmekte. Kimi durumda da çok basit dokunuşlarla kısa sürede ortak paydada buluşabilmek sağlandığı durumda boşanmadan vazgeçmek, evliliğe yönelik umutla geleceğe yönelmek mümkün.
İzmir çift terapisi için sadece evliler değil, evlilik öncesi danışmanlık, ilişki terapisi şeklinde de kabul sağlanmaktadır. Evliler bu hizmetin büyük bölümünü oluştursa da evlenmeden de bu hizmet veriliyor. Özellikle evlilik öncesi danışmanlığı başlı başına bir hizmettir. İki kişinin evliliği iki kişiyle sınırlı kalmıyor. Özellikle ülkemiz gibi bireysellikten uzak ve kollektif toplumlarda kök aileler ve diğer yakınların evliliklere etkisi sık karşılaştığımız bir durum. Bu konular İzmir’de aile danışmanlığına başvurularda sıkça geliyor. Deneyimli ve yapıcı uzmanlarla bu probemler geride kalabiliyor.

Aile terapisine mümkünse işler çok çığrından çıkmadan, önleyici olması babında çiftin potansiyel olarak ilerde sıkıntı olabilir dedikleri noktada gelinmesi çok daha faydalı oluyor. Problemler çok büyümüş, düğümler birbirine karışmış haldeyken çiftler yoğun olumsuz duygulanımla seans odasına gelebiliyor. İki birey de anlaşılmak ve derdini ifade etmek istiyor. Bu yüzden bıçak kemiğe dayanmadan aile danışmanı alınması tavsiyemizdir.

Evlilik terapilerinde tek tarafın dahil olduğu psikolojik destek çeşidi vardır ve olumlu gidişat yakalanmaktadır. Bir tarafın değişimi ve farkındalıklarıyla beraber diğer taraf da bu sürece dolaylı olarak uyum sağlayabiliyor. Seansa katılan birey objektif olduğu takdirde, yapıcı ve kavrayış geliştirerek ilerlerse destekle beraber olumlu gelişmeler gözlemekteyiz.
Evlilik terapilerinde tek kişiyle görüşmeler yapılmasının genel bir sebebi diğer partnerin umut beslememesi, inançsızlığı, kendinde problem görmemesi gibi etmenler sık görülmektedir. Bu faktörleri inceleyip evlilik danışmanlığı alan bireyi ona uygun yönlendirmekteyiz.

Aile Terapisti Seçerken

İyi bir aile terapisti arıyorum diyorsanız uzmanın sizden önce destek olduğu çiftlerin yorumları, uzmanın deneyimleri, sektördeki konumu, çalıştığı konuların sizin danıştığınız konuyu kapsaması gibi kıstaslar önemlidir. Aile danışmanlığı özel uzmanlık gerektiren ve hassas olunması gereken bir psikolojik destek hizmetidir. Bireylerin rahat hissedeceği, yargılanmadan rahatça kendilerini açabilecekleri, kapsayıcı ve yapıcı bir uzmanla çıktıkları bir süreç olan aile terapisi, evliliğinize yaptığınız en büyük yatırım ve kazanımlardan biri olmaya yöneliktir. Dolayısıyla kurum ve uzman seçimi için duyarlı olunmalıdır.

Eğer siz de evlilik aile danışmanlığı ihtiyacı duyuyor ve bilgi & randevu almak niyetiniz varsa iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Cinsel İsteksizlik ve İlişkiye Girmeme Problemleri

Cinsel İsteksizlik Problemleri

Evli çiftlerde gördüğümüz cinselliği tam anlamıyla yaşayamama, partnerlerden en az  birinde görülen isteksizlik, gönülsüzlük, kaçma gibi davranışlar olabiliyor. Diğer partner yıpranıyor ve kendini arzulanmamış, sevilmemiş, değersiz hissedebiliyor. Ya da eskisi kadar güzel ve çekici hissetmeyebiliyor. Direk bu türden düşüncelere girmek yerine bu sorunun kendisiyle alakası olmayabileceğini, cinselliğe yanaşmayan partnerin kendi problemleri de olabileceği akla gelmelidir. Çiftler arasında iletişim yoksa ya da yetersizse, açık iletişim yoksa yani asıl sebepler saklanıyor ve paylaşılmıyorsa bu bir belirsizlik yaratır ve yorar.

Cinsellik, yemek içmek ve uyku gibi en başat biyolojik ihtiyaçlarımızdan biridir. Bazen bazı bireylerde cinselliği önemsizleştiren, geri plana atan, partnerine ”aman sen de çok önemsiyorsun” deyip kötü hissettiren, olmasa da olur tutumunda olan durumlar görüyoruz. Bu tür tutumlar doğru değildir ve mutlaka bir problem vardır.

İdeal Cinsellik Sıklığı Ne Olmalı

Her bireyin libidosu farklıdır. Her ilişkinin dinamikleri ve beklentileri farklıdır. Fakat cinsellik hem karşılıklı sevgi ve ilginin bir tezahürü, paylaşım, tek olmak, rahatlamak, hem bedensel hem zihinsel değerliliğin sembolü olması sebebiyle aralıkların çok uzun olmaması beklenir. Örneğin bazı çiftler haftada bir ilişkiye girerken bazıları ayda bir cinsellik yaşayarak mutlu olabilirler. Fakat aralıkların 3 aya 6 aya, senelere çıkması kesinlikle normal değildir ve durumun değerlendirilmesi gerekir. Çiftlerin cinselliğini doyumlu ve tatminkar yaşamaları birbirlerine ve kendilerine verdikleri değerin göstergesidir. Herhangi bir sebepten cinsellikten uzak durmak zamanla yıpranmalara yol açıyor.

Cinsel Sorunlar İçin Profesyonel Destek

Psikolojik ya da organik bir sorunun bulunması durumunda mutlaka destek alınmalı. Vajinismus, erken boşalma, sertleşme problemi, cinsel istekte azalma, stres tabanlı isteksizlik, duygusal anlamda uzaklaşma, çiftin arasındaki problemlerin cinselliğe yansıması gibi durumlarda çift kendi arasında bazı durumları çözmede yetersiz kalabilir. Bu tür durumlarda bir aile çift terapistinden destek alınması faydalı olacaktır.

Cinsel Mitler ve Psikoeğitim

Kök ailelerden, akrabalar, çevre, arkadaşlık, kültür gibi etmenlerden bireyler cinsellikle ilgili yanlış edinimler öğrenebiliyor. Önyargılar, ayıp, günah, yasak gibi birçok kısıtlamaları kendilerine koyabiliyor. Bilgi eksikliği de varsa cinsel doyum anlamında geri kalınıyor. Bu durum da çiftleri birbirine yaklaştırmaktansa soğutuyor.

Örneğin “cinsellik çocuk yapmak içindir” gibi bir düşüncesi olan erkeğin, çocuk düşünmek dışında cinsellik yaşamamalıyım kalıbı eşi tarafından anlamlandırılamaz. Ya da kadınlığı kutsal ve annelikle ilişkilendiren erkek cinselliği günah/ayıp gibi algılar. Bu tür kök inanç ve düşünce yapıları uzman psikolog tarafından tespit edilir ve psikoeğitim ile birlikte danışan cinsellikle ilgili yeni kazanımlar elde eder.

Cinsel İsteksizlikte Aranızdaki Bağa Dikkat

Cinsellikle alakalı problem yaşayan çiftlerin yaptığı bir hata da sadece cinselliğe odaklanmaları. Eğer aralarında çeşitli sebeplerden tartışma, soğukluk yaratacak meseleler varsa bu sorunlar da cinselliği etkilemektedir. Sorunların görmezden gelinmesi, geçiştirilmesi doğru olmuyor. Çünkü farkında olarak ya da olmayarak çiftin arasındaki yakınlığı ve çekimi bozan bir etmendir. Bu problemlerin kontrollü uygun şekilde seans odasında ele alınması faydalı olmakta.

Partneriniz İsteksizse Kendi Duygularınıza Dikkat

Partneri cinselliğe mesafeli ya da dirençli olan bireyler duygusal anlamda arzulanmamış, güzel hissetmemek, çekiciliğini kaybettiğini düşünmek gibi düşünce ve duygulara girebiliyor. Bu tür içinde bulundukları sıkıntıları davranışlarla partnerine yansıtabiliyor. Bu tarz yaklaşımlar zaten isteği olmayan partneri daha çok itiyor. Bu sebeplerden hem kendisinin duygusal problemleri hem partnerinin cinsellikle ilgili yardım alması için kendisinin çözmeye çalışması doğru olmuyor.

İzmir Psikolog Kağan AY

Takıntılardan Kurtulmak İçin Neler Yapılmalı

0

Gün içinde herhangi birşeyle uğraşırken ya da boş boş bakınırken zihnine istemediğin, canını sıkan düşünceler, görüntüler, olaylar veya yüzler geliyor. Rahatsız ediyor ve sen ne kadar istemesen de zihninde tünemeye ve senin dikkatini üstüne çekmeye devam ediyor. Bu geçen gece neden ona öyle söylemedim de sustum da olabilir daha soyut halde sebebi belirsiz olabilen anlamsız düşünceler de olabilir. Takıntılardan kurtulmak için herşeyden önce senin takıntının temelleri, kaynakları var mı, hangi tür takıntıya benziyor tespit etmek gerekir.

Takıntılı Düşünce Duygu Görüntülerden Kurtulmak İçin Ne Yapmalı?

Birçok birey takıntı ve saplantılı düşüncelerle boğuşuyor. Hem zihni, varsa hem de nedeni yoran tekrarlayıcı düşünce ve davranışlar hayatı zindana çevirebilecek raddeye gelebiliyor. Takıntı zorlantı bozukluğu (okb) olarak bilinen ve kaygı bozuklukları grubunda olan bu rahatsızlıkla baş etmek mümkün. Yeterli bir psikoeğitim, kişinin geçmiş yaşam öyküsünün çalışılması, yeni kalıplar oluşturulması, düşünce ve görüntülerle ilgili neler yapılması gerektiği gibi birçok yeni kazanımın edinilmesiyle siz de okb den kurtulabilirsiniz.

Takıntı Olmayan Düşünceyi Takıntı Haline Getirme

Takıntılar onlara değer ve önem verdikçe beslenir. Elbette bu kontrol tam anlamıyla senin elinde değil. Fakat eğer bir takıntıyı nelerin beslediğini öğrenmezsen ve kısa vadede rahatlatan fakat uzun vadede zarara sokan döngüleri kırmazsan aslı itibariyle takıntı olmayacak düşünceleri ya da  davranışları (kompülsiyonlar) da envanterine eklemiş olacaksın. Bu yüzen takıntı ile nasıl baş edilir taraflarında kendini bilgilendirmen ve eyleme geçmen gerekiyor.

En Sık Görülen Takıntı Zorlantı Sebepleri

Genetik yatkınlık faktörünün yanında bir takıntı nasıl ortaya çıkar sorusuna birkaç cevap verebiliriz. Erken çocuklukta aile anlayışlı ve çocuğun ihtiyaçlarını görememiş, ihmal etmiş hatta suistimal etmiş olabiliyor. Çocuğu suçlu ve yetersiz hissettirip vicdani bir rahatsızlığa sevk etmiş olabiliyor. Diğer yandan utandırarak, rencide ederek özsaygısını, biricik bir birey olma halini baltalamış olabiliyor. OKB’ye baktığımızda bireylerdeki en önde duygular suçluluk, utanç, korkudur. Zaten kompülsiyonların yapılma sebeplerine baktığımızda da ”ya ailemden birine, sevdiklerime birşey olursa”, ”dini kompülsiyonlar(günahkar olmamalıyım, abdest-ibadetleri tam mükemmel yapmalıyım), ”kimseye zarar vermemeliyim(vicdan)” gibi takıntılar başı çekiyor. Bu kısımların iyi anlaşılması güzel ilk adım oluyor.

Anlamsız ve Çöp Düşünceleri Kaale Almak

Üstte belirttiğimiz takıntıların derinlerde sebepleri var dedik. Fakat günde zihnimize binlerce düşünce geliyor ve bunların çoğu çöp. Yani değersiz ve olmak için olan, bir anlam ifade etmeyen düşünceler. Örneğin bir anne çocuğunu bıçaklama düşüncelerine sahip olabilirken bir imam dine küfrederken kendini bulabiliyor. Tabii zihninin içinde. İşte bu noktada zihninin içinde olan biten düşüncelerle gerçeği ayırt etmeme hatasına düşen kişi bu girdabın içine giriyor. Kendini yanlış birşey yapmış gibi algılıyor ve kötü hissediyor.

takıntı ile nasıl baş edilir
takıntı ile nasıl baş edilir

Takıntı var Takıntı var – Ayır Et

İstenmeyen düşünceler her birey için geçerli. Sadece senin uğraştığını düşünüyorsan yanılıyorsun. Önemli olan bununla gün içinde ne kadar süre harcadığın ve seni ne kadar oyaladığı/yorduğu. Takıntıların belli seviyenin üstündeyse ve tanı kriterlerini karşılıyorsa OKB teşhisi koyulabiliyor. OKB kriterlerini karşılamasan bile takıntılarınla baş etmek için birçok şey yapılabilir. Birçok video, kitap, teknik mevcut.

Tek Başına Çözüm Üretemediğinde

İzmir’de psikolojik danışmanlık ve destek hizmetleri ( izmir psikolog ) veren kurumumuz takıntı – zorlantı OKB alanında birçok danışana yardımcı olmuş ve  terapi süreciyle takıntılarını minimuma indirmelerine, çözümlemelerine yardımcı oldu. Gerek yüzyüze gerek online terapi ile danışanlarımızın takıntıların üstesinden gelmeleri için destek veriyoruz ve beraber süreç içinde aşıyoruz. Takıntı ve aşırı düşünmek ile ilgili destek almak için bize ulaş.

Eğitim, Atölye ve Yeniliklerden Haberdar Olmak için E-mail Bültenimize Kaydol